enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

“Bu Adam Gerçekten Çok Farklı!” Tosya’da Kapı Üretiyor, Gönüllere Giriyor

Börekçiler Kapı ve Sacittin Börekçi’nin Tosya’dan köylere uzanan hikâyesi: üretim, dostluk ve yardımlaşmayla anlam kazanan bir esnaflık anlayışı.

“Bu Adam Gerçekten Çok Farklı!” Tosya’da Kapı Üretiyor, Gönüllere Giriyor
20 Ekim 2026 00:00 | Son Güncellenme: 19 Ekim 2026 23:05
A+
A-

Bazı insanlar ürettikleriyle tanınır, bazıları dokundukları hayatlarla hatırlanır. Tosyalı Sacittin Börekçi ise kapı üretirken dostluklar kuran, ticaretin içine samimiyet ve yardımlaşma katan isimlerden biri.

Tosya’dan Dört Kapı İçin Yola Çıktı, Bir Ailenin Gönlüne Girdi!

Yıllar önce onun hakkında yazarken “Bu adam çok farklı!” demiştim. Bugün eski yazımı yeniden okuduğumda, zihnimde yine aynı cümle canlanıyor. Çünkü bazı insanları anlatmak için uzun unvanlara ihtiyaç duymuyorsunuz. Bir davranışları, bir yolculukları, verdikleri bir söz yeterli oluyor.

Tosya’da tanıdığım Sacittin Börekçi de benim için böyle bir insan. Kendisini yalnızca iş insanı diye tanımlamak, tanıştığımız günlerden aklımda kalanları eksik bırakır. Ben onu işiyle birlikte insanlara ayırdığı vakitle hatırlıyorum.

Üstelik bu hatırlayışın merkezinde büyük bir alışveriş bulunmuyor. Bir köy evine gereken birkaç kapı, ardından gelen bir ziyaret var. Bazen bir insanın karakterini en iyi anlatan şey, küçük görünen bir işe gösterdiği özendir.

Börekçiler Kapı’nın Hikâyesinde Emek Var

Sacittin abiyi anlatmadan önce, emeğini verdiği işletmeye de bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü Börekçiler Kapı’nın geçmişi, Tosya’da üretimin nasıl kök saldığını gösteren örneklerden biri.

Börekçiler Kapı firmanın temelleri 1969 yılında atılmış. Ortalıca’da küçük bir atölyeyle başlayan üretim yolculuğu, zamanla daha geniş bir tesise uzandı. Firma dönem dönem Hollanda, Belçika ve Japonya dâhil farklı ülkelere ihracat yapmış.

Bu geçmiş, benim gözümde yalnızca bir işletmenin büyümesini anlatmıyor. Aynı zamanda bir ilçede kazanılan ustalığın uzak coğrafyalarda karşılık bulmasını gösteriyor. Tosya’da hazırlanan bir kapının başka bir ülkedeki evde kullanılması, üzerinde düşünmeye değer bir emek hikâyesi.

Firmanın internet sitesinde Amerikan panel kapı modelleri öne çıkıyor. Ayrıca isteğe bağlı cam bölmeli ve karolajlı seçenekler sunuluyor. Ancak benim hafızamda en güçlü yeri, bütün bu ürünlerden önce, şu söz tutuyor: “İster bir kapı ister bin kapı.”

 

İki Dakikada Kırk Yıllık Dost Olmak

Sacittin Börekçi ile Milli Gazete’nin Kastamonu ilave çalışmaları için Tosya’ya gittiğimde tanıştım. Tanışmamıza vesile olan kişi, değerli dostum Alp Çanta Ali Kuru’ydu. İyi ki o gün yollarımız kesişmiş.

Bazı görüşmelerde önce mesafe vardır. Sohbet ilerledikçe taraflar birbirini tanır, ardından aradaki resmiyet yavaşça azalır. Sacittin Bey’le sohbetimizde ise bu mesafenin oluşmasına pek fırsat kalmadı. Daha ilk dakikalarda, yıllardır tanışıyormuşuz gibi rahat konuşmaya başladık.

Bence bunun sırrı, karşısındaki insana gösterdiği ilgideydi. Konuşurken yalnızca kendi işini anlatmıyor, sizin anlattıklarınıza da kulak veriyordu. Dolayısıyla görüşme, kısa sürede bir iş ziyaretinin sınırlarını aşıp dost sohbetine dönüştü.

Esnaflıkta güvenin böyle küçük anlarda geliştiğini düşünüyorum. İnsan, kendisini rahat hissettiği bir sohbeti kolay unutmuyor. Sonrasında işletmenin adı geçtiğinde, önce o sıcak karşılaşmayı hatırlıyor. Benim için Börekçiler Kapı adı da o günden beri böyle bir anlam taşıyor.

Dört Kapının Peşinden Köye Uzanan Yol

O görüşmeler sırasında bizim köye de dört beş kapı gerektiğini söyledim. Ölçülerini verdim, ihtiyacımızı anlattım. Ancak açık konuşayım; birkaç kapı için Tosya’dan kalkıp köye kadar gideceğini düşünmemiştim.

Aradan bir süre geçti. Bir gün telefonuma gönderdiği videoyu açtım. Bir de baktım ki bizim köye gitmiş! Annemi, babamı bulmuş; çay sofrasında onlarla sohbet ediyor. Ben kapıları konuşurken o çoktan ailemle tanışmıştı.

İşte o an, “İster bir kapı ister bin kapı” sözünü yeniden düşündüm. Benim yaşadığım bu olayda slogan, somut bir karşılık bulmuştu. Siparişin sayısından önce, verilen söze ve kurulan ilişkiye önem vermişti.

Elbette herkesin çalışma düzeni farklıdır. Fakat benim için bu ziyaretin kıymeti büyüktü. Çünkü köydeki bir ihtiyacı ciddiye almış, yolunu ona göre ayarlamıştı. Üstelik geriye yalnızca kapılar kalmamıştı. Annemin, babamın sofrasına katılan yeni bir tanıdık ve anlatacak güzel bir hatıra da kalmıştı.

Yardımlaşmayı Günlük Hayatın İçine Katmak

Sacittin abi hakkında önceki yazımda anlattığım davranışlar arasında, yolculuk duyuruları ayrı bir yer tutuyordu. İstanbul’a giderken götürülecek eşya soruyor, Ankara’dan dönerken ihtiyacı olanlara haber veriyordu. Böylece iş için çıktığı yol, başkasının da işini kolaylaştırıyordu.

Bunun yanında, atölyede kalan talaş ve odun parçalarını ihtiyaç sahiplerine duyurduğunu hatırlıyorum. Bir işletmenin artığı, başka bir evin ihtiyacına dönüşebiliyordu. Bana kalırsa yardımlaşmanın en güzel taraflarından biri de budur: Elinizdeki imkânın kime fayda sağlayacağını düşünmek.

Pandemi dönemindeki maske dağıtımını da aynı anlayışın içinde hatırlıyorum. Ayrıca sokak hayvanlarına ilgisi, gönüllü çalışmalara katılması ve Tosyaspor’da küfürsüz tribünler için gösterdiği gayret, eski yazımdaki diğer gözlemlerimdi.

Daha sonraki haberlerde de benzer bir katkıya rastlıyoruz. 2024 tarihli bir haberde, Tosya Devlet Hastanesi’nin Gebe Okulu ve Kültür Odası için kapı desteği sağlayanlar arasında Börekçiler Kapı’nın adı geçiyor. Böyle örnekler, yerel işletmelerin toplumsal hayata katkısını görünür kılıyor.

Bir Esnafın Ardında Bıraktığı Asıl İz

Bu yazıyı yeniden yayımlarken geçmişteki anılarımı bugünün yeni olayları gibi sunmak istemiyorum. Anlattıklarım, tanıştığımız dönemden bende kalan izler. Fakat zaman geçmesi, o hatıraların değerini azaltmıyor. Aksine, neden hâlâ aklımda olduklarını daha iyi anlamamı sağlıyor.

Bugün alışverişte fiyatı, modeli ve teslimatı konuşuyoruz. Haklı olarak bunlara dikkat ediyoruz. Bununla birlikte, yıllar sonra hatırladığımız ayrıntılar arasında bir selam, tutulmuş bir söz ve içten bir ziyaret de bulunuyor.

Sacittin Börekçi benim hafızamda tam bu noktada duruyor. İşinin peşinden giderken insanlarla bağ kuran, küçük bir ihtiyacı önemseyen, sohbetine samimiyet katan bir esnaf olarak…

Kendisine, ailesine ve birlikte emek verdiği herkese sağlık, huzur ve bereket diliyorum. Tosya’dan köyümüze uzanan o yolculuğu da tebessümle hatırlıyorum.

Yıllar önce “Bu adam çok farklı!” demiştim.

Bugün neden böyle söylediğimi, en iyi o dört kapının hikâyesi anlatıyor.

 

Selam ve dua ile…

 

Ertuğrul Köse

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.