enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

İBB BAŞKAN ADAYI EKREM İMAMOĞLU’NA EVİMİZDE VERDİĞİMİZ İFTAR NASIL OLDU?

İBB BAŞKAN ADAYI EKREM İMAMOĞLU’NA EVİMİZDE VERDİĞİMİZ İFTAR NASIL OLDU?
11 Aralık 2019 11:26 | Son Güncellenme: 17 Kasım 2021 12:07
A+
A-

İMAMOĞLU İFTARI ÇAT KAPI MI YOKSA DAVET MİYDİ?

Bizim Tayyip Erdoğan 31 Marttan sonra da aşırı derece de seçim telaşına düşerek değişik bir moda girmiş oldu. Derslerini ihmal ediyor ne yapsam fayda vermiyordu. İlk seçimde de tercihi belli gibiydi ama çokta belli etmemişti. Hatta ilk seçim akşamı önde olduğunu görünce “Baba ilk kez seçim kazanıyoruz nasıl seviniliyor” diye bile sormuştu. Mağduriyetinden dolayı sayın Ekrem İmamoğlu hayranlığı başladı, ders çalışamaz oldu, ona bakınca kendimi görmeye başladım, bana kimse Tayyip Erdoğan’ı seveceksin, ismini koyacaksın dememişti, şimdi de ben ona Ekrem İmamoğlu’nu seveceksin veya niçin seviyorsun diyemezdim, demedim de. Tayyip’inde olduğu bir programda aile dostumuz Muhittin Tığlı abiye Tayyip’in bu durumunu anlatınca kendisi de motive olması için Tayyip’e seni görüştüreyim mi dedi.  Tayyip’te fırsatı kaçırmadı ve tamam abi çok iyi olur dedi. Özel kalemine bilgi vermiş bana da bilgi verdiğini, ya gelirler, yada en kötü ihtimal arar ve konuşurlar dedi. Seçim yoğunluğunu düşünerek ararlar ihtimalini düşünmeye başladım.

25 Mayıs Cumartesi öğleden sonra telefonum çaldı ve Ekrem İmamoğlu’nun özel kaleminden aradıklarını 29 Mayıs Çarşamba günü müsaadeniz olursa Ekrem İmamoğlu bey evinize iftara katılabileceğini belirttiler. O an değişik duygular ve çocukluğumdan beri aile büyüklerimden öğrendiğim “hızır mı hınzır mı” kapıya gelen misafir çevrilmez düsturu ile buyurunuz tamamdır deyiverdim. Ama bir düşünce de almadı değil. Acaba çalıştığım kuruma bir zararı olur mu, geçmişte belediye başkanı ve milletvekili adayı olduğum partime bir zarar verir miyim diye de bir telaşım oldu.

Tabi evde tatlı bir telaş ve stres başladı, ne yapalım telaşı, ister istemez ne yer, ne yemez konuşmalarımız artmaya başladı. Bir kaç kişiye de danıştım. Sonuçta yöresel bir sofra hazırlamaya karar verdik. Annemin kardığı kuru tarhana, yöresel bol Daday tereyağlı keşkek, karnıyarık, içilikli ev yapımı özel börek derken hazırlıkta aile yakınlarımızdan da destek aldık. Özel kalemle 1-2 sefer görüştük. Aile dışında kimse olsa nasıl olur diye sordum, size kalmış nasıl isterseniz öyle yapın, rahat olun dediler. Hazırlığı imece usulü 1. nci derece akrabalarımı ortak edince davette ederek bu iftara ortak olmalarını sağlamaya çalıştım. Ama kendilerine Ekrem İmamoğlu iftara geliyor isterseniz sizde gelebilirsiniz deyince; şaka yaptığımı düşünüp eşime veya çocuklara sorarak teyit etmişler. Komşularıma söyleyemedim ama. Neyse son gün işten erken gelerek hazırlıklara ortak oldum. Şunu da söyleyim CHP Bağcılar ilçe başkanı Murat Sönmez bey bir gün önce eve gelerek bir ihtiyaç olup olmadığını sormuş, ilgilenmiş. Saat 15:00 gibi 2 koruma geldi. Biraz sohbet ettik. Onlarada iftar yemeği vermek istediğimizi söyledim ama kesinlikle siz telaş etmeyin biz hallederiz dediler. Hatta 1-2 önce özel kalemle görüştüğümde de koruma ve şoförlere de yemek vermek isteğimi söylemiştim, daha sonra arayarak Bağcılar ilçe başkanlığının organize ettiğini ve bizim zahmete girmememiz gerektiğini belirtmişlerdi. İftar saatine 3 saat kala sokağa emniyet mensupları gelince sokakta heyacan artmaya ve doğal olarak ta ne oluyor diye sormalar başlamıştı bile… Hatta bir komşumuzun üst kattan Tayyiiiiip eve hırsız mı girdi ne bu polis diye sorması da gerçekten de çok ilginçti.

Saat 20:10 gibi Sayın Ekrem İmamoğlu sokağımıza geldi, misafire hürmeten kapıda karşıladık, birden ilgi artı, sokak aniden dolmaya başladı, 5-10 dakika içinde eve çıktık, tabi sokaktanda aşırı sevgiden eve kadar gelenler bile oldu. Heyecan dorukta idi, çünkü Tayyip’in ve tekwandocu ikiz kızlarımın ve evdeki yeğenlerimin “Ekrem abileri” gelmişti. Tanışma, konuşma derken iftar için sofraya geçtik, şunu ifade edeyim eve ilk gelen bir misafir değil de, aileden birisi gelmişti sanki, samimi, doğal, enerjik, güleç, çocukla çocuk, büyükle büyük olabilen bir portre çizdi bende. “Dikkatimi çekti de bizim gibi bir insandı.!” İftar öncesi tanıştık ve biraz sohbet ettik. Tayyip’e sen sınavına çalış, sınavın bittikten sonra 1 haftada gel seçimlerde beraber çalışalım dedi. Her daim espriler, fotoğraf çekmeler, aile olarak birlikte oturarak ezanla birlikte iftarımızı açmış olduk. Tarhana çorbasını çok beğendi, yöresel keşkeği de çok sevdiğini belirtti ve yedi, tuz ve şeker kullanmadığını öğrenmiş olduk, ısrar edince az bir tatlı ile çay içti, biraz sohbet derken 40 yıl hatırı olsun diye ikram etmek istediğimiz kahveyi aram yok diye kibarca geri çevirdi. İlginç bir durumdu evde çok kalabalıktı ve ailecek sofrada oturuyorduk. Değişik bir duygu ve hatıra da olmuş oldu. Daha da ilginç olanda kimseden de oy istiyorum falanda demedi. Ama çocuklar başkan olunca tekrar eve gelme ve ziyaret sözü aldılar.

Tabi başka programlar nedeniyle de kalkma zamanı gelince müsaade isteyerek kalktı. 4.kattayız kapıyı açınca aman Allah’ım o da ne? Her basamakta bir çocuk aşağıya kadar uzamış ve “He şey güzel olacak Ekrem abi” tezahüratları ile selfi isteklerini kırmadan 10 dakikada aşağı inebildi. Dışarısı miting alanı gibi duyan gelmiş, çoluk, çocuk, kadın ve erkek, herkes dokunmak, konuşmak ve resim çekilebilmek için yarışıyordu, kısa bir konuşma ve tahminen 10 metreyi yarım saate giderek aracına ulaştı vedalaşarak ve el sallayarak gitti.

Ondan sonra yorgunluk, heyecan derken sosyal medya paylaşımı ile birlikte, telefonlar, mesajlar, hakaretler, küfürler başlamış oldu. İnanılmaz yorumlardan tutunda, dernekçi oluşuma kadar herşey ortaya dökülüyordu. O adamın ne işi varmış, dinsizmiş, oruç tutmuyormuş gibi… Kapıya gelen misafire Yaratanın soracağı soruları soracak durumda değildik tabi ki, sormadıkta, ancak misafire hürmetimizi, sevgimizi ve misafirperverliğimizi göstermek zorundaydık öyle de yapmaya gayret ettik. Kim olsa da aynısını yapardık, bizim geleneğimizde misafirin önemini hepimiz biliyoruz.

İFTAR SONRASI KABUS GİBİYDİ

Uzun yıllar yönetim ve bir dönem başkanlığını yaptığım Taşköprülüler derneği ile bağım 3-5 ay öncesinde kopmuştu, yeni dernek yönetimde yer almayacağımı belirtmiştim, seçim ve vb. nedenlerden kongre yapılamamıştı, özelikle dernekte ki bazı Ak partili arkadaşlar bu olaya aşırı tepkiler göstemeye başladılar, özel mesajlar, arayanlar derken stresli bir 24 saat geçirdim. Taşköprülüler derneğinde geçmişte başkanlık yapan 4 – 5 başkan arkadaş var, ben hariç hepsi Ak Parti ve sayın Binali Yıldırım için çalışıyorlardı. Ancak benim durum Bağcılarda belediye ve Ak parti ilçede gündem olmuş, ve dernekte toplanma kararı almışlar. Anlamadığım olay, diğer başkan arkadaşlar Ak partiye çalışınca dernek siyasete karışmış olmuyor ama Saadette görevli isen veya sayın İmamoğlu ziyarete gelince derneğin siyasetle ne işi varmış.! Niçin Chp’ye destek veriyormuşum, ne yapmaya çalışıyormuşum… Hatta belediye başkanı Lokman Çağırıcı ve ilçe başkanı İsmet Öztürk beyle olağanüstü toplantı yaptılar. Ben ne yaptımsa kişisel olarak yaptım. Doğrusu da yanlışı da bana aittir. 1998 yılında Tayyip Erdoğan ismini koyarken size sormadım ki sayın Ekrem İmamoğlu bey evime gelirken size sorayım! Çocuk davet etmiş ve Ekrem abisi de davete icabet etmiş, ne var bunda? Özellikle haberde yer alan “o zaman Tayyip Erdoğan mağdurdu, onu sevdik ve destekledik, şimdi de sizler mağdursunuz ister istemez çocuk sizi seviyor ve buna engel olamıyoruz” sözü için dolaylı olarak düzeltme istediler, bende kabul etmedim. Misafirin ve mağdurun mensubiyetine bakmayız biz.

Tabi devamlı böyle bir ortam olmadığından insan psikolojik olarak etkileniyor doğal olarak. Ertesi gün Fox Tv, a haber başta olmak üzere ana haber bültenlerinde haberin yer alması ile uzaktan, yakından arayan, mesaj atan tüm dostlarıma teşekkür ederim. Perşembe akşamı köye gitmek için yola çıktım. Özellikle yandaş medya haberleri ve eleştirilerinden bunaldım. İşimden dolayı ve Saadet Partili olmamdan ötürü hem çalıştığım kurum, hemde Saadet partili olmam üzerinden algı operasyonu yapıldı. Hatta bu iftardan Saadet Partisinin kesin haberi vardır iftirasını atanlar bile oldu. Şunu kesinlikle ifade edeyim Saadet Partisi ilçe, il veya genel merkezden hiç kimseye haber vermedim doğal olarak bilgileri de yoktu.

İftar yaptığımız akşam tepkilerden sonra uzun yıllar görev yaptığım ancak son 2 yıldır aktif görev almadığım Saadet Partisi Bağcılar ilçe başkanı Şakir Şahin beye mesaj yoluyla bilgi verdim. Yandaş medya iftarı çat kapı diye lanse etmiş. En yakın arkadaşlarım bile buna inanmış, ya insan sofraya bir baksa çat kapı olmadığı zaten belli ama ahaber’in etkisinden kurtulamayınca baksa da göremiyor işte! Çat kapı diye ne misafirimizden nede bizden bir şey söylenmedi. Bir hafta köyde sosyal medyaya sadece yazılan ve hakaretlere bakarak geçirdim. Anneme patates kazdım, kendimi toğrağa vererek stresten uzak durmaya çalışsamda twitter ve faceboktaki yorumlardan iyice bunalmıştım ama hiç kimseye yorum yazmadım da. Türkiye gazetesi haber müdürü Fatih Selek bey aradı, kendisini azda olsa tanıyordum, sordu cevapladım, ve kendisine de özelikle rica ederek söylediklerimi yazıver çarpıtma dedim. Kendisi de haberi yapınca mesaj attı, bir iki yanlış anlaşılma vardı sağolsun onu da düzeltip yayınladı. Kendisine ve gazetesine haseten teşekkür ediyorum. Bu durum vesilesiyle beni eleştiren özellikle tüm Saadet Partili kardeşlerime ve edep kuralları çerçevesinde eleştirenlere hakkımı helal ediyorum. Bana, aileme hakaret, küfür vb. edenleri ise arayarak veya mesaj yoluyla helallik isterlerse helalleşiriz yoksa yaratana havale ediyorum!

 

Şahsen aile ve sokak olarak bu iftardan çok memnun olduk, çocuklar memnun oldu, misafirlerimizi de memnun edebildiysek ne mutlu bizlere.!

Seçimden sonra Gazete olarak sayın başkan Ekrem İmamoğlu beyi makamında ziyaret ettik. Gözlemlediğim karşılayışı, sohbeti, tavırları ve uğurlaması seçimden önce evimize misafir olan Ekrem İmamoğlu ile bire bir kesinlikle örtüşüyordu. Hatta ziyaretimizde Tayyip’i ve çocukları özelikle sordu, mutlaka da bekliyorum dedi.

Sayın Ekrem İmamoğlu başkana Mevlam rızasına uygun hizmetler yapmayı nasip etsin. Dedesinin o güzel ve anlamlı sözünü her daim hatırlamayı ve o sözü şiar edinmeyi nasip etsin inşallah. Kendi gibi olmaya devam eder ve horoz dövüşüne müsaade etmez, kutuplaşmaya ve kamplaşmaya, oluşması muhtemelen trollere de imkan vermezse başarılı olacağından şüphemiz yoktur.

Selam ve dua ile…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.