enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Kültür & Sanat

Kastamonu’nun yaşayan kültür hazinelerinden biri olan Sepetçi Osman, yalnız yaşadığı evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Yarım asırlık zanaat, onunla birlikte tarihe karışıyor.
Kastamonu Üniversitesi'nde düzenlenen Geleneksel Daday Sandalyesi Yapım Atölyesi'nde öğrenciler, el emeği ve kültürel mirasın buluştuğu eşsiz bir deneyim yaşadı.
Kastamonu Şenpazar’da yıllar sonra ortaya çıkarılan “Beyaz Pullu Çember”, yeniden kadınların başında ve halkın gönlünde yer buldu. İlçeye özgü bu kültürel değer, 23 Nisan törenlerinde gururla taşındı.
Çatalzeytin, Kastamonu ilinin bir ilçesidir. 1954 yılında ilçe olmuştur. Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer almaktadır.
Kastamonu’nun ilçelerinin isimleri sadece coğrafi değil, aynı zamanda tarihî ve kültürel izler taşır. Abana’dan Taşköprü’ye, Cide’den Araç’a kadar her bir isim, Anadolu’nun kadim geçmişine açılan bir kapıdır.
1900’lü yılların başında mobilyacılık yapan Mehmet Usta, Kastamonu’da görev yapan İtalyan mühendis Karlo Efendi’nin evindeki piyano ilhamıyla Anadolu’nun ilk yerli piyanolarından birini yaptı.
Bir zamanlar Kastamonu’nun köylerinde, aynalı beşikte büyüyen çocuklar vardı. Bez yoktu, hazır mama yoktu, ama höllük vardı, sübek vardı, kuşak vardı; sevgi vardı, emek vardı…
Çocukluğumuzda bırakın akıllı telefonları elektrik bile yoktu elektrik elektrik. Şartosun yoktu ya, şaka demiyorum. Oyununumuzda oyuncaklarımızda hep doğaldı. Kendimiz yapar kendimiz oynardık.
İstiklal Marşı Mehmet Akif Ersoy, Kastamonu’da özellikle Nasrullah Camii’nde yaptığı konuşmalarla bilinir. 1920 yılında Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu halka anlatmak ve milli mücadeleye destek toplamak için Kastamonu’ya gitmiştir. Nasrullah Camii’nde verdiği vaaz, halkın milli mücadeleye katılımını artıran önemli bir konuşmadır. Bu konuşmalar daha sonra Sebilürreşad dergisinde de yayımlanmıştır.
Anadolu ve Kastamonu’da Rençberlik, yüzyıllardır özellikle Anadolu’nun kırsal bölgelerinde ve Kastamonu gibi tarıma elverişli alanlarda tarih boyunca önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Rençber, küçük ölçekli çiftçilik yapan, çoğunlukla kendi tarlasında veya başkalarının arazilerinde çalışan kişidir. Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan süreçte, Kastamonu ve çevresi de yoğun tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü bölgelerden...
Milli Mücadele döneminde yaptıkları fedakarlıklarla Kastamonu'lu kadınlar Kurtuluş Savaşının sembollerindendir. Kastamonu kadını, tarihin birçok döneminde toplumsal, ekonomik ve kültürel hayatın içinde önemli roller üstlenmiştir.
Kastamonu’nun tarihî olarak oldukça geniş bir coğrafyaya hükmettiğini gösteriyor. Osmanlı döneminde Kastamonu Eyaleti oldukça büyük bir bölgeyi kapsıyordu. Bugünkü Samsun, Ankara ve hatta İstanbul’un Üsküdar ilçesine kadar uzanan topraklar zamanında Kastamonu’ya bağlıydı. Özellikle 19. yüzyılda yapılan idari düzenlemelerle Kastamonu’nun sınırları daralmış ve çeşitli iller oluşturulmuştur. Bu tür bilgiler Osmanlı’nın idari...
"Gün Doğmadan Neler Doğar" Atasözünün Anlamı ve Hikayesi; Niğbolu Kalesi Kumandanı Doğan Bey'e aittir. Kötü bir durumun yarın düzelebileceği inancını anlatan deyimin öyküsünü ESDER Esnaf ve Sanatkarlar Derneğinin yayınladığı "Öyküleriyle Esnaf ve Ticaret Deyimleri" kitabından Kastamonu Haber ekibimiz hazırladı
“Kesenize veya Sofranıza hızır uğrasın” tabiri de, Allah rızık temininde size yardım etsin ve her daim iyilerle karşılaştırsın anlamında yapılan bir duadır. Bu nedenle Anadolu coğrafyasında yardıma muhtaç kişi ve aileler için bu tabir kullanılmaktadır.
1970-80-90’lı yıllarda çocukluğunu yaşayanlar bence şanslı insanlardı. Bu dönemlerin çocukları anılarıyla, hikayeleri ile, zorlukları ile, yaptıkları ve oyunlarıyla ile büyüdüler. Şimdiki çocukların ise teknolojiden başka hiç bir şeyleri yok… Konuyu daha da açacağız bakalım hak verecek misiniz?
Burası Kastamonu Taşköprü… Yalnızca bir ilçe değil, tarihiyle, doğasıyla ve bereketli topraklarıyla adeta bir destan! Öyle bir yer ki taşköprüsüyle tarihe adını kazımış, sarımsağıyla dünyaya nam salmış, yollarıyla medeniyetlere köprü olmuş bir şehir…
16. yüzyılın İkinci yarısında Küre madenlerinden elde edi­len bakır, hem Orta Karadeniz ve Orta Anadolu Bölgesi şe­hirlerindeki kazancıların İhtiyacını, hem de Kuzeybatı İran ve Mezopotamya bölgesindeki şehirlerin bakır ihtiyacını karşıla­mıştır.
Kastamonu, sadece bir şehir değil; İstiklal Mücadelesi’nin mihenk taşı, bağımsızlık ateşinin harlandığı kutsal bir mekândır diyor Kastamonu Üniversitesinde okuyan ama Niğde’de doğup büyümüş Kastamonu hayranı bir genç ve arkadaşları..