enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Kastamonu’dan Dünyanın Süper Yat Ligine: Çobanlıktan Milyon Euroluk Kontratlara Uzanan Hüseyin Mengi Hikâyesi

Kastamonulu iş insanı Hüseyin Mengi’nin çobanlıktan dünyanın önde gelen süper yat üreticilerinden birinin liderliğine uzanan başarı hikâyesi. Mengi Yay Yatçılık’ın kuruluşundan günümüze etkileyici yolculuğu.

Kastamonu’dan Dünyanın Süper Yat Ligine: Çobanlıktan Milyon Euroluk Kontratlara Uzanan Hüseyin Mengi Hikâyesi
2 Haziran 2026 23:22
A+
A-

Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Sakallı Köyü’nde çobanlık yaparak büyüyen Hüseyin Mengi, bugün dünyanın sayılı süper yat üreticilerinden biri olan Mengi Yay Yatçılık’ın başında bulunuyor. Sandal üretiminden mega yatlara uzanan başarı hikâyesi, Kastamonu’nun yetiştirdiği girişimcilik ruhunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Kastamonu’nun Dağlarından Dünya Denizlerine Uzanan Bir Başarı Öyküsü

Türkiye’nin yat inşa sektöründe dünya çapında söz sahibi firmalarından biri olan Mengi Yay Yatçılık’ın hikâyesi, aslında Kastamonu’nun köylerinden başlayan azim ve emeğin hikâyesidir.

Bugün milyon euroluk yat projeleriyle uluslararası fuarlarda adından söz ettiren şirketin temelinde, Kastamonu doğumlu Ramazan Mengi’nin çocuk yaşlarda başladığı meslek aşkı yatıyor.

14 Nisan 1953 tarihinde Kastamonu’da dünyaya gelen Ramazan Mengi, henüz 11 yaşındayken tekne yapımına ilgi duymaya başladı. Babasının farklı tekne atölyelerinde gösterdiği ustalıktan etkilenen Mengi, dönemin tekne üretim merkezi olan Ayvansaray’a giderek mesleğin inceliklerini öğrenmeye karar verdi.

1964 yılında çırak olarak başlayan yolculuk, yıllar içerisinde ustalıkla birleşti ve Mengi’nin kendi tersanesini kurmasına kadar uzandı. Sandal ve balıkçı tekneleriyle başlayan üretim serüveni, ilerleyen yıllarda Türkiye’nin en prestijli yat projelerine dönüşecekti.

Hüseyin Mengi Kimdir? Kastamonu’nun Sakallı Köyü’nden Dünyaya Açılan İsim

Mengi Yay Yatçılık’ın bugünlere gelmesinde en önemli isimlerden biri ise hiç kuşkusuz Hüseyin Mengi’dir.

28 Şubat 1972 tarihinde Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Sakallı Köyü’nde doğan Hüseyin Mengi’nin hayat hikâyesi birçok genç girişimciye ilham verecek nitelikte.

Köy okulunda eğitim gören Mengi, çocukluk yıllarında köyde yaşayan ailelerin koyunlarını otlattı. Dağlarda geçen çocukluğu ona sabrı, sorumluluğu ve mücadeleyi öğretti.

Kendi ifadeleriyle;

“Belki klişe olacak ama çobanlık yaptım. 4-5 hanenin koyunlarını güttüm. Hayvanlarla kurduğum ilişki bana çok şey kattı. Okul çıkışında dağlara çıkıp koyunlarla, ineklerle büyüdüm.”

Henüz 11 yaşındayken babasının yanına İstanbul’a giden Hüseyin Mengi, Ayvansaray’da çırak olarak çalışmaya başladı.

Bugün sektörün önde gelen isimlerinden biri olsa da o günleri unutmadığını her fırsatta dile getiriyor.

“Babamın yanında çırak olarak işe başladım. 11 yaşındaydım. Açıkçası o günlerde okumayı daha çok istiyordum. Ancak zamanla bu mesleği sevdim ve kendimi geliştirmeye çalıştım.” sözleriyle o yılları anlatıyor.

Tuzla’ya Taşınan Üretim Dünya Markasına Dönüştü

1980’li yıllar Mengi Yay için önemli bir dönüm noktası oldu.

Devletin aldığı kararla yat inşa sektörünün Tuzla’ya taşınmasının ardından şirket de faaliyetlerini Tuzla’daki Nuh Sanayi Sitesi’ne taşıdı.

Bu dönemde sadece balıkçı tekneleri değil, daha büyük projeler de gündeme gelmeye başladı.

1986 yılına kadar 100’den fazla balıkçı teknesi ve sandal üreten şirket, artan talepler doğrultusunda 20 metre üzerindeki gulet, motor yat ve trawler üretimine yöneldi.

1987 yılında inşa edilen 27,5 metrelik NB6 projesi dönemin en uzun guleti olarak dikkat çekti.

1989 yılına gelindiğinde ise Mengi Yay artık mega yat üreticileri arasında yer almaya başlamıştı.

Babasının Vefatından Sonra Şirketin Başına Geçti

1996 yılı Mengi ailesi için zor bir yıl oldu.

Şirketin kurucusu Ramazan Mengi, geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.

Bu kayıp yalnızca aile için değil, Türk yat sektörünün gelişimi açısından da önemli bir kayıp olarak değerlendirildi.

Ramazan Mengi’nin ardından şirketin yönetimini oğlu Hüseyin Mengi devraldı.

Henüz genç yaşta büyük bir sorumluluğun altına giren Mengi, şirketin güçlü yönlerini koruyarak yeni bir vizyon geliştirdi.

O dönemi şu sözlerle anlatıyor:

“Babamızı kaybettikten sonra şirketin fotoğrafını çektik. Neyimiz var, neyimiz eksik baktık. Hem finansal hem de bilgi anlamında ciddi bir yükün altına girdik.”

Ancak bu süreç aynı zamanda şirketin uluslararası arenaya açılmasının da başlangıcı oldu.

Monaco Fuarı Hayatını Değiştirdi

Hüseyin Mengi’nin kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2003 yılında katıldığı Monaco Boat Show oldu.

Dünyanın en prestijli yat fuarlarından biri olan etkinlikte gördüğü projeler onun bakış açısını tamamen değiştirdi.

“Dünyanın en iyi markalarının teknelerini gördüm. Türkiye’de hiç görmediğimiz tasarımlarla karşılaştım. O zaman kendi kendime ‘Biz neden yapamayalım?’ diye sordum.”

Bu vizyon değişikliği şirketin geleceğini de şekillendirdi.

Yıllar içerisinde çelik süper yat projeleri, özel tasarım motor yatlar ve dünya çapında ses getiren projeler peş peşe hayata geçirildi.

Dünyanın Konuştuğu Süper Yatlar Kastamonulu Bir Ailenin Eseri

Mengi Yay Yatçılık bugün dünyanın önemli süper yat üreticileri arasında gösteriliyor.

2006 yılında ilk çelik süper yat anlaşmasını imzalayan şirket, sonraki yıllarda birbirinden iddialı projelere imza attı.

42 metrelik Gwelio yelkenlisi, 40 metrelik Serenitas II ve 45 metrelik Aquarius bunlardan sadece bazıları.

Özellikle Aquarius, düşük yakıt tüketimi ve uzun menziliyle uluslararası sektörde büyük ilgi gördü.

2018 yılında geliştirilen Virtus serisi ise Mengi Yay’ın mühendislik ve tasarım kabiliyetlerini bir kez daha ortaya koydu.

Bugün şirket bünyesinde 200’ü aşkın çalışan bulunuyor ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen müşteriler için milyon euroluk projeler üretiliyor.

Acun Ilıcalı gibi tanınmış isimlerin de tercih ettiği Mengi Yay Yatçılık, Türk yat sektörünün küresel vitrinlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kastamonu’nun Gururu Olmaya Devam Ediyor

Mengi ailesinin başarı hikâyesi yalnızca bir şirketin büyüme hikâyesi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun yetiştirdiği insanların azim ve çalışkanlıkla neler başarabileceğinin de somut örneği.

Bugün üçüncü kuşak temsilciler Ege Mengi, Ramazan Mengi ve Ramazan Yay da eğitimlerini dünyanın önemli üniversitelerinde sürdürerek şirketin geleceğine hazırlanıyor.

Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin edindiği bilgilere göre, Mengi Yay Yatçılık sürdürülebilir ve çevreci süper yat teknolojileri üzerinde çalışmalarını sürdürürken, Kastamonulu girişimcilik ruhunu dünya denizlerinde dalgalandırmaya devam ediyor.

Sakallı Köyü’nün dağlarında koyun güden bir çocuğun, bugün dünyanın en büyük yat fuarlarında Türkiye’yi temsil eden bir iş insanına dönüşmesi ise Kastamonu’nun hafızasında uzun yıllar anlatılacak başarı hikâyelerinden biri olarak yerini koruyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.