Mehmet Akif Kastamonu’da Ne Yaptı? Nasrullah Vaazı
Mehmet Akif Kastamonu’da ne yaptı? Aralık 1920’de Nasrullah Camii’nde verdiği vaaz ve Sebilürreşad’ın Kastamonu’da basılması nasıl bir etki yarattı?

Mehmet Akif Neden Kastamonu’ya Geldi?
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ekim 1920’de önemli bir karar aldı. Buna göre Mehmet Akif, halkın direniş inancını güçlendirmek için Anadolu şehirlerini dolaşacaktı. Akif, Burdur mebusu olarak mecliste görev yapıyordu. Ancak asıl işi, kalemi ve sözüyle milleti aydınlatmaktı.
İstanbul işgal altındaydı. Bu yüzden Anadolu’ya haber akışı çok zordu. Dolayısıyla Ankara hükümeti, güvenilir isimleri iç bölgelere gönderdi. Akif de bu isimlerden biriydi. Peki Kastamonu’yu neden seçti? Üç neden öne çıkıyor.
Birinci neden, İnebolu limanıydı. Çünkü bu liman, İstiklal Yolu üzerinden Ankara’ya açılıyordu. Ayrıca cephane ve silahı buradan taşıyorlardı. İkinci neden, Kastamonu halkının vatanseverliğiydi. Nitekim şehir, Osmanlı’dan beri direnişe yatkın bir yer olarak tanınırdı. Üçüncü neden ise Sebilürreşad dergisinin basımıydı. Çünkü dergi İstanbul’da çıkmıyordu. Bu yüzden Kastamonu’ya taşıdılar.
Akif’in gelişi, bu üç nedenin kesiştiği noktada anlam kazandı. Şair, hem vaaz verecekti; hem de derginin çıkarılmasına yardımcı olacaktı. Böylece hem söz hem kalem, aynı şehirde buluştu.
Nasrullah Camii Neden Seçildi?
Kastamonu’nun merkezinde yer alan Nasrullah Camii, 1506’da Nasrullah Kadı tarafından yaptırıldı. Ayrıca Osmanlı döneminde de önemli bir ibadet ve ilim merkezi olarak hizmet verdi. Çünkü büyük cemaati toplayabilecek geniş bir avlusu vardı. Dolayısıyla cuma vaazları için en uygun mekânlardan biriydi.
Akif, Aralık 1920’de cuma günü Nasrullah Camii’ne çıktı. Sonra kürsüden halka seslendi. Vaazın ana temasını şu cümle özetliyor: vatan, müminlerin yurdudur; vatanı savunmak imanın gereğidir. Akif, dinî metinleri millî mücadelenin haklılığıyla birleştirdi. Böylece halkı, işgalcilere karşı direnişe ve cephedeki askere destek olmaya çağırdı.
Vaaz, o dönemde büyük yankı uyandırdı. Çünkü caminin avlusu hıncahınç doldu. Ayrıca konuşma, sadece Kastamonu’da değil; çevre ilçelerde de yayılmaya başladı. Halk, Akif’in sözlerini kulaktan kulağa yaydı. Bu yayılma, Millî Mücadele’nin moral cephesini güçlendirdi.
Sebilürreşad’ın Kastamonu’da Basılması
Akif’in Kastamonu seyahatinin bir başka önemli boyutu daha vardı. Çünkü Sebilürreşad dergisi, Millî Mücadele yanlısı fikirlerin en güçlü taşıyıcısıydı. İstanbul işgal altında olduğundan dergiyi basamıyorlardı. Dolayısıyla Ankara hükümeti, dergiyi Kastamonu’da basmaya karar verdi.
Bu kararın uygulayıcısı Akif oldu. Böylece dergi, Kastamonu’da sayılar halinde çıkmaya başladı. Sonuç olarak Millî Mücadele’nin fikrî sesi, Anadolu’nun her köşesine ulaştı. Dergide Akif’in şiirleri, vaazları ve yazıları çıktı. Bu yazılar, hem halkın moralini yükseltti; hem de işgalcilere karşı direnişin meşruiyetini anlattı.
Kastamonu, bu sayede sadece bir lojistik merkez olmadı. Aynı zamanda fikrî bir merkez oldu. Çünkü Akif’in kaleminden çıkan her satır, cepheye giden askere ve evini bekleyen anaya umut taşıdı. Bu birikim, kısa süre sonra İstiklal Marşı’nda meyvesini verecekti.
Akif’in Vaazında Neler Söyledi?
Akif’in Nasrullah Camii vaazının tam metnini, Sebilürreşad dergisinde sonradan yayımladılar. Vaazda Akif, Kur’an-ı Kerim’den ayetler ve hadisler okudu. Sonra bu metinleri, vatan savunmasıyla ilişkilendirdi. Vaazda öne çıkan temalar şunlardı:
- Vatanın müminler için kutsal olduğu. Çünkü vatan, ibadetin ve dinin yaşanması için gereklidir.
- İşgalci güçlere karşı direnişin farz olduğu. Nitekim müslüman, yurdunu savunmakla yükümlüdür.
- İşbirlikçilerin dinen sorumlu olduğu. Çünkü işgalcilerle işbirliği, dinî ve millî bir ihanetti.
- Cephedeki askere maddî ve manevî desteğin önemi. Dolayısıyla herkes elinden geleni yapmalıydı.
Akif, bu temaları sade bir Türkçeyle anlattı. Ayrıca halkın anlayacağı bir dil kullandı. Bu yüzden vaaz, kısa sürede yayıldı. Öte yandan sadece Kastamonu’da kalmadı; çevre vilayetlere de ulaştı.
Kastamonu Halkı Nasıl Etkilendi?
Akif’in ziyareti, Kastamonu’da büyük bir coşku yarattı. Çünkü halk, Millî Mücadele’ye daha güçlü destek verdi. Ayrıca İnebolu limanı üzerinden Ankara’ya silah ve cephane taşıdılar. Kadınlar, erkekler, çocuklar; tüm şehir seferber oldu.
Bu destek, sadece maddî değildi. Aynı zamanda Akif’in vaazı, halkın direniş inancını pekiştirdi. Dolayısıyla İstiklal Marşı’nın yazılmasına giden yolda, Kastamonu’da atılan bu tohumlar önemli bir rol oynadı. Akif, Kastamonu’dan İnebolu’ya da geçti. Orada cepheden dönen askerlerle bir araya geldi. Böylece İnebolu halkının direnişine tanıklık etti.
Bu izlenimlerin İstiklal Marşı’na esin kaynağı olduğunu araştırmacılar ileri sürer. Ancak bu bağlantıyı belgeler henüz kanıtlamıyor. Bu yüzden rivayet düzeyinde kalır. Yine de Akif’in Kastamonu’da gördüğü direniş, marşın ruhuyla örtüşüyor.
İstiklal Marşı’na Giden Yol
Akif’in Kastamonu seyahati, Şubat 1921’de sonuçsunu verecekti. Çünkü Türk milleti, bağımsızlık mücadelesinin ruhunu bir marşta görmek istiyordu. Dolayısıyla Meclis, bir marş yarışması açtı. Akif, başlangıçta yarışmaya katılmak istemedi. Nitekim ödülü koymuşlardı; o ise para için yazmayı kabul etmiyordu.
Sonra dostlarının ısrarıyla, ödülü bir hayır kurumuna bağışlama şartıyla katıldı. Böylece İstiklal Marşı doğdu. Akif’in Kastamonu’da gördüğü direniş, bu mısralarda yaşam buldu. Çünkü “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” dizesi, Anadolu’nun direnişini ölümsüzleştirdi.
Bu süreçte Akif’in yanında besteci Osman Zeki Üngör de vardı. Üngör’ün bestesi, Akif’in sözlerini halkın yüreğine taşıdı. Ayrıca marşın kabulüyle ilgili ayrıntılar İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü yazımızda yer alıyor.
Akif’in Mirası Bugün Nasıl Yaşıyor?
Kastamonu, Akif’in mirasına sahip çıkıyor. Çünkü her yıl 12 Mart’ta törenler düzenliyoruz. Ayrıca Nasrullah Camii, ziyaretçilerini kabul ediyor. Akif’in vaaz verdiği kürsü hâlâ ayakta duruyor. Öte yandan Kastamonu Üniversitesi, Akif’i anmak için düzenli etkinlikler yapıyor. Bu etkinlikler, Akif’in Kastamonu’daki izlerini araştırmaya devam ediyor.
İstiklal Yolu yürüyüşünü de her yıl İnebolu’dan Kastamonu’ya gerçekleştiriyoruz. Çünkü bu yürüyüş, Akif’in izlediği rotayı sembolize ediyor. Aynı zamanda hem Akif’i hem de İstiklal Mücadelesi’ni yaşatıyor. Akif’i duygusal yönüyle anlatan Kalp Karargahının Komutanı Mehmet Akif Ersoy başlıklı köşe yazımız da bu mirasa bir katkıdır.
Kastamonu halkı için Akif, yalnızca bir şair değildir. Çünkü o, bu şehrin direniş hikâyesine adını yazdıran bir manevî önderdir. Bu yüzden her 12 Mart’ta Kastamonu bu coşkuyu ayrı yaşıyor.
Merak Ettikleriniz
Mehmet Akif Kastamonu’ya ne zaman geldi?
Akif, Aralık 1920’te Kastamonu’ya geldi. Yaklaşık bir ay kaldı. Bu süre zarfında hem Nasrullah Camii’nde vaaz verdi; hem de İnebolu’yu ziyaret etti.
Akif’in vaazı neden bu kadar etkili oldu?
Çünkü Akif, dinî metinleri millî mücadeleyle ilişkilendirdi. Ayrıca sadece dini değil; vatan sevgisini de kürsüden anlattı. Böylece halkın hem inancına hem yüreğine seslendi.
Sebilürreşad dergisi neden Kastamonu’da basıldı?
Çünkü İstanbul işgal altındaydı. Dolayısıyla dergiyi İstanbul’da basamıyorlardı. Ankara hükümeti de dergiyi Kastamonu’da basmaya karar verdi. Böylece dergi, Anadolu’ya ulaşabildi.
Akif’in Kastamonu ziyareti İstiklal Marşı’nı etkiledi mi?
Akif, Kastamonu’da halkın direnişine tanık oldu. Ayrıca bu izlenimlerin marşa ilham verdiğini araştırmacılar ileri sürer. Ancak bu bağlantıyı belgeler henüz kanıtlamıyor.
Nasrullah Camii’ni bugün ziyaret edebilir miyim?
Evet, çünkü camii Kastamonu merkezde açık. Ayrıca Akif’in vaaz verdiği kürsü ayakta duruyor. Dolayısıyla camii, her gün ziyaretçilerini kabul ediyor.