enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Hafif Yağmurlu
27°C
Kastamonu
27°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Hafif Yağmurlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
15°C

    İçişleri Bakanlığına ilk Mescidi Açan Bakan Kimdir ve Nasıl Açtı? (İşte O ilginç Detaylar)

    1 Ekim 2021’de ahirete göç eden Oğuzhan Asiltürk, bakanlıkta mescid açan ilk isim olarak biliniyor. Asiltürk’ün 70’li yıllarda İçişleri Bakanlığı ana binasında ilk mescidi nasıl açtığı ortaya çıktı.

    İçişleri Bakanlığına ilk Mescidi Açan Bakan Kimdir ve Nasıl Açtı? (İşte O ilginç Detaylar)
    8 Kasım 2021 11:49
    A+
    A-

    Milli Gazete Yazarı Adnan Öksüz

    Milli Gazete Yazarı Adnan Öksüz 1970 Yıllarında İçişleri bakanlığına ilk mescidi açan bakanı ve nasıl açıldığını yazdı.

     

    İşte o ilginç yazı…

    Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah  Partisi, Fazilet Partisi ve son olarak Saadet Partisi’nde çok önemli görevlerde bulunan İçişleri Eski Bakanı ve Saadet Partisi YİK Eski Başkanı Oğuzhan Asiltürk 1 Ekim 2021 tarihinde ahirete irtihal etti. 1974 yılında İçişleri Bakanlığı yapan merhum Oğuzhan Asiltürk, aynı zamanda bakanlıkta mescid açan ilk isim olarak kamuoyunda biliniyor.

    Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz de Oğuzhan Asiltürk’ün o dönem İçişleri Bakanlığı’nda nasıl mescit açtığını bugün yazısında kaleme aldı. Öksüz, o dönem Asiltürk’ün bakanlık makamına giren görevliyle Asiltürk arasında geçen diyaloğa yazısında yer verdi.

    Öksüz’ün yazısının bir kısmı şöyle:

    “Merhum Oğuzhan Asiltürk… 37. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nde içişleri bakanı olarak görev almıştı.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA İLK MESİCİDİ AÇAN OĞUZHAN ASİLTÜRK

    Bakanlığının ilk günleriydi…

    Vakit öğlen namazına doğru yaklaşıyordu…

    O sırada makama giren bir görevliye sordu:

    “Burada namaz kılan kaç kişi var?”

    Görevli, önce soruyu soran karşısındaki kişinin gerçekten de bakan olup olmadığından emin olmak için iyice yaklaştı. Evet, İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’ten başkası değildi.

    Önce sağına soluna baktı, kimse yoktu. Arkasına da şöyle bir baktı. Arkasında da birileri yoktu. Makam odasında kimsenin olmadığından emin olduktan sonra cevap verdi:

     “Evet Sayın Bakanım, bir ben bir de bir arkadaşım daha var namaz kılan!”

     “Peki, namazlarınızı nerede kılıyorsunuz?”

    Görevli, yine aynı hareketleri tekrarladı! Sağına, soluna, arkasına baktı. Yine kimsenin olmadığından emin olduktan sonra cevap verdi:

    “Sayın Bakanım, aşağı bodrumda bir merdiven altında boşluk var. Kartonları, seccadeleri sererek namazlarımızı öylece kılıyoruz!”

    “Peki, teşekkür ederim. Çıkabilirsiniz…”

    ***

    Bakan Asiltürk, görevlinin getirdiği çaydan bir yudum aldıktan sonra bu kez bakanlık müsteşarını aradı, makama çağırdı.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde müsteşarlık makamı kaldırıldı, biliyorsunuz. Bilenler bilir; parlamenter sistemde müsteşar demek bakanlıkta her şey demektir. Bir bakanlıkta bakandan sonra en yüksek rütbeli kamu yöneticisidir. Arapçada kelime anlamı ‘kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse’ demektir ve görevin adı da buradan gelmektedir. Ancak sadece danışılan değil, müsteşar, bakandan sonra gelen en yetkili kişidir.

    İçişleri Bakanlığı müsteşarı makama gelir.

     “Müsteşar bey, İçişleri Bakanlığı bünyesinde acil bir mescid açılması için gerekli çalışmaları hemen yapınız!”

    Müsteşar önce talimatı tam olarak anlayamaz ya da anlamazlıktan gelir. Öyle ya bunca yıldır bakanlıkta müsteşardır ama ilk kez bakanlık bünyesinde mescid açılmasını talep eden bir bakan vardır.

    – “Eeee, olur efendim. Nasıl tensip buyurursanız! Ben hemen bakanlığımızın bir ek binasında mescid açılması için talimatınızı aktarıp gerekli işlemleri başlatacağım!”

     “Hayır, galiba anlatamadım! Ek binada değil, bulunduğumuz binada açılacak mescid.”

    “Ana binada mı?”

     “Evet, bu binada!”

    “Ama efendim bu binada mescid açamayız! Burada müsait bir yer yok!”

     “Hadi o zaman beraber bakanlık binasını dolaşalım biraz…”

    İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk önde bakanlık müsteşarı arkada bakanlık koridorlarına bakarlar.

    Aydınlık, geniş, ferah bir odanın önüne geldiklerinde merhum Bakan,

    “İşte bu geniş ve aydınlık, ferah odayı mescid yapalım!”

    “Aman efendim, burası çok önemli bir bürokratımızın odası. Burayı nasıl mescid yapayım? Ne derler sonra bana!”

     “Kimse bir şey diyemez. Bakan talimatı dersin!”

    Gerçekten de İçişleri Bakanlığı ana binadaki o ferah, aydınlık ve geniş oda mescid yapılır.

    İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, vakit namazlarını burada kılmaya başlar. Bakanı gören İçişleri Bakanlığı bürokratları da yavaş da olsa mescide namaz kılmaya gelirler. Kimileri önce çekinir ama sonrasında alışırlar.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA İLK MESİCİDİ AÇAN OĞUZHAN ASİLTÜRK

    ***

    Final: Bir müddet sonra o mescid yeterli olmaz. O ferah, geniş ve aydınlık oda gibi 4 oda birleştirilerek İçişleri Bakanlığı ana binada büyük bir mescid yapılır… Büyük mescid tıklım tıklım dolar…”

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.