enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9619
EURO
18,3649
ALTIN
1.034,51
BIST
2.793,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Parçalı Bulutlu
28°C
Kastamonu
28°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Açık
29°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Açık
30°C

    Bayram’da Taşköprü’de Ekmek Bulamamak (Nöbetçi Fırın mı Olur)

    Anne ve Babamı her yıl Nisan ayının ilk haftası köye götürüp yerleştirip dönüyordum. Ancak son iki yıldır hem pandemi süreci hemde Annemin felç geçirmesi nedeniyle Mayıs ve Haziran aylarına kadar uzadı bu süreç maalesef..

    Bayram’da Taşköprü’de Ekmek Bulamamak (Nöbetçi Fırın mı Olur)
    7 Mayıs 2022 08:36
    A+
    A-

    Bu yılda Bayram namazını kılıp ailecek İstanbul’da kahvaltı yapıp anne ve babayı alıp doğduğumuz topraklar için yola koyulduk.

    Geçen yıl kurban bayramında 16-17 saat kaldığımız Bayram Trafiği de olmayınca rahatça gittik memleketimiz Kastamonu Taşköprü Hocaköyümüze kadar…

    Birde akaryakıt zamları da olmasaydı daha rahat ederdik ama… Geçen yıl kurbanda 230 TL’ye gittiğimiz Kastamonu’ya bu yıl 750 TL’ye gidebildik..

    Ha sadece akaryakıt zamları değil elbette market, manav, kasap, pide, kebap, helva kısaca ne alırsak alalım geçen yılla bu yıl arasında en az 2- 3 misli fiyat farkları…

    Geçen yıl Kurban bayramından sonra buzdolabı bozulmuştu. Tamiri de pahalı tutunca o gün moralim bozulmuştu ama bugün iyi ki bozulmuş diyorum.

    Yoksa o gün 4.000 TL civarı aldığım buzdolabı bugün 8.500 TL civarı olmuş. Geçen yıl köyün yani anamın eksikleri için 1.000 TL’ye çıkarken bu yıl 4-5 bin civarında çıkabildik…

    Geçen yazın Buzdolabı, şeker ve unu iyi ki almışız diye sevinirken köye vardığımızda gördüğümüz manzara karşısında biraz moralimiz bozuldu ama yapacak bir şey yoktu artık. Bir odaya giren sansar 50-60 kğ unu bulmuş ve kış boyu yemekle kalmamış odanın içinde adeta dans etmiş unla…

    Hadi yiyorsun bari oynamayıp ağnanma be hayvan oğlu hayvan.. Bayağı uğraştırdı bizi… Hele ki şeker başka odaydı da oraya girememiş. Sanki sansar bile hükümete çalışmış…

    Bayramın birinci günü ikindi de vardığımız Taşköprü’ye 3 gün boyunca gelmek durumunda kaldık. Patatesleri aldık ve annemin pateteslerini tüm itirazlarına rağmen dikiverdik.

    Taşköprü’de bol bol sohbetler ettik, ekonomiyi ve siyaseti değerlendirdik. Sonda yazacağımı başta yazayım “Görünen köy kılavuz istemez” Ak Parti gidici… Daha dün benimle kavga edip savunanlar bile PES etmişler artık. Ki gerisini siz anlayın artık…

    Şimdi gelelim esas konumuza..

     

     

    NÖBETÇİ FIRIN NEYİN NESİ?

    Sosyal medya ve haberlerde Bayramda Taşköprü’de fırınların nöbetçi olarak açılacakları haberlerini okuyunca yolda giderken Çavuşoğlu market Hasan Tuncel’i arayarak ekmek ayırmasını söyledik sağolsun 2 adet ayırmış. Ayırmasa ekmek bulamayacaktık. Çünkü hiç bir yerde ekmek yoktu.

    Ertesi gün köyden tekrar Taşköprü’ye geldik. Yine ekmek aradık yine yok. Nöbetçi fırına gidiyoruz yok bitti diyorlar. Marketlerde yok. 3 kardeş ve birde köylümüz Şahan Aktaş ile ekmek araştırmaya başladık ekmeği bulan müjdeyi verecekti ev sahibi avantajını ve babasının yardımını iyi kullanan Şahan Aktaş köprü başında ekmeği bulunca bizi de arayarak bilgi verince bilader koşa koşa gidip son iki ekmeğe anca yetişebilmiş. Çarşamba günü köyden tekrar Taşköprü’ye geldik. Annem ve babam köyde kalacaklarından ve köyde de kimseler olmadığından en az bir haftalık ekmekleri olsun diye yine ekmek aramaya başladık ama yine ekmek kıtlığı vardı.

    Daha önceki yıllarda da nöbetçi fırın oluyordu ama böyle sıkıntı yaşamamıştık sanki… Neyse Bayramın son günü Çarşamba günü de yine iki ekmek bulabildik ve köye götürebildik. Köyde birisi olsa ve iki ekmek getir deseydi inanın ekmek bulamayacaktık…

    Zaten son zamanlarda yağ yok, şeker yok, patates yok, un yok ve süt yok diye diye yani kıtlıklarla geçti. Bu kadar yokluk içinde mübarek bayram gününde “ekmek yok” psikolojisi hiç iyi olmadı bence…

    Nöbetçi eczaneyi hepimiz biliyoruz. Ancak nöbetçi eczaneye gittiğimizde ilaç yok diyene rastlamadık. Ha yoksa bile depodan hemen getirtiriyorlar bir şekilde..

    En olmazsa olmaz ekmek için nöbetçi fırın mantığı ne olabilir acaba? Hemde bu yoklukların yaşandığı bir dönemde.!

    * Kasaplar açık
    * Sezona başlayan ve sezon açılışını bayram sonuna bırakmayıp bayramın birinci ve ikinci gününde kuyu kebabı sezonunu büyük bir heyecanla açan kebapçılar açık
    * Yerel marketler açık ve ikinci günü zincir marketlerde açık
    * Kahvaneler açık
    * Taşköprünün yüz akı şekerciler açık
    * Nalburlar açık
    * Çay ocakları açık

    Ama fırınlar nöbetçi.!!!

    Ne alaka peki, Nedir bunun mantığı bilen var mı acaba?

    Bayramlarda ekmek tüketimi çok mu düşüyor acaba? Böyle bir istatistik falan varsa bilsek bizde uyum sağlarız belki..

    Yoksa çok keyfi ve geleneksel bir anlayış mı?

    Diğer esnaflar niçin nöbetçi sistemine geçmiyorlar da fırıncılar niçin nöbetçi oluyor?

    Peki nöbetçi kebapçı olmuyor, nöbetçi kahvane niçin olmuyor veya nöbetçi yerel market olmuyor da sadece fırıncılar nöbetçi oluyor?

    Tamam eskiden beri böyle bir gelenekte olabilir. Ancak bayramlarda gurbetten köye gelen, giden hemşehrilerimiz varken ne demek Taşköprü’de “EKMEK YOK” demek ve sağa sola koşturarak ekmek aramak.

    Niçin bu konuda ezberler bozulmuyor ve geleneksel bir anlayışla hareket ediliyor anlamak imkansız. Hatırlayın eskiden sigara vb. almak için tekel kuyrukları olurdu. Tekel burnundan kıl aldırmazdı değil mi? Şimdi ise o tekel en ücra köşedeki bakkala bile kendi götürüyor artık. Niçin şartlar değişti. Değişen şartlara ayak uydurmayanlar geleneksel takılanlar ise kaybolup gitmek zorunda kalıyorlar benden söylemesi..

    Örnek: Biz Bayramın 3.ncü günü İstanbul’a dönmüş olsak Taşköprü’de ekmek alıp getiremeyecektik maalesef. Perşembe günü geldik te İstanbul’a ekmek getirebildik… Gerçi hediye ekmek ve hediye çekme helvaya alıştırdık eşi dostu ama bir somun bir çekme helva 50 TL. Hediye almakta zorlaştı artık..

    Neyse Bayramda kebapçı, pideci veya kahvaneler kapalı olabilir buna kimse bir şey diyemez ama fırıncılar ile şekerciler kapalı olamaz arkadaş ve olmamalıdır da.

    Bilmem anlatabildim mi?

    Vesselam

    Yorumlar
    1. Osman ÇİFTCİ dedi ki:

      Ertuğrul Bey
      Kaleminize sağlık. Cidden çok göze gelmeyen ancak her bayram yaşadığımız, akıl ile izahı namümkün bir sorunu dile getirmişsiniz. Teşekkür ederiz.
      İlçe nüfusunun kat be kat arttığı günlerde fırın çalıştırmamak nasıl bir “Rasyonalist” yaklaşımdır?
      Acep idari amirler önceden stok mu yapıyorlar ki bu sıkıntıyı bunca yıldır hiç farketmiyorlar?
      Yoksa “Taşköprü’de ekmek bulamadık” cümlesinin bizim bilmediğimiz bir müspet faydası mı var ilçemizin kalkınmasına?
      Saygılarımla

    2. Sebahattin Aktaş dedi ki:

      Güzel bir anlatımla sorunu dile getirmişsiniz. Dilerim gelecek bayramlarda bu sorunun sorumluları tedbir alırlar, insanlar sorun yaşamazlar..