enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Venezuela Bize Ne Söylüyor? Cambaza Bakarken Kaybedilen Coğrafya [Prof. Dr. Mete Gündoğan]

Venezuela’da Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan süreç ne anlama geliyor? ABD neden dünyanın en büyük petrol rezervine yöneldi? Ortadoğu’da büyük savaş senaryosu mu hazırlanıyor? Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın analizi ışığında çarpıcı bir okuma.

Venezuela Bize Ne Söylüyor? Cambaza Bakarken Kaybedilen Coğrafya [Prof. Dr. Mete Gündoğan]
4 Ocak 2026 17:55
A+
A-

Venezuela’da yaşananlar yalnızca bir Latin Amerika hikâyesi değil. Petrol, hegemonya ve yaklaşan büyük hesaplaşmanın ayak sesleri, bugün Caracas’tan Ortadoğu’ya uzanan bir jeopolitik zincirin parçası.

Dünyada en fazla petrol rezervine sahip ülke hangisi diye sorulduğunda, çoğu insanın aklına refleks olarak Suudi Arabistan gelir. Oysa rakamlar başka bir gerçeği söylüyor. Yaklaşık 303 milyar varillik kanıtlanmış rezervle Venezuela, dünyanın en büyük petrol havuzunun üzerinde oturuyor. Suudi Arabistan ise yaklaşık 297 milyar varille ikinci sırada.

Yani petrol ve enerji jeopolitiğinden söz edeceksek, haritanın köşesine sıkıştırılan Venezuela’yı es geçme lüksümüz yok. Çünkü bugün orada olan bitenler, yarın Ortadoğu’da yaşanacakların bir fragmanı olabilir.

Chavez ile Başlayan Kırılma: Petrolün Sahibini Değiştirmek

Venezuela’yı anlamak için saatleri 1999 yılına almak gerekir. Hugo Chavez’in iktidara gelişi, yalnızca bir yönetim değişikliği değil; ABD merkezli küresel enerji düzenine açık bir meydan okumaydı.

Chavez ne yaptı?

  • Petrolü, çok uluslu şirketlerin ve ABD merkezli enerji devlerinin kontrolünden çıkardı.

  • Enerji sektörünü millîleştirdi.

  • Petrol gelirlerini sosyal programlara yönlendirdi.

  • Latin Amerika’da ABD hegemonyasına alternatif bir siyasal hat kurmaya çalıştı.

  • Küba ile stratejik ittifak kurdu, Rusya, Çin ve İran’la ilişkileri derinleştirdi.

Bu hamlelerin her biri, Washington açısından kabul edilebilir değildi. Chavez, sadece söylemle değil, doğrudan ekonomik düzeni bozarak ABD’ye meydan okuyan liderlerden biriydi.

2013’te kanserden ölmesi ise bölgede hiçbir zaman sıradan bir ölüm olarak algılanmadı. Aynı dönemde ABD karşıtı birçok Latin Amerikalı liderin benzer hastalıklara yakalanması, “biyolojik suikast” iddialarını da hep canlı tuttu. Kanıt yoktu ama şüphe hiç kaybolmadı.

Maduro Dönemi: Kuşatma, Yaptırım ve İçerden Çökertme

Chavez’in ardından ortaya çıkan isim sürpriz değildi. Eski bir otobüs şoförü, sendikacı kökenli Nicolas Maduro, Chavez’in en sadık adamıydı. Chavez, ölmeden önce onu açıkça halefi ilan etmişti.

Maduro iktidara geldiğinde aslında hazır bir fırtınanın içine oturdu.

  • Seçim sonuçları sürekli tartışmalı hâle getirildi.

  • Muhalefet, ABD ve Batı tarafından açık ve örtülü biçimde desteklendi.

  • Ekonomi hedef alındı.

  • Petrol fiyatlarındaki düşüş, yaptırımlarla birleşti.

  • Ülke hiperenflasyonla boğuşmaya başladı.

  • Temel gıda ve ilaç krizleri ortaya çıktı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Venezuela’nın ekonomik çöküşü yalnızca “kötü yönetim” ile açıklanamaz. Bu, yaptırım–ambargo–finansal abluka üçgeniyle adım adım örülmüş bir süreçtir.

2024 seçimleri sonrası tansiyon daha da yükseldi. 2025 sonunda ise ABD, Venezuela’yı fiilen tam bir enerji ve liman ablukasına aldı.

Ve 3 Ocak 2026…

ABD ordusu, Maduro ve ailesini yakaladığını ilan etti.

Bu noktada romantik olmaya gerek yok. Bu tür operasyonların neredeyse tamamı, içeriden satın alınan aktörler olmadan yapılamaz. ABD’nin siyasal mühendislik repertuvarı, bu konuda son derece zengindir. Detaylar zamanla ortaya çıkar, hatta muhtemelen filmleri bile çekilir.

Asıl Soru: ABD Neden Venezuela Petrolüne Çöktü?

Buraya kadar anlatılanlar bize “görünen tabloyu” verir.
Ama yetmez.

Asıl soru şudur:
ABD’nin, dünyanın en büyük petrol rezervine acil bir şekilde el koymaya gerçekten ihtiyacı var mıydı?

Normal şartlarda hayır.

Peki hangi durumda böyle bir ihtiyaç ortaya çıkar?

Eğer Ortadoğu’da bölgesel ve uzun süreli bir büyük savaş ihtimali ciddi biçimde artmışsa…

İşte o zaman tablo değişir.

Ortadoğu Senaryosu: Venezuela Neden Şimdi?

Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda şunları görüyoruz:

  • Gazze yerle bir edildi.

  • Yüz binlerce sivil hayatını kaybetti.

  • Süreç “duraklama” adı altında askıya alındı ama barış yok.

  • Suriye yeniden dizayn ediliyor.

  • Türkiye’nin güney sınırı boyunca terör yapılanmaları şekillendiriliyor.

  • İran açık biçimde tehdit ediliyor.

  • Yemen’de operasyonlar sürüyor.

  • Doğu Akdeniz ve Ege’de askerî yığınaklar artıyor.

Böyle bir tabloda İran’la yaşanacak olası bir savaş, petrol sevkiyatlarını durdurur.
Bu durumdan en çok zarar görecek ülke ise ABD ekonomisidir.

İşte Venezuela hamlesi tam burada anlam kazanıyor.

ABD, Ortadoğu’daki olası bir büyük savaş öncesinde kendi petrol tedarikini garanti altına alıyor.

Büyük Resim: Petrol, Savaş ve Yeniden Paylaşım

Senaryo kabaca şöyle işliyor:

  • Venezuela petrolü devreye sokulacak.

  • ABD’ye bağlı bir yönetim kurulacak.

  • Petrol üretimi agresif biçimde artırılacak.

  • Küresel petrol fiyatları yükselecek.

  • Ortadoğu’daki petrol üreticileri ihracat yapamaz hâle gelecek.

  • Borçlanacaklar, zayıflayacaklar.

Bu süreçte:

  • ABD büyük kâr elde edecek.

  • Batı Avrupa Doğu Akdeniz gazına yönelecek.

  • Rusya ve Çin, kontrollü bir şekilde sürecin dışında tutulmayacak.

Ve masaya oturulduğunda…

Yıpranmış, borçlanmış, istikrarsızlaştırılmış bölge ülkeleriyle yeni sınırlar ve yeni paylaşım konuşulacak.

Türkiye İçin Uyarı: Cambaza Bakma Lüksümüz Yok

Bu tablo Türkiye açısından son derece kritiktir.

  • Harekete geçerse baskı artar.

  • Geçmezse ekonomik ve siyasal yıpranma derinleşir.

Yani her iki durumda da bedel vardır.
Ancak fark şuradadır:
Hazırlıklı olanlar ayakta kalır.

Bu nedenle Türkiye, bu kurguyu hafife almamalıdır.
Önleyici ve milli adımları atmaktan çekinmemelidir.

Çünkü tarih bize şunu defalarca göstermiştir:

Acırsanız, acınacak hâle gelirsiniz.

Her şey gözümüzün önünde oynanıyor.
Cambaza bakmanın zamanı değil.
Uyumanın zamanı ise hiç değil.

Meşhur replikle bitirelim:

“Uyursanız ölürsünüz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.