enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

    Kastamonu’da Bayraklı Sultan Efsanesinin Hikayesi (Bayraklı Sultan Kimdir?)

    Bayraklı Sultan olarak tanıdığımız zatın ismi aslında Yunus Mürebbî’dir. 1204 yılında Selçuklu kumandanla­rından Hüsameddin Çoban bey komutasındaki ordu ile Kastamonu’nun fethine katılmıştır. Günlerce süren kuşatmada kaleyi almak şöyle dursun, surlara tır­manmak bile mümkün olamamıştır.

    Kastamonu’da Bayraklı Sultan Efsanesinin Hikayesi (Bayraklı Sultan Kimdir?)
    16 Eylül 2022 13:09
    A+
    A-

    Bayraklı Sultan, Kastamonu Kalesi’nin batı burçlarında bir yatır türbesidir. Kastamonulular buraya mum yerine bayrak dikerler. Buna ilişkin anlatılanlar şu şekildedir…

    Kastamonu Kalesi Selçuklular’ca kuşatılmıştır. Kuşatma uzamış yiğitlerin sabrı tükenmiştir. Günün birinde toplanır karar alırlar: Ertesi gün güneş doğmadan kaleye saldırı düzenlenecek, ne olursa olsun kale alınacak, bayrağı kaleye ilk diken yiğide armağan edilecektir.

    Ertesi sabah zorlu bir saldırıya girişilir. Öğleye doğru savaş iyice kızışmıştır. Bu sırada ünlü yiğit  Haykırır: ”Ardımdan gelin, Beni kollayın, bu kaleye sancağı ilk ben dikeceğim.” ok gibi fırlayıp elindeki ipi burcun sivri dişlerine takar, kaşla göz arasında burca tırmanır. Koynundan kılıcını çıkarıp yiğitçe dövüşür. Ardındakiler de burca çıkar. Vuruşmaya başlar. Yunus Mürebbi sancağı kaleye dikmiştir. Savaş bitmiş sancak kalede dalgalanmaktadır. Ama Yunus Mürebbi görünmez. Adamları onu bulduklarında ,kanlar içinde yatmaktadır. Bedenine sakladığı sancağı hala sımsıkı tutmaktadır. Bu yüzden adı Bayraklı Sultan olur. Halk dileği gerçekleşsin diye ona bayrak adar.

                  BAYRAKLI SULTAN EFSANESİNİN KAHRAMANI YUNUS MÜREBBİ KİMDİR?

    Bayraklı Sultan olarak tanıdığımız zatın ismi aslında Yunus Mürebbî’dir. 1204 yılında Selçuklu kumandanla­rından Hüsameddin Çoban bey komutasındaki ordu ile Kastamonu’nun fethine katılmıştır. Günlerce süren kuşatmada kaleyi almak şöyle dursun, surlara tır­manmak bile mümkün olamamıştır.

    Bir gün Yunus Mürebbî Hazretleri, Hüsameddin Çoban Bey’in huzuruna çıkarak, yapılacak ilk hücumda bayraktar olmak istediğini arz etti. O sırada ço­cuk sayılacak yaşta bulunması sebebiyle “hayır” cevabını alınca: “Ata Beyim! Rüyamda Peygamber Efendimiz’i görmekle şereflendim. Yarın bana kavuşacaksın. Fakat elinde bayrakla bana gel buyurdu” diyerek rüyasını anlattı. Gerçekten de ertesi gün savaş bütün şiddetiyle başladı. Hücum sırasında belindeki urganı kale burçlarına fırlatıp, dökülen kızgın yağlara, alevli parçala­ra aldırmadan burca tırmanıp sancağı dikti. Elindeki kılıç ile kale kapısının ha­latlarını keserek kapıyı açtı. Açılan kapıdan içeriye hücum edilerek kale fethe dilince, Yunus Mürebbi Hazretleri’nin vücudunda pek çok ok yarası bulunma­sına rağmen sancağı dimdik tuttuğu görüldü. Sonra da şehit olarak düştü. Cenazesi Kastamonu kalesine defnedilerek üzerine bir de türbe yapıldı.

    Kastamonu yöre halkının Bayraklı Sultan olarak tanıdığı Yunus Mürebbî Hazretleri bölge hal­kınca sık sık ziyaret edilmektedir. Halk burada yapılan duaların kabul olundu­ğuna inanır.

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.