Kastamonu Tren Beklerken Uçaktan mı Olacak? Ray Hayalinin Yanında Pist Kaygısı!
Kastamonu demiryoluna kavuşmayı beklerken, azalan İstanbul uçuşları mevcut ulaşım imkânlarını tartışmaya açtı. Nüfus kaybeden şehir için soru kritik: Yeni yollar beklerken elimizdekinden mi olacağız?

Kastamonu tren beklerken uçaktan mı olacak? Azalan İstanbul seferleri; havalimanının geleceği, nüfus kaybı ve turizm açısından kaygı yaratıyor.
Kastamonu yıllardır demiryolu bağlantısı istiyor. Şehir, trenle birlikte ticaretin canlanmasını ve ulaşım seçeneklerinin artmasını bekliyor. Ancak şimdi başka bir ulaşım başlığı gündemin önüne geçti: İstanbul uçuşlarının azalması. ‘Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan mı olacağız’ endişesi doğurdu.
Bir tarafta henüz gerçekleşmeyen demiryolu beklentisi duruyor. Diğer tarafta ise mevcut hava bağlantısının geleceğine ilişkin kaygılar büyüyor. Böylece Kastamonu’nun ulaşım tartışması, yeni yatırımlarla birlikte mevcut imkânları koruma meselesine dönüşüyor.
Kastamonu Haber ekibimiz, seferlerdeki azalmayı, demiryolu beklentisini ve nüfus verilerini birlikte ele aldı. Ortaya çıkan tablo, ulaşımın şehrin geleceği açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Çünkü mesele yalnızca İstanbul’a hangi gün uçak kalkacağıyla sınırlı kalmıyor.
İstanbul uçuşları azalıyor: Havalimanı kapanacak mı?
Kastamonuhaber.com’dan Funda Şenel’in haberine göre İstanbul uçuşlarında belirgin bir azalma yaşandı. Bazı dönemlerde günde iki uçuş gerçekleşirken, sefer günleri önce dörde, ardından üçe geriledi. Haber, bu değişimin kamuoyunda yarattığı endişeyi gündeme taşıdı.
Ancak burada temel bir ayrım var. Seferlerin azalması, havalimanının kapanacağı anlamına gelmiyor. İncelenen haberde kapanmaya ilişkin resmî bir karar yer almıyor. Dolayısıyla kapanma ihtimalini kesinleşmiş bir gelişme gibi sunmak doğru olmaz.
Aynı şekilde, THY’nin bu hattan zarar ettiği yönündeki değerlendirmeler de doğrulanmış mali veri niteliği taşımıyor. Hattın ekonomik durumunu açıklığa kavuşturmak için şirketin verileri gerekiyor. Buna karşılık, uçuşların azalmasının yarattığı kaygı haberin merkezinde bulunuyor.
Üstelik seyahat planı yapan herkes için sefer sıklığı önem taşıyor. Yolcu, yalnızca gidiş biletine bakmıyor; dönüş gününü de hesaplıyor. Bu nedenle sınırlı seçenekler, uçağı tercih etmeyi zorlaştırabilir.

Demiryolunda asırlık beklenti: Tren hangi aşamada?
Kastamonu’nun demiryolu talebi yeni değil. Anadolu Ajansı kaynaklı, 2 Haziran 2026 tarihli haberde bu beklentinin tarihsel geçmişi anlatılıyor. Eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Kastamonulu temsilcilerin 1927’de Ankara’ya demiryolu talebi götürdüğünü hatırlatıyor.
Aynı toplantıda Başesgioğlu, ulusal demiryolu ağına bağlantı için fizibilitenin tamamlandığını belirtti. Ayrıca çalışmanın bakanlığa teslim edildiğini açıkladı. Projenin 2027 yatırım programına girmesi için ortak çaba hedefini dile getirdi.
Gündemde önce Kastamonu’nun ulusal ağa bağlanması bulunuyor. Ardından İnebolu Limanı bağlantısı ve Taşköprü–Hanönü–Boyabat–Samsun yönündeki seçenekler değerlendiriliyor. Ancak bu açıklamalar, inşaatın başladığı veya açılış tarihinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Demiryolu, yük taşımacılığı ve liman bağlantısı açısından önemli fırsatlar sunabilir. Bununla birlikte yolcu hizmetinin kapsamını, teknik tercihler ve yatırım kararları belirleyecek. Bu yüzden kamuoyunun somut takvim ve proje ayrıntılarına ihtiyacı var.
Tren beklentisi sürerken hava ulaşımındaki daralma da ayrı bir takip gerektiriyor. Her iki başlığın aynı ulaşım planı içinde değerlendirilmesi, şehrin seçeneklerini güçlendirebilir.

Nüfus kaybına ulaşım kaygısı da ekleniyor
Kastamonu’nun nüfus tablosu, tartışmanın bir başka boyutunu oluşturuyor. TÜİK’in 2025 sonuçlarını aktaran verilere göre il nüfusu 379 bin 934’e geriledi. Böylece Kastamonu, bir önceki yıla göre 2 bin 57 kişi kaybetti. Valiliğin internet sitesi de toplam nüfusu 379 bin 934 olarak gösteriyor.
Bununla birlikte nüfus kaybını doğrudan uçuşlara bağlamak mümkün değil. İstihdam, eğitim, yaş yapısı ve göç gibi birçok unsur bu tabloyu etkileyebilir. Ancak ulaşım kolaylığı, insanların yaşama ve çalışma tercihlerini etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Öte yandan havalimanının yolcu potansiyelini yalnızca ilde yaşayan nüfusla değerlendirmek eksik kalabilir. Şehir dışındaki Kastamonulular, öğrenciler, iş insanları ve ziyaretçiler de bu potansiyeli oluşturuyor. Dolayısıyla sürdürülebilir sefer planlaması, farklı yolcu gruplarının ihtiyaçlarını birlikte dikkate almalı.
Buradaki olası risk bir döngüye dönüşebilir. Seçenekler azaldıkça yolcu başka ulaşım yollarını seçebilir. Ardından düşük talep, yeni sefer azaltmalarına gerekçe oluşturabilir. Bu, gerçekleştiği kanıtlanmış bir sonuç değil; planlamada dikkate alınması gereken bir ihtimal.

Turizmin ihtiyacı: Tanıtım kadar ulaşılabilirlik
Kastamonu’nun turizm hedefleri açısından da ulaşım belirleyici bir başlık. Ilgaz, Küre Dağları, tarihî merkez ve sahil ilçeleri farklı ziyaretçi gruplarına sesleniyor. Ancak ziyaretçinin bu seçenekleri değerlendirebilmesi için uygun bir seyahat planı kurması gerekiyor.
Örneğin hafta sonu tatili düşünen biri, dönüş uçuşu bulamadığında başka bir şehri seçebilir. Benzer şekilde tur şirketleri de programlarını ulaşım saatlerine göre hazırlıyor. Bu nedenle seferlerin sıklığı ve devamlılığı, turizm planlamasını etkileyebilir.
Bununla birlikte mevcut bilgiler, Kastamonu turizminin uçuşlar nedeniyle gerilediğini kanıtlamıyor. Böyle bir sonuca varmak için konaklama, ziyaretçi ve yolcu verilerini birlikte incelemek gerekiyor. Buradaki kaygı, ulaşım seçeneklerinin azalmasının gelecekte yaratabileceği kayıplar üzerinde yoğunlaşıyor.
Bu noktada yerel yönetimler, turizmciler, iş dünyası ve havayolu şirketi ortak çalışma yürütebilir. Uygun uçuş saatleri, havalimanı transferleri ve bağlantılı seyahat imkânları birlikte değerlendirilebilir. Ayrıca yolcu verilerinin açık paylaşımı, tartışmayı söylentilerden somut çözümlere taşıyabilir.
Kastamonu’nun önündeki soru bu nedenle güçlü: Tren beklerken uçaktan mı olacağız? Şehrin ihtiyacı, demiryolu hedefini ilerletirken mevcut hava bağlantısını da güçlendirmek. Aksi hâlde yeni bir ulaşım kapısı beklerken, eldeki kapının giderek daralması kaygısı büyümeye devam edecek.