enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,0953
EURO
18,4417
ALTIN
1.026,76
BIST
2.991,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Hafif Yağmurlu
27°C
Kastamonu
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C

    Ak Partinin Muhalefeti Nasıl Olur?

    Ak Parti neredeyse kurulduğundan beri iktidar olduğu için muhalefetlik yapmadı. Yani bu yönde bir tecrübesi yok. Bunun içindir ki de iktidarın ilk gününden itibaren sürekli muhalefeti suçlar, hatta suçlamakla kalmaz alay bile eder. Yarın ne olur demez. Hep günü kurtarmaya çalışır. Geçmişte bugün ki ortağı Mhp için söyledikleri yenilir yutulur şeyler değildi ama şimdi kankası oluverdi. Keza diğer partiler içinde aynı… Sayın Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Doğu Perinçek ve Hdp içinde işine gelmediği zaman yerin dibine sokmuştur ama işine geldiği zamanda çözüm ortağı yapmaktan da hiç çekinmemiştir.

    Ak Partinin Muhalefeti Nasıl Olur?
    26 Şubat 2022 12:37
    A+
    A-

    Ak Partinin iktidarında elbette muhalefetin dönem dönem yaptığı bir çok hatalar var. İşin kötüsü muhalefetin en haklı olduğu konularda dahi kendini ifade edememesi son derece düşündürücüdür. Buradaki başarısızlığın en büyük sebebi eski Chp anlayışıdır. Bunları dönem dönem yazmıştık…

    ŞİMDİ GELELİM AK PARTİ MUHALEFETİ NASIL OLUR SORUSUNA

    Şunu baştan belirteyim Ak Parti iktidarı kaybettiği gün en fazla 3-5 gün içinde kendi içinde büyük kavgalar olur ve parçalanır gider.
    Şuan Ak Partinin varlığı sayın CB Tayyip Erdoğan’a bağlıdır… Ak Parti içinde birbirinden nefret eden, birbirini istemeyen, sevmeyen bir çok kimseler var ve herkes ince hesaplar peşinde…

     

    Neyse bunlar kendi iç meseleleri.

    Son 3 yıldır Ak Partinin muhalefetliğini Ankara ve İstanbul belediyelerinde bir şekilde görmeye başladık. Bunlar bize Ak Partinin muhalefetinin nasıl olacağına dair çok rahat ipuçları veriyor.

    Şuana kadar anladığım! Ak Partinin muhalefetliğini Ak Parti iktidarının ilk 10 yılında muhalefetlik yapan eski Chp’den hiç bir farkı görünmemektedir. Bu şekilde devam etmesi durumunda da değişmesi mümkün değildir. Bakın iddia ediyorum. Farz edelim İstanbul Büyükşehir belediyesinde 367 meselesi gibi bir garabet ortaya çıksa bugün ki İBB’deki Ak Partinin tutumu o gün ki Chp’nin tutumundan gram farkı olmaz olmayacaktır. Bunun örneklerini görüyoruz zaten.

    AK PARTİ BUNDAN SONRA İSTANBUL’DA SEÇİM FALAN KAZANAMAZ!

    Açık ve seçik olarak şunu şimdiden yazmış olayım. Bu şekilde gittiği sürece de Ak Partinin İstanbul’da bundan sonra seçim kazanmasının tek yolu sayın Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına aday olup İBB başkanlığından istifa etmesi ile mümkündür. Başka bir seçenek ve imkanda yoktur.

    Ve psikolojiyi seçim yenileterek 13.000 oyu 800Bin fark yiyerek kendisi başlatmıştır. Şimdi 13.000 oyla seçimi kaybeden Ak Partinin ümidiyle 800 bin fark yiyerek kaybetmiş Ak Partinin ümidi bir olabilir mi? Kupa maçında İlk maçı deplasmanda 3-1 kaybeden bir takım maça itiraz edip yeniden oynatıyor ve 8-0 kaybediyor. Böyle bir takımın TUR ümidi olur mu düşünün bakalım.

    Sakın İBB meclisinde Ak Partinin çoğunluğu vardır falan demeye kalkmayın. Siz birde tekrar edilen seçimde ilçe belediye başkanlıkları ve meclis üyeleri seçimi de olsaydı Ak Parti; Bahçelievler, Eyüp, Üsküdar, Fatih, Silivri başta olmak üzere en az 7-8 ilçe belediyesini ve İBB meclisinin büyük çoğunluğunu Chp’ye kaptırmış olacaktı. Demek ki seçimi iptal edenlerin öngörüleri daha iyi olduğundan sadece İBB başkanlık seçimini tekrar ettirdiler.

    İçişleri Bakanı çıkıp sandıklarda 700 Fetöcü tesbit ettik demişti ama heniz ortaya çıkarılan yok…

    İBB meclisinin canlı yayınlaması bir çok şeyi gün yüzüne çıkarması açısından son derece önemli. TBMM’de muhalefetin sesi kısılmaya çalışılırken İBB ve Ankara meclislerinde Ak Partinin bol bol konuşması kimin demokrasiyi daha çok hazmettiği açısından fevkalade önemli.

    İBB meclisinde tartışmalar ve konuşmalar genel siyaset üzerinden gidiyor. Buraya çıkan Ak Partili konuşmacılar tıpkı geçmişteki Chp sözcüleri gibi klişe, ezber söylemlerle sürekli tribünlere oynama sevdasından başka bir şey yapmıyorlar maalesef.

    Düşünün Halk Ekmek büfeleri konusunda bile direnç göstermişler ve ezberlerini bozamamışlardı.

    Hatırlayın! Halk ekmek büfelerinde oluşan ekmek kuyrukların fotoğraf çektirmek için oluşturulduğunu iddia etmişlerdi..

    Özellikle Chp’li Doğan Subaşı ve İYİ Partili İbrahim Özkan son derece kaliteli ve çok iyi hatipler. İbrahim bey birde hafız olması ve derslerine de çok iyi çalıştıklarından bence son derece başarılılar. Bence sayın Doğan Subaşı ve sayın İbrahim Özkan İBB’deki Ak Partinin öncülerine ne kadar teşekkür ederseler etsinler azdır.

    Seyrettiğim İBB meclis toplantılarda gözlemlediğimi Ak Parti konuşmacıları genel siyaset üzerine tartışma çıkarıyorlar ve Doğan beyde İbrahim beyde bu fırsatı iyi değerlendiriyorlar. Düşünsenize Ak Parti sözcüsü çıkıp Meral Akşener’i Yahudi ve İsrail dostluğuyla, sevmekle suçluyor. İbrahim Özkan’da çıkıyor ve diyor ki; Benim liderimin boynunda “Yahudi Üstün Cesaret madalyası yok” deyiveriyor. Anladığım Ak Parti sözcüleri Chp ve İYİ Parti sözcülerine iyi orta yapıyorlar onlarda bu asistleri gole çeviriyorlar. Ben bu cahil halimle unutulmuş bir konu olan kendi liderimde ki bu madalya daha dururken kimseyi yahudi veya İsrail sevecenliği ile suçlayıp onlara koz vermezdim kesinlikle.

    HDP’li Hüda Kaya’nın oğlunun Ekrem İmamoğlu tarafından işe alındığı ile fısıltılar çıkıyor. Hilal Kaplan bunu köşesinde yazıyor. Ak Parti grubundan hiç ses seda çıkmıyor ne hikmetse… Ama daha sonra sayın Ekrem İmamoğlu kendisine yapılan gollük ortayı adeta röveşata ile gole çevirmekte hiç zorlanmıyor.

    Neden mi? Çünkü Hüda Kaya’nın oğlu 2012 yılında Ak Parti döneminde İBB’ye işe girmiş.

    Dediğim gibi tam eski Chp muhalefetliği ancak bu kadar taklit edilebilir…

    Ak Parti iktidarında dolar euro almış başını giderken, petrolden, enerjiye, elektrikten vergilere yani A’dan Z’ye her şeye fahiş zamlar gelirken ben olsam İBB meclisinde İmamoğlu suya zam yapmak istiyor diye popülizm yapmazdım. Ki Ülkeyi yöneten iktidarıma laf çakmasınlar diye. Ancak adamlar öyle asistler yapıyorlar ki İbrahim Özkan ve Doğan Subaşı’na sadece dokunmak kalıyor ve onlarda bu işi mükemmel yapıyorlar.

    Övündükleri şey suya zammı biz engelledik. Vay be! Eee o zaman Kendi ellerinizle yaptığınız Akaryakıt ve Elektrik zamlarını da engellesenize tüm yetkiler sizde.. Değil mi yoksa?

    Eee üüü kem küm ııı Dış güçler.. Sizi gidi uyanıklar siziii…

    İçişleri bakanı İBB’de 557 terörist çalışıyor iddiası üzerine hemen ekranlara çıkıp koridorlarda konuşuluyor deyip değirmene su taşımazdım mesela.. Durum bir dakika Sayın Valimizle biz bu konuda bir inceleme ve araştırma yapalım. Çoğunluk bizde gerekirse bir komisyon kuralım ona göre bu iddiaları konuşalım derdim. Çünkü bu kişilerin bazıları Ak Parti döneminde işe alınmışlar.

    Ak Parti tıpkı muhalefetin kendisine ilk yıllarında yaptığı gibi yapmaya devam ederse ki edeceğe benziyor işi çok ama çok zor. Ama yine muhalefetin son 5 yılda yaptığı gibi ezber bozmaya çalışır, karşı tarafa koz vermemeye özen gösterir ve koptuğu halktan tekrar geri dönerse ve en önemlisi muhalefetin son 5 yılda olduğu gibi eskiyen yüzlerini değiştirebilirse ki bu çok zor belki bir şansı daha olabilir. Yoksa ekrandaki yandaşlar ve trollerle İBB ve Ankara Belediyesindeki aynı yüzlerle seçim kazanmasının veya başarı yakalamasının mümkünatı yoktur.

          PEKİ AK PARTİNİN NE YAPMASI GEREKMEKTEDİR?

    İşin özeti Ak Parti için yolun sonu görünmektedir. Futboldan anlayanlar için şu örneği vermek istiyorum. Hani Süper ligde bir takım küme düşmemek için bayağı mücadele eder ama başarılı olamaz ve düşer. Eğer bu takım bu lig devam ederken düşeceğine dair planlar yapmaz ise, ona göre bir B planı oluşturmaz ise, transfer politikası geliştirmez ve hocasını bulmaz ise bırakın birinci lige düşmeyi 3-4 sene içinde amatöre kadar hatta kapanmaya kadar gidiyorlar ya..

    Örnek: Orduspor, Karabükspor, Eskişehirspor, Manisaspor vb. onlarca örnek hepiniz hatırlarsınız zaten.

    İşte Ak Partide gündemin yoğunluğuna aldanır ve gelecek planlamaları yapmaz, ezberini bozmaz ise süper ligden düştüğünde kapanmaya kadar gider benden söylemesi…

    Ha peki Ak Parti ne yapması gerekir diye sorarsanız hemen şunları belirtmek isterim.

    1- Yandaş Gazetecilerden kendini kurtarması gerekir. Yakın zamanda onların çoğunun yine başka iktidarı desteklediklerini ve alkışladıklarını göreceklerdir zaten.!

    2- İsim isim yazayım. Sayın Melih Gökçek, Sayın Süleyman Soylu, sayın Tevfik Göksu vb. öncüleri olduğu sürece muhalefet kanadından bir tane bile oy alamazlar. Tabi almak istiyorlarsa.!

    20 yıldır iktidar olan bir partinin artık yeni ve ehil yüzler ve samimi kadrolar bulması gerekiyor.  Yok değil vallahi çokta var. Yeter ki Akp’den kurtulup Ak Parti olmak istesin.

    SİYASET EZBER BOZMA SANATIDIR!

    Düşünsenize sayın Kemal Kılıçdaroğlu ezberleri bozup İBB başkanlığına Ekrem İmamoğlu’nu değil de klasik aday olan Muharrem İnce’yi koysaydı Ak Parti adayla değil adayda çıkarmasa yani ceketini koysa bile başkanlığı çok rahat kazanırdı. Demek istediğimi anlatabilmişimdir inşallah

    3- Cumhurbaşkanı sayın Tayyip Erdoğan görevde iken Ak Parti genel başkanlığını sürpriz ve tartışmasız ama teşkilat yapısını bilen birine tevdi etmesi gerekir. Ve yine ezber bozup kendisinin de Cumhurbaşkanlığına da aday olmaması ve sürpriz bir aday etrafında karar kılması ve tabana kabullendirmesi gerekiyor.

    Şimdi diyecekler ki vay uyanııık vay…

    Sayın CB iktidara gelmeden önce Erbakan’a atıfta bulunarak siyasette 65 Yaşını kriter olarak koymuştu hatırlatmak isterim. Kendi koyduğu kurala veya kritere bile uymadıktan sonra peki kimin uymasını bekleyeceksiniz?

    Ayrıca parti güçlü iken ve lider güçlü iken gereken değişikleri veya yenilikleri yapamazsanız yarın çok geç olacak bilesiniz. Yukarıda yazdığım amatör kümeye düşme örneğinde olduğu gibi tepetaklak gittiğinizde anlarsınız ama geriye dönme şansınız olmuyor ve olmayacaktır.

    Vesselam

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.