enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Hafif Yağmurlu
26°C
Kastamonu
26°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Yağmurlu
13°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
15°C

    KASTAMONU’NUN EVLİYASI HZ. PİR ŞEYH ŞABAN-I VELİ KİMDİR (Hangi İlçemizde Doğmuştur?)

    Kastamonu’nun evliyası velisi kimdir?
    Bolu’da Hayreddin-i Tokadî (k.s.) adındaki Halvetî şeyhine intisap ederek on iki yıl tasavvuf eğitimi alan Şaban Efendi, 1530–31 yılları civarında hilafetle Kastamonu’ya gönderildi.

    KASTAMONU’NUN EVLİYASI HZ. PİR ŞEYH ŞABAN-I VELİ KİMDİR (Hangi İlçemizde Doğmuştur?)
    11 Kasım 2021 12:42
    A+
    A-

    Kastamonu’lu Ünlüler

    Hz. Pir Hacı Hafız Şeyh Şaban Efendi, tahminen 886/1481 yılı berat kandili gecesi, Kastamonu Taşköprü İlçesi’nin Harmancık Mahallesi Çifte hacılar Sokağı’nda dünyaya geldi.

    Doğmadan önce babasını, küçük yaşta iken de annesini kaybetti. Dokuz yaşlarında iken kendisini evlat edinen hayırsever bir hanım tarafından himaye edilen Şaban Efendi, Taşköprü ve Kastamonu‘da aklî ve naklî ilimler tahsilinden sonra İstanbul’a gitmiştir.

    İstanbul’da dokuz yıl süre ile tahsil görerek icazetler alan Şaban Efendi, artık zahirî ilimlerle tatmin olamayıp kendisini irfan yoluna sevk edecek bir mürşid-i kâmil aramaya başladı, İstanbul’daki bazı şeyhlere halini arz etti ise de aradığını bulamamıştı.

    Bolu’da Hayreddin-i Tokadî (k.s.) adındaki Halvetî şeyhine intisap ederek on iki yıl tasavvuf eğitimi alan Şaban Efendi, 1530–31 yılları civarında hilafetle Kastamonu‘ya gönderildi.

    Önce şehrin Hisar ardı Semtindeki Cemaleddin Camii avlusunu mesken tutarak bir süre riyazetle meşgul oldu. O sırada kendisini zavallı bir fakir zanneden bazı kimseler kendisine çobanlık teklifinde bulunuyorlar, bazıları da ona acıyarak elbiselerini yenilemek veya yı­kamak suretiyle yardım etmeğe çalışıyordu.

    Bir süre sonra günümüzde kendi adıyla anılan caminin yerindeki Seyyid Sünnetî Efendi Mescidi’ne geçerek orada erbaîne girdi. Burada geçirdiği kırk günlük süre sonunda halk tarafından değeri anlaşılıp sohbetine gelenler artmaya başladı.

    Bir müddet sonra hem küçük hem de merkeze uzak olan bu mescit terk edilerek sevenlerinin isteği üzerine dergâh Honsalar Camii’ne nakledildi.

    Burada tefsir, hadis ve diğer dinî ilimler dalında dersler ve vaazlar veren Şaban Efendi’nin irşat halkası gittikçe büyüyüp il sınırları dışından da dostlar ve müritler toplanmaya başladı.

    Honsalar Camii’nin yangın geçirmesi üzerine Şaban Efendi ilim-irfan mer­kezini tekrar Seyyid-Sünnetî Mescidi’ne nakletti. Mescidin yakınındaki bazı evler hayır sahipleri tarafından satın alınarak dergâha tahsis edildi.

    Şaban-ı Veli, kendisine gelenlere önce Kur’an-ı kerim okumasını ve temel dînî bilgileri öğrettikten sonra kabiliyetli olanları tasavvuf eğitimine tâbi tutarak yetiştiriyor ve etrafa halife olarak gönderiyordu. İslâm’ın esaslarını, Peygamberimizin örnek ahlakını kendisinden öğrenenler yaramaz sıfatlarından sıyrılıp huzura kavuşuyordu. Kendisiyle tanışan nice cahil, suçlu, merhametsiz kişiler hatta gayrı müslimler doğru yolu bulmuş ve sorumlu, müspet birer insan olmuştur.  Zira ona göre cahil ve zararlı insanlar ümmetin masumlarıdır. Bu masumlar, sorumlular görevlerini lâyıkıyla yapmadığı için ya cahil kalmışlar ya da suça itilmişlerdir.

    Tasavvuf eğitiminde uyguladığı disiplin ve usullerle diğer tarikat şeyhlerinin bile takdirini kazanmış, kendisine zamanın feyiz kaynağı unvanı verilmiştir. Seccadesini terk edip Şaban Efendi’ye mürit olan şeyhler vardır.

    Halvetî tarikatını gereksiz teferruat ve hurafelerden arındırarak esas hüviyetine kavuşturmuştur. Müritlerine, “Yahya Şirvanî’nin Tarikatnâme isimli eserine sâdık kalacaksınız, onda yazılı kurallardan bir nokta fazla veya bir nokta eksik amelde bulunmayacaksınız!” diye sık sık tembihte bulunuyordu. Bu sayede yetiştirdiği âlimler dünyanın her tarafına dağılarak İslâm’ın güzelliklerini sergilemişler,  bölgelerindeki iyi ve hayırlı insanların sayılarını artırmışlar, hatta Gayrı Müslimlerin İslâm’la şereflenmelerini sağlamışlardır.

    Kaynak: Kastamonu Valilik

    Yorumlar
    1. Aydın D. dedi ki:

      3 defa okudum yanlış mı okudum acaba..makalenin üst paragrafında doğum yeri farklı…alt paragrafta farklı…yada iki farklı Allah dostu zat lar mı ?selamlar