enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Ersan Gökgöz’den Kastamonu’ya çağrı: “Memleketi sevmek, derdiyle dertlenmektir”

İş insanı ve siyasetçi Ersan Gökgöz, Kastamonu’nun kalkınması için yatırım, planlı üretim ve ortak hareket çağrısı yaptı. Gökgöz, sağlık hizmetlerine erişimden dernekçiliğe, göçten siyasete kadar sorularımızı yanıtladı.

Ersan Gökgöz’den Kastamonu’ya çağrı: “Memleketi sevmek, derdiyle dertlenmektir”
31 Ekim 2026 00:02 | Son Güncellenme: 31 Ekim 2026 07:13
A+
A-

İstanbul Kastamonulular Dernek Başkanı Ersan Gökgöz, 37 Haberden Ertuğrul Köse’ye konuştu: Kastamonu’da yatırım, göç, STK’ların sorumluluğu, sağlık hizmetleri ve siyasete ilişkin açıklamalar yaptı.

Ersan Gökgöz’den Kastamonulu iş insanlarına çağrı: “Memlekette üretin, istihdam oluşturun”

Kastamonu’ya duyduğu bağlılığı iş hayatına, sivil toplum çalışmalarına ve siyasete taşıyan Ersan Gökgöz, memleketin sorunlarının ortak bir iradeyle takip edilmesi gerektiğini söylüyor. İstanbul’da yaşayan Kastamonuluların, memleketlerinde yıl boyunca yaşanan sıkıntılara daha fazla sahip çıkmasını isteyen Gökgöz’ün gündeminde üretim, istihdam, ulaşım ve sağlık bulunuyor.

Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin 37 Haber için gerçekleştirdiği röportajda Gökgöz, kendi yaşamından başlayarak Kastamonu’ya ilişkin önerilerini ve siyasi çalışmalarını anlattı.

 

 “İstanbul’da doğdum ama Kastamonu’yla bağımı hiç koparmadım”

Önce sizi tanıyalım. Ersan Gökgöz kimdir?

Ersan Gökgöz: 1978 yılında İstanbul’da, Kastamonu Cide Dağyurdu köyünden bir ailenin çocuğu olarak doğdum. Kendimi Kastamonu aşığı olarak tanımlıyorum. Her yıl memleketime en az iki üç defa gitmeye çalışıyorum. Oradaki insanların derdiyle dertlenen, yaşanan sıkıntılar karşısında bir şeyler yapılması gerektiğine inanan biriyim.

Kocaeli Üniversitesi mezunuyum. Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım. Üniversite yıllarında başlayan iş hayatımı sürdürürken sivil toplum çalışmalarından ve memleket meselelerinden de uzak kalmadım. Benim için Kastamonu, yalnızca belli dönemlerde gidip dinlendiğimiz bir yer değil. Orada yaşayan insanların hayatını kolaylaştırmak için de sorumluluk hissetmemiz gerekiyor.

 Memleketle ilişkinizde sizi en fazla etkileyen konu ne oldu?

Ersan Gökgöz: İnsanların yaşadığı zorluklar. Özellikle sağlık hizmetlerine ulaşırken karşılaştıkları sıkıntılar beni çok etkiledi. Bunları okudum, dinledim, bazılarına bizzat şahit oldum. Memleket sevgisinin, insanların sorunlarına karşı duyarlı olmayı da gerektirdiğini düşünüyorum.

 

Üniversite yıllarında başlayan gayrimenkul yolculuğu

Ertuğrul Köse: İş hayatınızı ve firmanızı da tanıyabilir miyiz?

Ersan Gökgöz: Üniversite yıllarında hobi olarak başladığım gayrimenkul sektöründe aracılık ve danışmanlık hizmetlerini sürdürüyorum. Anka Birlik Gayrimenkul firmasının sahibiyim. Bu alanda 27 yıldır aralıksız çalışıyorum.

İstanbul Anadolu Yakası’nda, Üsküdar’da faaliyet gösteriyoruz. Ancak hizmetimiz yalnızca Üsküdar’la sınırlı değil. Anadolu Yakası’nın tamamında çalışıyoruz. Farklı ilçelerde uzmanlaşmış arkadaşlarımız var.

Firmanızın ekip yapısı nasıl?

Ersan Gökgöz: Aile firması olarak çalışıyoruz. Annem ve kardeşim de işin içinde. Ayrıca yedi personelimiz var; toplamda 10 kişilik bir ekibiz. Gayrimenkulde bölgeyi tanımak önemli olduğu için ilçeler konusunda uzman arkadaşlarımızla hizmet veriyoruz. Uzun yıllardır bu işi sürdürüyor, İstanbul Anadolu Yakası’nın farklı bölgelerinde danışmanlık ve aracılık yapıyoruz.

“Dernekçilik, birbirimizi ağırladığımız toplantıların ötesine geçmeli”

 Kastamonu dernekleri ve STK’larının çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ersan Gökgöz: Güzel çalışmalar var, bunları yok sayamayız. Ancak eksik kaldığımız noktalar da bulunuyor. İstanbul’daki yoksul hemşehrilerimizin yaralarına merhem olmak ve Kastamonu’daki eğitim, sağlık gibi sorunları ilgili mercilere birlikte taşımak konusunda daha fazla çalışmalıyız.

Hep aynı kişilerin birbirini davet ettiği güzel organizasyonlar yapıyoruz. Fakat benim asıl derdim, Kastamonu’ya daha fazla hizmeti nasıl götürebileceğimiz ve İstanbul’daki Kastamonuluları nasıl birlikte organize edebileceğimiz.

Bunun için nasıl bir yöntem öneriyorsunuz?

Ersan Gökgöz: Önde gelen 15-20 STK bir araya gelerek bir heyet oluşturabilir. Sorunları yazılı raporlara dönüştürüp Meclis’e, siyasi partilere ve milletvekillerine sunabilir. Ardından altı ayda bir giderek taleplerin takipçisi olabilir.

Bir defa başvurup bırakmak yeterli değil. Sonuç alana kadar konuyu gündemde tutmak gerekiyor. Kastamonu’nun daha fazla hizmet ve yatırım alması için hepimizin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyorum.

Göçü durdurmak için yatırım, ulaşım ve planlı üretim

Kastamonu’da göçü azaltmak ve kalkınmayı sağlamak için öncelikle neler yapılmalı?

Ersan Gökgöz: Öncelikle ulaşım ve lojistik imkânları güçlendirilmeli. Kastamonu’ya demiryolu gelmesini önemli buluyorum. İlçeler arasındaki yolların da düzgün ve ulaşımı kolaylaştıracak şekilde tamamlanması gerekiyor. Ürettiğiniz malı İstanbul’a ve diğer illere rahat ulaştıramıyorsanız yatırım yapmak da zorlaşıyor.

İkinci olarak Kastamonulu iş insanlarımızın memlekete yatırım yapmasını istiyorum. Birleşerek veya ayrı ayrı fabrikalar, üretim atölyeleri kurabilirler. Sadece tarım ve hayvancılığı düşünmemeliyiz; ayakkabı da tekstil de üretilebilir. Elbette kimse zarar etmek istemez. Ancak başabaş noktasında bile olsa istihdam oluşturacak yatırımların değerlendirilmesini arzu ediyorum.

Üçüncü başlık planlı üretim. Hangi ilçede, hangi toprakta ne yetişeceği belirlenmeli. Üretici, ne ekeceğini ve karşılığında ne kazanabileceğini önceden bilmeli. Alım garantili üretim yaklaşımını bu nedenle önemli görüyorum.

 Köye dönüşleri kolaylaştırmak için ne yapılabilir?

Ersan Gökgöz: Dönmek isteyen bazı insanların köyünde yaşayabileceği bir evi yok. İhtiyacına uygun, mütevazı bir ev yapabilmesi için kaynak sağlanmalı, izin süreçleri kolaylaştırılmalı. Köşk yapılmasından söz etmiyorum; ailesiyle yaşayabileceği bir evden bahsediyorum.

Hayvancılıkta da başlangıç desteği önemli. Bütçesi olmayan vatandaşa önce barınağını yapmasını söyleyip ardından kredi vermek yerine, aşamalı ve denetlenen destekler sağlanabilir. Ziraat alanında yetişmiş insanlarımız da üreticiye yol göstermeli.

İstanbul’daki Kastamonululara çağrınız nedir?

Ersan Gökgöz: Biz memlekete yirmi gün, bir ay veya iki ay gidiyoruz. Oradaki insanlar ise kış şartlarını, kapanan yolları, elektrik kesintilerini yıl boyunca yaşıyor. Akrabalarımıza ve hemşehrilerimize daha fazla sahip çıkmalı, taleplerini ilgili kurumlara birlikte ulaştırmalıyız.

 “Sağlık hizmetlerinde yalnızca nüfus hesabıyla hareket edilmemeli”

Sağlık sorunları sizin için neden bu kadar öncelikli?

Ersan Gökgöz: Bana göre sağlık, eğitimle birlikte ilk sırada. Acil bir rahatsızlığınız varsa bulunduğunuz yerde yeterli doktor ve müdahale imkânı olmalı. Özellikle merkeze uzak sahil ilçelerinde ulaşım süresi ciddi bir mesele.

Geçmişte köyden ilçe hastanesine, oradan Kastamonu merkeze, ardından başka bir ile sevk edilen hastaların yaşadığı sıkıntıları gördüm. 2015 döneminde anjiyo imkânı bulunmadığı için Karabük’e sevk edilen hastalara şahit oldum. Bu süreçlerde hasta ve yakınlarının yaşadığı dramlar beni çok etkiledi.

Çözüm konusunda ne öneriyorsunuz?

Ersan Gökgöz: Bir ilçede 15 bin veya 20 bin kişinin yaşaması, sağlık ihtiyacının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bunlar insan hayatı. Uzman hekimlerin görev yapmasını sağlayacak teşvikler geliştirilmeli; gerektiğinde ücret ve zorunlu hizmet uygulamalarıyla çözüm üretilmeli.

Kadın doğum uzmanının bulunmadığı dönemlerde kontrol için saatlerce yol gitmek zorunda kalan kadınları da düşündüğümüzde meselenin günlük hayatı nasıl etkilediği görülüyor. Sonraki dönemde Kastamonu’da anjiyo imkânının oluşması önemli bir gelişme. Ancak uzak ilçelerin ihtiyaçlarını da takip etmek gerekiyor.

Bağımsız adaylıktan parti çalışmalarına uzanan siyasi yol

 Siyasete yönelmenizde hangi düşünce etkili oldu?

Ersan Gökgöz: 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde bağımsız milletvekili adayı olmamın en önemli nedenlerinden biri sağlık sorunlarını anlatabilmekti. Toplantılarda, STK’larda ve televizyon programlarında bu sıkıntıları gündeme getirmeye çalıştım. İstanbul’daki Kastamonuluların da birlikte hareket etmesini istedim. Ancak çağrımın yeterince karşılık bulmadığını düşünüyorum.

 Sonraki siyasi çalışmalarınız nasıl ilerledi?

Ersan Gökgöz: 2019’daki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde Demokrat Parti’nin adayı oldum. O süreçte Kastamonuluların siyasi temsiline dikkat çekmeye çalıştık. Hemşehrilerimizin birlikte hareket ettiğinde daha güçlü sonuçlar ortaya koyabileceğini anlatmak istedik.

Aktif olarak Bağımsız Türkiye Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Parti toplantılarına, eğitimlere ve saha çalışmalarına katılıyorum.

Siyasette öncelikli gördüğünüz yaklaşım nedir?

Ersan Gökgöz: Rahmetli Prof. Dr. Haydar Baş’ın Millî Ekonomi Modeli’nin okunmasını önemsiyorum. Tarım, hayvancılık ve yeraltı kaynaklarımızın ülkenin yararına değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Madenlerin millî imkânlarla çıkarılması ve işlenmesi de savunduğumuz başlıklardan biri.

Vatandaşların farklı siyasi partileri de incelemesini istiyorum. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği tercihlerinin ayrı değerlendirilebileceğini hatırlatıyorum. Meclis’te farklı partilerin ve görüşlerin temsil edilmesini önemli buluyorum. İnsanların seçenekleri araştırarak, bilinçli biçimde oy kullanması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.