Muhtarlar Günü’nde Tosya’dan Tarihe Uzanan Soru: İlk Kadın Köy Muhtarı Kimdi?
19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Kastamonu’nun Tosya ilçesinin az bilinen tarihi yeniden gündeme geldi. Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’ın derlediği bilgiler arasında, Aşağı Dikmen köyünden İsmihan Devrez’in 1933 yılında kadın muhtar seçildiğine ilişkin dikkat çekici bir iddia bulunuyor. Peki, Tosya’nın geçmişinde başka hangi tarihî olaylar var?

19 Ekim Muhtarlar Günü’nde Tosya’nın az bilinen tarihi gündemde. İsmihan Devrez’in ilk kadın köy muhtarı olduğu iddiası ve tarihî bilgiler.
Muhtarlar Günü’nde Tosya’nın Unutulan Kadın Muhtar Hikâyesi
Türkiye’de her yıl 19 Ekim’de kutlanan Muhtarlar Günü, yerel yönetimlerin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Köylerde ve mahallelerde vatandaşlarla devlet kurumları arasında köprü kuran muhtarlar, yerel demokrasinin önemli temsilcileri arasında bulunuyor.
Bu özel gün, aynı zamanda Türkiye’de kadınların yerel yönetimlere katılımının tarihini de yeniden gündeme taşıyor.
Kastamonu Haber ekibimizin Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’dan aldığı bilgilere göre, Tosya ilçesinin Aşağı Dikmen köyünden İsmihan Devrez’in 1933 yılında kadınlara muhtarlık seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmasının ardından muhtar seçildiği ifade ediliyor.
Büyükacar’ın Tosya’nın tarihine ilişkin derlemesinde yer alan bu bilgi, ilçenin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal hayatına dikkat çekiyor.
Ancak Türkiye’nin ilk kadın muhtarına ilişkin akademik ve resmî kaynaklar farklı bir ismi öne çıkarıyor. Bu nedenle İsmihan Devrez’in hangi tarihte göreve başladığı ve Türkiye’deki kadın muhtarlar arasındaki yeri, tarihî belgelerle ayrıca araştırılmayı bekliyor.
Muhtarlar Günü vesilesiyle gündeme gelen bu anlatı, Tosya’nın yerel tarihinin neden daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini de gösteriyor.

Türkiye’nin İlk Kadın Muhtarı Kimdi? Tosya İddiası Ne Anlatıyor?
Türkiye’de kadınların yerel yönetimlerde temsil edilmesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında önemli bir dönüm noktası oluşturdu.
Kadınlar 1930 yılında belediye seçimlerine katılma hakkı kazandı. Ardından 1933 yılında yapılan kanuni düzenlemelerle köy muhtarlığı ve ihtiyar heyeti seçimlerinde de seçme ve seçilme hakkına kavuştu.
Bu gelişmenin ardından Türkiye’nin farklı bölgelerinde kadınlar yerel yönetimlerde görev almaya başladı.
Atatürk Ansiklopedisi ve akademik araştırmalara göre Türkiye’nin ilk seçilmiş kadın muhtarı Gül Esin oldu. Esin, 6 Kasım 1933 tarihinde Aydın’ın o dönem Çine ilçesine bağlı Demircidere köyünde gerçekleştirilen seçimleri kazandı.
Sekiz adayın yarıştığı seçimde tek kadın aday olan Gül Esin, Cumhuriyet tarihinin kadınların yerel yönetimlerde temsiline ilişkin önemli isimlerinden biri hâline geldi.
Öte yandan Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’ın derlediği Tosya tarihine ilişkin bilgilerde, Aşağı Dikmen köyünden İsmihan Devrez’in de 1933 yılında muhtar seçildiği anlatılıyor.
İsmihan Devrez’in seçim tarihi ve görevine ilişkin bağımsız tarihî belgeye henüz ulaşılamaması, bu anlatının araştırılması gereken bir yerel tarih bilgisi olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle eski seçim tutanakları, köy kayıtları ve dönemin gazeteleri üzerinde yapılacak çalışmalar, Tosya’daki kadınların yerel yönetimlere katılımının daha ayrıntılı biçimde anlaşılmasını sağlayabilir.

Kastamonu Tosya İlçesinin İsminin Hikayesi (Tosya İsmi Nerden ve Nasıl Gelmiş)
Tosya’nın Tarihi Neden Bu Kadar Dikkat Çekici?
Kastamonu’nun köklü ilçelerinden Tosya, yalnızca pirinciyle değil, tarih boyunca üstlendiği kültürel ve ekonomik rollerle de tanınıyor.
Tosya’nın geçmişi binlerce yıl öncesine uzanıyor. İlçe, tarih boyunca farklı medeniyetlerin hâkimiyetinde kaldı. Bu nedenle hem Anadolu’nun yerleşim tarihi hem de ticaret yollarının gelişimi açısından önemli izler taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihçe bilgilerinde Tosya’nın eski adları arasında Zoaka, Doccia ve Tukıya yer alıyor.
Bizans döneminde kullanılan Doceia adı da Tosya’nın isim geçmişiyle ilişkilendiriliyor. Bununla birlikte tarihçiler, bazı eski yer adlarının hangi yerleşimi karşıladığı konusunda farklı görüşler ortaya koyuyor.
Tosya, tarihî ticaret yolları üzerindeki konumuyla da öne çıktı. Tarımsal üretim, dokumacılık ve el sanatları, ilçenin ekonomik hayatında önemli yer tuttu.
Özellikle Osmanlı döneminde gelişen dokuma üretimi, Tosya’nın ticari kimliğinin şekillenmesine katkı sağladı.
Ayrıca ilçede üretilen kumaşlar, kuşaklar ve diğer el işi ürünleri farklı pazarlara ulaştı.
Bugün Tosya denildiğinde ilk akla gelen ürünlerden biri pirinç olsa da ilçenin geçmişinde çok daha geniş bir üretim kültürü bulunuyor.

Tosya’nın Kadınları Osmanlı Döneminde de Üretimin İçinde Miydi?
Tosya’nın tarihine ilişkin dikkat çeken konulardan biri de kadınların ekonomik hayattaki yeridir.
Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’ın derlemesinde, Osmanlı döneminde Tosya’daki dokuma atölyeleri sayesinde kadın emeğinin oldukça yaygın olduğu ifade ediliyor.
Bu anlatı, ilçenin üretim kültürüne farklı bir açıdan bakılmasını sağlıyor.
Tosya’da dokumacılık, geçmişte önemli bir geçim kaynağıydı. Kumaş üretimi, kuşak dokumacılığı ve çeşitli el sanatları, bölgenin ticari faaliyetleri arasında yer aldı.
Kadınlar da geleneksel üretim faaliyetlerinin sürdürülmesinde rol üstlendi.
Ancak Tosya’nın Osmanlı döneminde çalışan kadın nüfusunun Türkiye’deki en yüksek orana sahip olduğu iddiasını doğrulayan karşılaştırmalı bir kayıt henüz ortaya konmuş değil.
Yine de dokumacılığın ilçenin ekonomik geçmişindeki önemli yeri, akademik tarih çalışmalarında da görülüyor.
Büyükacar’ın derlediği bir başka anlatı ise Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanıyor.
Buna göre Tosyalı Latife Hanım, cepheye katılmak amacıyla dönemin askerî yetkililerine dilekçe verdi.
Bu anlatının belge ve tarih ayrıntıları da araştırılmayı bekliyor.
Hem Latife Hanım’ın hikâyesi hem de İsmihan Devrez’e ilişkin bilgiler, Tosya’nın kadın tarihi bakımından incelenmeye değer başlıklar barındırdığını gösteriyor.

Kastamonu Tosya Gezilecek Yerler
Tosya Hakkında Bilinmeyenler: Çakıdan Çeltik Fabrikasına Uzanan Tarih
Tosya’nın geçmişinde yalnızca siyasi ve toplumsal gelişmeler bulunmuyor. İlçenin üretim tarihi de dikkat çekici bilgiler içeriyor.
Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’ın derlediği tarihî notlara göre, meşhur Tosya çakısının üretiminde Vidinli İbrahim Usta önemli bir rol oynadı.
Anlatıya göre İbrahim Usta, 1900’lü yılların başında Tosya’ya gelerek çakı üretimine başladı. Ayrıca 1936 yılında ilçede 60 usta ve 15 çakı dükkânının bulunduğu ifade ediliyor.
Bu bilgiler, geleneksel zanaatkârlığın Tosya’da ne kadar önemli bir yere sahip olduğuna işaret ediyor.
Bir başka önemli konu ise çeltik üretimi.
Tosya pirinci, ilçenin tarımsal kimliğini temsil eden ürünlerin başında geliyor. Devrez Vadisi’ndeki tarımsal üretim, uzun yıllardır Tosya ekonomisine katkı sağlıyor.
Büyükacar’ın derlemesinde, 1925 yılında Atatürk’ün talimatıyla ilçeye bir çeltik fabrikası getirildiği ve fabrikanın 1926 yılında kurulduğu anlatılıyor.
Aktarılan bilgilere göre fabrika makineleri İnebolu Limanı’ndan öküz arabalarıyla taşındı. Yolculuğun dört gün sürdüğü ifade ediliyor.
Aynı derlemede, Tosya Çeltik Fabrikasının 1943 yılındaki özelleştirme sürecine ve pirinç üretiminde uygulandığı belirtilen erken dönem standart denetimlerine de yer veriliyor.
Ancak bu tesisin Türkiye’nin ilk çeltik fabrikası veya ilk özelleştirilen kurumu olduğu iddiaları, ayrıca arşiv doğrulaması gerektiriyor.
Tosya’nın belediyecilik geçmişi de oldukça eski.
Tarihî araştırmalarda, Tosya’da belediye teşkilatının 1864 yılında kurulduğu bilgisi yer alıyor.
Bu tarih, ilçenin Osmanlı dönemindeki idari gelişiminin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Dolayısıyla Tosya’nın geçmişini yalnızca bir tarım ilçesinin tarihi olarak görmek, ilçenin sahip olduğu ekonomik ve kültürel birikimi anlamak için yeterli olmuyor.

19 Ekim Muhtarlar Günü: Tosya’nın Tarihî Mirası Gelecek Nesillere Aktarılmalı
Muhtarlık kurumu, Türkiye’de yerel yönetim geleneğinin en önemli parçalarından birini oluşturuyor.
19 Ekim’in Muhtarlar Günü olarak kabul edilmesi de bu kuruma verilen önemi gösteriyor.
2015 yılında yayımlanan genelgeyle 19 Ekim, resmen Muhtarlar Günü olarak belirlendi.
Muhtarlar, mahalle ve köy sakinlerinin taleplerini kamu kurumlarına ulaştırıyor. Ayrıca yerel ihtiyaçların belirlenmesinde önemli görevler üstleniyor.
Ancak Muhtarlar Günü’nün yalnızca bugünkü muhtarların çalışmalarını hatırlatan bir gün olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Türkiye’de muhtarlık kurumunun gelişimi, aynı zamanda yerel demokrasinin ve kadınların siyasi hayata katılımının tarihini de yansıtıyor.
İşte bu noktada Tosya’nın Aşağı Dikmen köyünden İsmihan Devrez’e ilişkin anlatı ayrıca önem kazanıyor.
İsmihan Devrez’in gerçekten 1933 yılında muhtar seçilip seçilmediğinin belgelerle aydınlatılması, yalnızca Tosya açısından değil, Türkiye’deki ilk kadın muhtarların tarihinin daha kapsamlı yazılması bakımından da değer taşıyabilir.
Öte yandan Tosya’nın geçmişinde iz bırakan kadınların, zanaatkârların, üreticilerin ve kamu görevlilerinin hikâyeleri de gelecek kuşaklara aktarılmayı bekliyor.
Tosya çakısının ustaları, çeltik üretiminin öncüleri, dokuma tezgâhlarında çalışan kadınlar ve Millî Mücadele yıllarında sorumluluk üstlenen Tosyalılar, ilçenin tarihî kimliğinin farklı parçalarını oluşturuyor.
Eğitimci Hayta İbrahim Büyükacar’ın derlediği bilgiler de bu geçmişin araştırılmasına katkı sunabilecek başlıkları gündeme taşıyor.
19 Ekim Muhtarlar Günü vesilesiyle yeniden hatırlanan Tosya tarihi, önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Türkiye’nin yerel yönetim tarihinde henüz yeterince araştırılmamış kaç kadın öncü bulunuyor?
Bu sorunun cevabı, tarihî belgelerin incelenmesi ve yerel hafızanın korunmasıyla daha da netleşebilir.
Tosya’nın geçmişine yönelik araştırmalar, yalnızca bir ilçenin unutulmuş hikâyelerini değil, Türkiye’nin toplumsal ve yerel yönetim tarihindeki önemli ayrıntıları da gün yüzüne çıkarabilir.