enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5004
EURO
17,7572
ALTIN
969,44
BIST
3.265,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Hafif Yağmurlu
24°C
Kastamonu
24°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Açık
29°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C

    Makine Mühendisi ve Kastamonu Sevdalısı Baha Kalay Kimdir?(Hangi İlçedendir?))

    “Erbakan; bu çağda geri kalmış milletlerin gerçek anlamdaki lideri, ileri görüşlü, şuurlu Müslüman, iyi bir mühendisti. Geri kalmış toplumları ayağa kaldıracak enstrümanların neler olduğunu bilen ve onları devreye sokmaya çalışan bir liderdi. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın belli bir coğrafyasının da umuduydu.

    Makine Mühendisi ve Kastamonu Sevdalısı Baha Kalay Kimdir?(Hangi İlçedendir?))
    5 Kasım 2021 16:00
    A+
    A-

    Kastamonu’yu Ünlüler

    Ülkemizde en zor işlerin başında sanayici olmak yani üretmek gelir. Çünkü söylenenlerle uygulamalar çok farklıdır. Avm’lerin ve tüketim ekonomisinin revaçta olduğu bir dönemde her şeye rağmen üretimle uğraşmak fedakarlık ister, MİLLİ’lik ister. Milliyim demekle, hamasi duygularla milli olunmuyor. Üreterekmilli” olunur. Gerçek Millilikte budur işte.!

    Makine Mühendisi Baha Kalay amca ve oğlu Yasin bey ile uzun yıllardır tanışırız. Sohbetlerini mutlaka can kulağıyla dinlerim. Tahriksan Redüktör firmasına gittiyseniz hem Baha bey, hem çok kıymetli oğlu Yasin Kalay kardeşim ve hatta üretim müdürü Kazım bey ile adeta bilgi yarışmasına girmiş gibi hissedersiniz. Burada boş konuşmaya, dedikodu yapmaya, magazin konuşmaya ve ne yiyip içtiğinizi konuşmaya fırsat bulamazsınız. Burada bilgi konuşulur, ilim ve bilim adamı konuşulur, makine konuşulur, kitap konuşulur, üretim konuşulur, hiç ismini dahi duymadığınız Prof.lar konuşulur. Onun için buraya gitmeyi ve tanışmayı düşünürseniz biraz kitap okuyarak yani ders çalışarak giderseniz çok çok iyi olur bence. Kalay ailesi okumayı ve araştırmayı çok ama çok seven bir aile. Burada Türk musikisinden de, Türk edebiyatından da, Kur’anı Kerimden de yeni bilgiler ve detaylar öğrenebilirsiniz. Ha gittiğinizde masada oturan patron değil bizzat işlerinin başında baba oğul bulursunuz benden söylemesi.

    Mühendislik alanları Demir olunca Kur’anı Kerimde ki “Demir” anlamına gelen “Hadid” suresinin tefsirini ve ne emredildiğini çok iyi biliyorlar ve anlatıyorlar. İşte Hadid yani Demir suresi ve 25.ayet: And olsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik. Ve kendisine çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri indirdik; öyle ki Allah, kendisine ve elçilerine gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah, büyük kuvvet sahibidir, üstün olandır.

    Milli Gazete olarak Milli Görüşün 50. yılı münasebetiyle ziyaret ettiğimiz Tahriksan Redüktör ve Baha Kalay hakkında bir şeyler yazacaktım ancak yazarımız Adnan Öksüz bey Milli Gazete’deki köşesinde çok güzel yazmış bende o yazıyı paylaşmak istedim.

    Kastamonu Sevdalısı Baha Kalay

    Kastamonu Sevdalısı Baha Kalay

    ERBAKAN SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL DÜNYANIN UMUDU İDİ…

    Baha Kalay… Makina mühendisi. Kastamonu/Ağlı’lı. İkitelli’de faaliyet gösteren ‘Tahriksan Redüktör’ün patronu.

    1944 doğumlu. Ancak nüfusa kayıt yılı 1947. Ailenin tek çocuğu… İlkokulu köyüne 4-5 kilometre mesafede bulunan köy okulunda okudu. Yürüyerek gidip geldi, ne ayağında ayakkabı ne de sırtında bir ceket vardı. Ortaokul ve liseyi bu şartlarda Kastamonu’da okudu.

    O dönemde özellikle taşradan okumaya gelen çocukların çoğu yoksuldu. Ayakkabısının tabanı olmayan arkadaşları bile vardı. Üniversite öğrenimi için ise İstanbul’a geldi. Babası çiftçilik ve marangozlukla meşguldü. Ailesinin maddi durumu yetersizdi. Taksi şoförlüğü yaptı. 1969 yılında başladığı üniversite öğrenimi sırasında hem okudu hem de çalıştı. O dönemde Yıldız Teknik Üniversitesi akademiydi. Özel okul olması ve rekabet unsuru sebebiyle Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin çok kaliteli hocalarından eğitim aldı.

    Okul sonrası tank motor subayı olarak Erzurum 4. Zırhlı Tugayı’nda orduya hizmet etti. Mühendisliğinin ilk yıllarında Alman ve İtalyan mühendislerle birlikte çalıştı. Onu bugünlere taşıyan ve adeta tetikleyen ise bir İtalyan mühendisin, çalıştığı firmada bulunan redüktörleri göstererek kahkahalar atması oldu! Gururuna dokunmuştu, o İtalyan’ın dalga geçmesi.

    İşte orada kararını verdi; en iyisini yapabilmek için 4 ortak olarak, 1 Haziran 1980’de TAHRİKSAN Redüktör’ü kurma çalışmalarına başladı. 19 yıl boyunca 4 ortak olarak yola devam etti. 1999’dan sonra da aile şirketi olarak…

     

    Milli Gazete Genel yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ve Reklam Koordinatörü Ertuğrul Köse ile birlikte İkitelli’deki fabrikasında sohbet ettik, Baha beyle. Hoş bir sohbet oldu.

    En büyük üzüntülerinden biri şu: “Rahmetli Erbakan’ın Türkiye sınırları içinde kurduğu takım tezgâhları fabrikasını, Kemal Derviş programına uygun olarak siyasiler yok pahasına sattılar. Bizim kullandığımız makinelerden sadece 2 tanesi o fabrikada üretildi. Parkurumuzdaki diğer makineler Avrupa ve Uzakdoğu ürünü.”

    Şu cümleler de Baha beye ait; “Erbakan; bu çağda geri kalmış milletlerin gerçek anlamdaki lideri, ileri görüşlü, şuurlu Müslüman, iyi bir mühendisti. Geri kalmış toplumları ayağa kaldıracak enstrümanların neler olduğunu bilen ve onları devreye sokmaya çalışan bir liderdi. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın belli bir coğrafyasının da umuduydu. Ama bizim siyasetçilerimizin bir kısmı maalesef O’nun eserlerini bilmeden ya da başka tesirler altında kalarak devre dışı bırakmaya çalıştı.”

    Bu alanda son iki not; 1970’li yıllarda üretim, yatırım, fabrika denildiğinde ilk akla gelen manevi merkez İskenderpaşa Dergahı idi. Baha bey de o yıllarda Mehmet Zahit Kotku Hazretlerinin sohbetlerinden feyz aldı… Üniversiteden hocası Selim Palavan’la hatıraları ise bir başka yazı konusu…

    TAM ARADIĞIM YERE GELDİM!

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Fuarı…

    Ürünlerini sergileyen, tanıtan firmalar arasında Tahriksan da var.

    Yabancıların ilgisi büyük…

    İşadamları, fabrikatörler, sermayedarlar işlerini nasıl biraz daha ileriye taşımanın telaşında…

    Bağlantılar… Kartvizitler… Broşürler… Çay-kahve içimlik sohbetler…

    Tam da böyle bir anda Tahriksan standına yabancı bir işadamı gelir.

    Önce şöyle standın farklı noktalarına göz gezdirir. Broşürleri inceler. Sonunda ürünleri inceler.

    Tahriksan’ın patronu Baha beyle göz göze gelince de dudaklarından şu cümle dökülür;

    – “Tam aradığım yere geldim…”

    TAHRİKSAN’DAN FARKLI NOTLAR…

    Baha Kalay sohbet esnasında çarpıcı anekdotlar aktardı;

    * “Türkiye’nin yeniden üretim ekonomisine geçmesi elzem. Ama bunun için asgari 30-50 yıl lazım.”

    * “Torunlarıma laf anlatmakta zorlanıyorum. Herkesin elinde bir akıllı telefon. Çok iyi bir mühendistir diye işe alıyorsunuz bakıyorsunuz o da akıllı telefonda vakit geçiriyor.”

    * “Rahmetli Adnan Menderes’in asıl asılma gerekçesi son yıllarında ağır sanayiye verdiği önem. Amerikan gizli belgelerinde bu açıkça ifade ediliyor. Ereğli Demir Çelik fabrikası Menderes döneminde planlandı.”

    * “Merhum Turgut Özal’ın zehirlenme gerekçesi de sanayileşmeyi durdurmamasıydı. İlk başta ABD ve Batılıların dümen suyuna girdi gibi yaptı ama el altından sanayiyi devam ettirdi Özal. Bu yüzden de zehirlediler.”

    * “Allah rahmet eylesin Erbakan hocamıza etmediklerini bırakmadılar. Neler neler yaptılar. Peki neden? (Elindeki uzun bir listeyi göstererek) İşte bu fabrikalar yüzünden. Erbakan hoca bütün bir ülkeyi fabrikalarla donattı. İnsanlar iş ve aş sahibi oldu. Bacalar tüttü, ocaklar sönmedi. Karanlık odaklar Erbakan hocanın üretime yatırıma istihdama ve ağır sanayiye verdiği ağırlığı hazmedemediler.”

    * “Demirin üzerine bronz giydiren ilk biz olduk. Bunu gördüklerinde özellikle yabancıların ilk tepkisi şu oldu; ‘Siz bunun patentini aldınız mı?’ Biz bunun patentini almadık. Almadık ki bütün Türkiye üretimde bunu kullansın. Tüm firmalar rahat rahat bu metodu uygulasın.”

    * “Son dönemde en çok duyduğumuz argümanlardan biri, ‘İpekyolu Projesi’. Ne kadar da albenisi yüksek iki kelime. Ama biraz perdeyi aralayınca bu projenin altından Çin mallarını Avrupa içlerine kadar pazarlamak çıkıyor. Ama sunuş ve PR harika! Çin mallarını satış şahane!”

    * “Şu an kapasitemizin altında üretim yapıyoruz. Yazık değil mi?”

    SATIR BAŞLARI İLE TAHRİKSAN

    * Baha Kalay, dişiyle, tırnağıyla mücadele ederek sanayi dünyasında önemli bir yer edindi.

    * Tahriksan Redüktör AŞ. 1980 yılı ilkbaharında kuruldu.

    * Aynı yıl seri ve standart Redüktör ve Variyatör imalatına başladı.

    * 2004 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesindeki tesislerine taşındı.

    * Orta Doğu ülkelerine, Rusya, Hindistan, Suriye ve Irak gibi ülkelere ihracat yapıyor

    Adnan Öksüz
    Milli Gazete

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.