enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Kastamonu dernekçiliğinin tecrübeli ismi Adem Çalış’tan Kastamonululara çağrı: “Gücümüz var, koordinasyonumuz eksik”

Taşköprü Pirahmetli Köyü Dernek Başkanı ve İstanbul Kastamonulular Dernek Başkan Y
ardımcısı Adem Çalış, İstanbul’daki Kastamonuluların ortak hedeflerle hareket etmesi gerektiğini söyledi. Dernekçilikten gençlerin beklentilerine, yatırımlardan siyasette temsile kadar konuşan Çalış’ın mesajı açık: Birikimi projeye dönüştürmek için koordinasyon ve işi ehline vermek şart.

Kastamonu dernekçiliğinin tecrübeli ismi Adem Çalış’tan Kastamonululara çağrı: “Gücümüz var, koordinasyonumuz eksik”
A+
A-

Adem Çalış, 37 Haber‘den Ertuğrul Köse’ye konuştu: Kastamonu ve Taşköprü dernekleri, gençlerin geleceği, koordinasyon ve siyasette eşit temsil üzerine özel röportaj.

Adem Çalış, Kastamonu dernekçiliğinin temel sorununu anlattı: “Söylemek yetmez, eyleme geçmeliyiz”

İstanbul’da yaşayan Kastamonuluların dayanışma arayışı, köy derneklerinin memleketle kurduğu bağ ve gençlerin bu yapılardan beklentileri…Yıllarını Kastamonuluların dayanışmasına adayan Taşköprü Pirahmetli Köyü Dernek Başkanı Adem Çalış, yıllara yayılan sivil toplum tecrübesini Otuz Yedi Haber’e anlattı.

Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin sorularını yanıtlayan Çalış, çocukluğunun geçtiği Üsküdar’dan Pirahmetli’ye uzanan hayat hikâyesini paylaşırken, dernekçiliğe bakışını da ortaya koydu. Ona göre Kastamonuluların insan kaynağı, mesleki birikimi ve girişim gücü var. Asıl mesele, bunları ortak bir çalışma düzeninde buluşturabilmek.

Çalış, birlik çağrısının somut görevlerle desteklenmesini, gençlere fırsat sunulmasını ve farklı siyasi tercihler üzerinden hemşehrilerin birbirinden uzaklaştırılmamasını istedi.

Adem Bey, Taşköprü Pirahmetli’den İstanbul’a uzanan hayat hikâyenizi anlatır mısınız?

Adem Çalış: 1976 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Pirahmetli köyünde doğdum. Henüz dokuz aylıkken amcam beni İstanbul’a, Üsküdar’da yaşayan babaannemin yanına getirmiş. Dört yaşıma kadar burada büyüdüm. Babaannemi annem olarak biliyordum.

Köye döndüğümde bizim orada elektrik yoktu, gaz lambası kullanılıyordu. İstanbul’daki gibi tavanda ışık istiyordum. Kendi anneme alışmam da kolay olmadı. Babaannemi arıyor, “Benim annemi getirin” diyordum. Çocukluğumdan kalan duygusal bir hatıradır.

İlkokul yıllarımın ardından, on-on bir yaşlarında yeniden İstanbul’a geldim. Ortaokulu ve liseyi burada tamamladım. Üniversiteyi dördüncü denememde kazandım. Çalışırken açık öğretimden eğitimime devam ettim; yıllar içinde üç yükseköğretim programını tamamladım.

Bir dönem Üsküdar’da zabıta olarak görev yaptım. Ardından İSKİ’ye geçtim, yaklaşık yirmi yıldır burada çalışıyorum. Evliyim, dört kızım var. Bir kızım havacılık alanındaki eğitimini tamamladı, bir diğeri çocuk gelişimi okuyor. Çalışma hayatıyla eğitimi birlikte yürütmenin zorluklarını yaşadım. Bu yüzden gençlerin eğitimini, meslek edinmesini ve önlerinin açılmasını özellikle önemsiyorum.

Pirahmetli Köyü Derneğindeki başkanlığınız nasıl başladı, köyünüz için neler yaptınız?

Adem Çalış: Derneğimiz 2008 yılında amcamın öncülüğünde kuruldu. Benim de o dönemde siyasi çalışmalardan gelen bir cemiyet tecrübem vardı. Daha sonra köylülerimizden başkanlık teklifi geldi. Görüşmelerin ardından 2010 yılında başkan seçildim. O tarihten bu yana görevimiz devam ediyor.

Dernekçiliği İstanbul’da bir araya gelmekle sınırlı görmedik. Köyümüzün ihtiyaçlarıyla da ilgilendik. Önem verdiğimiz çalışmalardan biri cami yapılmasıydı. Önce mevcut yapının tamiri konuşuluyordu. Ancak ihtiyaçları ve imkânları değerlendirince daha kapsamlı bir çalışma yapılabileceğini düşündük. Cami derneğinin kurulmasına vesile olduk.

Hemşehrilerimizin katkılarıyla geniş avlusu, yemekhanesi ve toplantılarda kullanılabilecek salonu bulunan bir cami kazandırıldı. Cenazelerde, misafir ağırlarken ve köy buluşmalarında bu alanlardan yararlanılıyor. Çevre köylerden gelenler de oluyor.

Benim için yapılan hizmetin insanların hayatında karşılık bulması önemli. Köye gittiğimizde kullanabildiğimiz, bir ihtiyacımızı karşılayan kalıcı bir eser görmek bizi mutlu ediyor. Derneğin gücü de burada ortaya çıkıyor: İnsanların tek başına yapmakta zorlanacağı bir işi, dayanışmayla hayata geçirebilmek.

Kastamonu derneklerindeki çalışmalarınız size ne öğretti; hemşehrileri buluşturmanın yolu nedir?

Adem Çalış: İstanbul Kastamonulular Derneğinde başkan yardımcılığı görevim var. Taşköprü federasyonu çalışmalarında ve farklı hemşehri kuruluşlarında da sorumluluk aldım. Büyük Selçuklu Anadolu Derneğinin kurucu üyeleri arasındayım. Gücümün yettiği ölçüde programlara, toplantılara ve ortak çalışmalara katkı sunmaya çalışıyorum.

Bu süreçte rahmetli Şahin Mersin’in önemli bir yeri vardır. Yıllar önce evimize gelen bir iftar davetiyle tanışmıştık. İnsanlara ulaşmak için gösterilen o gayretin ne kadar değerli olduğunu zaman içinde daha iyi anladım.

Anadolu Yakası’ndaki köy derneklerini buluşturan bir futbol turnuvası da düzenledik. Yaklaşık yirmi-yirmi beş derneğin katıldığı bu organizasyon, birbirini tanımayan hemşehrilerimizin tanışmasına vesile oldu. İş insanlarıyla, dernek yöneticileriyle yeni ilişkiler kuruldu.

Ben Kastamonuluların bir araya gelemediği düşüncesine bütünüyle katılmıyorum. Doğru bir program hazırlanır, insanlara samimiyetle ulaşılırsa katılım oluyor. Aralarında kırgınlık bulunan yöneticileri de aynı masada buluşturduğumuz oldu.

Herkes her konuda aynı düşünmeyebilir. Buna rağmen ortak bir amaç için yan yana gelebiliriz. Bunu sağlayacak güveni oluşturmak, sorumluluk alan insanların görevidir.

 “Temsilde adalet” talebiniz ne anlama geliyor; Kastamonu için nasıl bir yaklaşım istiyorsunuz?

Adem Çalış: Temsilde adaletten anladığımız, fırsatlardan eşit biçimde yararlanmak. Şahsi bir talebimiz yok. Başka illere, başka hemşehri topluluklarına hangi imkânlar sunuluyorsa Kastamonu’nun da aynı hakkaniyetle değerlendirilmesini istiyoruz.

Bir eksik, bir fazla istemiyoruz. Fazlasını istemek de doğru değil. Hizmette, yatırımlarda ve siyasi temsilde adil bir yaklaşım bekliyoruz. Kastamonu’nun ihtiyaçlarının duyulmasını ve bunlara çözüm üretilmesini talep ediyoruz.

Bu amaçla yaptığımız buluşmalarda iş insanlarını, yöneticileri ve farklı kesimlerden hemşehrilerimizi bir araya getirdik. Buradaki düşüncemiz, herkesin başkan olmak istediği bir yapı kurmak değildi. Ekip olalım, bizi temsil edecek kişi kim olursa olsun güvenilir ve ehil olsun istedik.

İstanbul’da yaşayan Kastamonuluların memleketle bağı güçlü. Bu bağın hizmete dönüşmesi için ortak taleplerimizi açıkça ortaya koymalıyız. Hangi alanda neye ihtiyaç olduğunu bilmeden sonuç almak zor.

Bir araya geldiğimizde yalnızca birbirimizi dinleyip ayrılmamalıyız. Toplantının ardından kimin hangi sorumluluğu üstleneceği de belli olmalı. Temsilin karşılığını, ortaya çıkan çalışmayla gösterebilmeliyiz.

Kastamonu’da yatırım ve istihdamı artırmak için ilk adım sizce ne olmalı?

Adem Çalış: Önce koordinasyon sağlamamız gerekiyor. “Kastamonu’ya yatırım yapalım, memlekete hizmet edelim” diyoruz. Bunlar güzel düşünceler, fakat söylemek yetmiyor. Sözü eyleme dönüştürecek bir çalışma düzeni kurulmalı.

İnsan kaynağımız var, iş insanlarımız var, mühendislerimiz ve eğitimli gençlerimiz var. Bilgimiz, becerimiz, imkânlarımız var. Bunları doğru görev dağılımıyla değerlendirmeliyiz. Tarımı bilen tarımla ilgili çalışmalı, proje hazırlayabilen projeyi hazırlamalı, iletişimi güçlü olan insanlara ulaşmalı.

Ben iyi konuşabilirim, bir düşünceyi anlatabilirim. Başka bir arkadaşımız onu daha iyi yazıya döker. Bir başkası teknik yönünü inceler. İşi ehline teslim ettiğimizde birbirimizin eksiklerini tamamlarız.

Kastamonu ve ilçeleri için araştırmalar, fizibilite çalışmaları yapılmalı. Nerede hangi yatırımın karşılık bulacağı ortaya konulmalı. İnsanların memleketinde yaşayabilmesi için gelir elde edebileceği imkânlar gerekiyor.

Göçü azaltmak istiyorsak istihdamı konuşmalıyız. İstanbul’daki birikimin Kastamonu’da üretime dönüşmesi için de görevleri belirlenmiş, birbirini takip eden bir ekip çalışmasına ihtiyacımız var. Dağınıklık içinde herkes ayrı bir şey söylediğinde ilerlemek güçleşiyor.

Gençlere, dernek yöneticilerine ve siyasette yer almak isteyen Kastamonululara son mesajınız nedir?

Adem Çalış: Gençlere hedef ve imkân sunmalıyız. “Gençler derneğe gelmiyor” diyoruz ama genç bize, “Geldiğimde ne yapacağım?” diye soruyor. Buna cevap verebilmemiz lazım. Eğitimine, mesleğine veya sosyal hayatına katkı sağlayacak bir çalışma görebilmeli.

Gençlerimizin önünü açacak projeler üretmeliyiz. Her proje başarılı olmayabilir. Yüz proje düşünürüz, onunda sonuç alırız. Denemeden başarı bekleyemeyiz.

Yöneticiler olarak eleştiriye de açık olmalıyız. Uzun süredir başkanlık yaptığım söyleniyor. Görevi devralacak bir alternatifin yetişmesini ben de istiyorum. Yeni insanlara alan açmak, sorumluluğu paylaşmak gerekiyor.

Siyasette de hemşehrilerimizin farklı partilerde bulunmasını hemen dağınıklık olarak değerlendirmemeliyiz. İnsanlar kendi tercihleriyle mücadele edebilir, Kastamonu için ortak meselelerde buluşabilir. Farklı yerlerde temsil edilmek bir imkân da oluşturabilir.

Küsmemek, darılmamak ve hedeflerimize odaklanmak önemli. Ben Kastamonuluların gücünü katıldığım çalışmalarda gördüm, yaşadım. Güvenilir, ehil insanlarla doğru bir koordinasyon kurarsak çok şey başarabileceğimize inanıyorum. Memleketimize hizmet etmek için bu birikimi değerlendirmeliyiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.