enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9640
EURO
18,5786
ALTIN
1.034,51
BIST
2.863,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Parçalı Bulutlu
29°C
Kastamonu
29°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
30°C
Pazar Az Bulutlu
28°C
Pazartesi Az Bulutlu
28°C

    Karadeniz’in İncisi Samsun Gezilecek Yerler (Bafra, Atakum,19 Mayıs, Çarşamba, Canik…)

    Karadeniz’in İncisi Samsun Gezilecek Yerler nerelerdir? Samsun’un ilçeleri Bafra, Atakum,19 Mayıs, Çarşamba, Canik…
    Karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu ile çevre illeri birbirlerine ve yurtdışına bağlayan bir geçiş güzergahı konumundaki Samsun günümüzde sanayisi, doğası ve kültürel zenginliği ile önemli bir ticaret, turizm ve kültür merkezi konumundadır.

    Karadeniz’in İncisi Samsun Gezilecek Yerler (Bafra, Atakum,19 Mayıs, Çarşamba, Canik…)
    26 Şubat 2022 16:40
    A+
    A-

    Samsun, Kızılırmak ve Yeşilırmak ile birlikte onlarca çay ve ırmağın suladığı, zengin bitki örtüsü ve ormanlık alanları ile doğa severlerin ilgi odağı olan şehir, mavi bayraklı plajların yer aldığı sahil kesimlerinin yanı sıra yayla ve doğa turizmi açısından da zengin bir potansiyele sahiptir.

    Samsun, Türkiye’nin büyükşehir statüsündeki otuz ilinden biridir. Karadeniz Bölgesi’ndeki Orta Karadeniz Bölümü’nde, Türkiye coğrafyasının en kuzeyinde merkezî bir noktada yer alır. Samsun her zaman merek edilen ve araştırılan bir şehirdir. Atatürk ve 19 Mayıs ile özdeşleşen bir şehir olduğu için gezilecek yerleri hep merak edilen bir şehir… Bizde merak edenler için Samsun, Bafra, Atakum, 19 Mayıs, Canik, Havza…

    İşte Samsun ve ilçelerinde gezilecek yerler

    Samsun Gazi Müzesi

    Mıntıka Palas Oteli, 1902 yılında Jean İonnis Mantika tarafından bir otel olarak inşa edilmiştir. İki katlı olan yapının dış duvarları yığma tuğla, iç bölmeleri bağdadî olarak yapılmıştır. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktığında bu otelde kalmıştır.

     ​

    Mustafa Kemal Paşa’nın Mıntıka Palas Oteli’ne yerleşmesiyle ilgili olarak yapılan hazırlıkları o dönemde Canik Livası Muhasebe-i Hususiye Müdürü olan Osman (Atlı) Bey şöyle anlatıyor:
    “Ben o zaman Samsun Muhasebe-i Hususiye Müdürü idim. Bir akşam Mutasarrıf Ethem Bey beni evine çağırttı. İstanbul’dan bir Paşa başkanlığında bir teftiş kurulu hareket etmiş. On sekizinde burada olacaklarmış. Birkaç gün kalacağı için kendisine ve maiyetine bir yer hazırlayalım. Bunu İstanbul’dan Dâhiliye Nezareti bize bildirdi. Zaman da malum… Kimseden fedakârlık istemeyeceğimize göre meseleyi aramızda halletmeliyiz. Umudum sizde. Yarın sabahtan itibaren bu işle meşgul olunuz’ dedi.
    Gece bir hayli düşündüm. Hemen aklıma evimin yanında bulunan boş durumdaki Mıntıka Palas Oteli geldi. Ertesi sabah binanın sahibiyle anlaşıp oteli açtırdım. Askeri hastaneden karyola, evden ve komşulardan yatak ve yorgan getirttim. Daireden masa, sandalye, yazı takımı gibi eşyayı da getirterek odaları, salonu, mutfağı donattık.”
    12 Haziran 1926 tarihinde bu bina Samsun halkı adına Mustafa Kemal Paşa’ya armağan edilmiştir. Atatürk’ün ölümünden sonra önce kız kardeşi Makbule Atadan’a geçmiş 1939 yılında ise 19 Mayıs Halk Müzesi yapılmak üzere Samsun Belediyesi’nin sorumluluğuna teslim edilmiştir. Üst katı müzeye dönüştürülen binanın alt katı 1985-1995 yılları arasında Oda Tiyatrosu olarak hizmet vermiştir. 1997 yılına kadar Samsun Belediyesi sorumluluğunda kalan bina bu tarihten sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilerek gerekli düzenlemeler ve onarımlar yapıldıktan sonra 8 Kasım 1998 tarihinden itibaren Samsun Gazi Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır.
    Binanın giriş ve üst katında 191 adet eser sergilenmektedir. Ayrıca üst kattaki salonda 19 Mayıs 1919’da Atatürkle beraber Samsun’a çıkan 18 silah arkadaşının balmumu heykelleri de ziyarete sunulmuştur.
    Gazi Müzesini sanal olarak ziyaret etmek için tıklayınız.

    Samsun Amisos Tepesi

    Amisos‘un kuruluşu ve gelişmesi tarihi kaynaklara ve arkeolojik verilere göre başlıca dört aşamada gerçekleşmiştir.

    1.Dönem (MÖ 6’ncı yüzyılın başı): Sinop’ta bir koloni oluşturan Miletoslular‘ın küçük bir yerleşim olan Amisos’a egemen olup Karadeniz ile Anadolu’nun içlerini bağlayan ticaret yolunun başlangıcı olarak kullanılması.

    2.Dönem (MÖ 6’ncı yüzyılın ilk yarısı): Kapadokyalılar’ın Amisos’a yerleşmesi.

    3.Dönem (MÖ 6’ncı yüzyıl ortası): Kapadokyalı liderin Foçalılar’a yerleşme izni vermesi ve kentin büyüyüp gelişmesi.

    4. Dönem (MÖ 437): Sinop’tan gelen Atinalılar’ın Amisos’a yerleşmesi ve kentin adının Peiraieos olarak değiştirilmesi.

    Miletoslular, Toraman Tepe sırtlarında kent surlarını yapmış, caddeler, sokaklar, meydanlar oluşturmuş, dini yapılar ve evler kurmuşlardır. Tepenin doğusunda liman vardır. Buluntular, limanın gerisinde bir Aşağı Kent kurulduğunu göstermektedir. Buluntulara göre Toraman Tepe’nin sırtında kurulan Yukarı Kent’in 44 hektarlık bir alanı kapsadığı söylenebilir. Kentin doğu, batı ve güneyindeki yamaçlar mezarlık olarak kullanılmıştır. Yukarı Kent yönetici, asker, tüccar, din adamları, toprak sahipleri gibi varlıklı sınıfların yaşadığı yerdir. Liman yakınındaki Aşağı Kent’te ticari depolar ve limanda çalışan denizciler, köleler ve diğer çalışanlar vardır. Malları Anadolu’nun içlerine götüren arabalar ve katırların ahırları, görevlilerin barınakları da buradadır.

    2004 yılında başlatılan kurtarma kazılarıyla birlikte Baruthane Tümülüsleri olarak adlandırılan iki yığma tepenin altından mezarlar ortaya çıkarılmıştır. Baruthane Tümülüsleri‘nin Mitridates sülalesinin hüküm sürdüğü Helenistik Dönem’de yapıldığı anlaşılmaktadır. Samsun Müzesi ile İstanbul Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü bilimsel kazıların sonunda iki ayrı mezar ortaya çıkarılarak ziyarete açılmıştır.

    İlkadım ilçesi Cedit Mahallesi’nde yapılan bir kurtarma kazısında Amisos Dönemi’ne ait bir aile mezarı ve bu aileye ait hazine ortaya çıkarılmıştır. Mezardan çıkarılan buluntular, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi‘nin en değerli koleksiyonlarından birini oluşturmaktadır. Amisos’ta nasıl bir yaşam zenginliği olduğunu da gösteren bu altın ziynet eşyaları (ölü armağanları), çanak-çömlek, cam ve mermerden yapılmış arkeolojik eserlerin incelenmesinden, erkek mezarının Pontus Krallığı’nın en üst düzeydeki yöneticilerinden birine, diğer mezarların da bu kişinin eşi ve kızına ait olduğu düşünülmektedir. Mezarda bulunan toprak, cam, metal ve mermer eserler MÖ 4’üncü yüzyıla tarihlenmiştir.

    Samsun Bandırma Gemi Müzesi

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli bir rolü olan Bandırma Gemisi, 1878 yılında Glasgov’da “Trocadero” ismiyle inşa edilmiş ve sorasında Kymi adıyla uzun yıllar yük taşımıştır. 12 Aralık 1891 yılında batan gemi çıkarılarak onarılmış ve aynı yıl içinde yeniden yüzdürülmüştür.

    1894 yılında o zamanki Deniz Yolları İşletmesi anlamına gelen İdare-i Mahsusa’ya nakledilen gemi bu tarihten itibaren “Panderma” adıyla Osmanlı denizlerinde yük ve yolcu taşımaya başlamıştır. 28 Ekim 1910 tarihinde İdare-i Mahsusa adı “Osmanlı Seyrüsefain İdaresi” (Osmanlı Denizcilik İşletmesi) olunca geminin adı “Bandırma” olarak değiştirilmiş ve posta vapuru haline getirilmiştir.

    19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun’a getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etmiş ve 1924 yılında “Türkiye Seyrüsefain İdaresi” tarafından hizmet dışı bırakılmıştır. 1925 yılında İlhami Söke’ye satılan gemi aynı şahıs tarafından 4 ay içinde Haliç’te sökülmüştür. Geminin orijinal çizimleri referans alınarak yeniden yapılmış ve 07 Şubat 2005 tarihinde Bandırma Vapuru’nun kullanım hakkı ve işletmesini devralan Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından müze haline dönüştürülerek 19 Mayıs 2006 tarihinde ziyarete açılmıştır.

    Gemi içindeki kamarada Mustafa Kemal Paşa ve dört silah arkadaşının balmumu heykelleri bulunmaktadır.

    1878 yılında imal edilmiş duvar saati, telefon, harita ölçüm malzemeleri, yangın tüpü, masa ve sandalyeler, burada sergilenen diğer eserlerdir.

    35.000 metre kare alana kurulmuş olan Milli Mücadele Parkı ve Açık Hava Müzesi bünyesinde; Çanakkale Savaşı’ndan düşmanın İzmir’de denize dökülüşüne kadar süren zorlu mücadeleyi simgeleyen seramik rölyefler bulunmaktadır.

    Müzede ayrıca Samsun ve ilçelerinden İstiklal Savaşı’nda kaybettiğimiz 1200 şehidimizin adlarının yer aldığı şehitler yazıtı, Milli Mücadele’yi anlatan 10 adet bronz rölyef, yedi figürlü Milli Kurtuluş Anıtı ve İstiklal Mücadelesi’nde kahraman Mehmetçik tarafından kullanılan top, tüfek, torpido, denizaltı mayınları ve uçaksavar gibi savaş malzemeleri de sergilenmektedir.

    Bandırma Gemi Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

    Canik İlçesi Bandırma Plajı içinde yer almaktadır. Havaalanına 24, otogara 6 km mesafededir. Şehir içinden dolmuşlarla ya da sahil yolundan faytonlarla ulaşılabilir.

    Samsun Hayvanat Bahçesi

    Samsun Hayvanat Bahçesi, Sevgi Parkı’nın yanında 22 dönümlük bir arazi üzerinde kuruludur ve Karadeniz Bölgesi’nin en büyük hayvanat bahçesidir.

    Samsun Amazon Köyü

    MÖ 3 bin ila 2 bin yılları arasında, kentler-devletler kurup anaerkil bir şekilde hayatlarını sürdüren Amazonlar bir dönem Terme’de de yaşamışlardır. Onların anısına İlkadım Batıpark içerisinde bir Amazon Köyü oluşturulmuş ve bu yürekli, mert, savaşçı kadınların günlük yaşamını yansıtan balmumu heykelleri yerleştirilerek ziyaret açılmıştır.

    Samsun Onur Anıtı

    Samsun’un simgesi sayılan bronz Atatürk heykeli, Samsun halkı tarafından Avusturyalı heykeltıraş H. Kriphel’e yaptırılmıştır. Heykel bir Alman vapuruyla 15 Kasım 1931 tarihinde Samsun’a getirilmiştir. Vapurdan çıkarılan heykelle birlikte H. Kriphel ve Mayer isimli Viyanalı bir mühendis de Samsun’a gelmişlerdir. Gazi Heykeli’nin açılma töreni 15 Ocak 1932 Cuma günü büyük bir kalabalığın katılımıyla gerçekleşmiştir.

    Samsun’un Onur Anıtı olan bu heykelin kaidesiz yüksekliği 4.75 metre, kaideli 8.85 metredir. Büyük bir kaide üzerinde şahlanan bir at üstünde Atatürk, bütün heybeti ile görülmektedir. Gururlu bir anlatımla batıya ve çok uzaklara dikilen bakışları azim doludur. Şahlanan atın üzerinde dimdik bir vücut oturmaktadır. Bu oturuşta bir korkusuzluk ifade edilmektedir. Sert çelik bir kol kılıca uzanmıştır. Kaidenin yanlarında iki kabartma ve öteki yanlarında da yazılar vardır. Kabartmanın birinde, iskelede sandalın yanında mermi ve cephane taşıyan insanlar görülmektedir. Arkalarında bir de top arabasının bulunması, savaş anını canlandırdığını gösterir. Diğer kabartmanın ortasında Atatürk, tüm özellikleri ile dimdik, büyük bir zafer simgesi olarak durmaktadır. Başı halka dönük ve halk ile el eledir. Çevresi Türk Ulusu’nun yaşlısı, köylüsü, kentlisi ile doludur.

    Heykelin kaidesindeki yazılar ise şöyledir: a) Vatanda Milli Mücadeleye başlamak için Gazi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı. b) Bu heykel, Samsun Vilayeti halkı tarafından 29 Ekim 1931 tarihinde dikildi.

    Samsun Tekkeköy Mağaraları

    1940 yılında yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Hitit ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Buluntular arasında çark yapımı, devetüyü, kırmızı renkli seramikler çoğunluktadır. Eski Tunç Çağı katında ise çok sayıda gömüt, el yapımı seramik buluntular, siyah zemin üzerine beyaz boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli, çizgi bezekli kaplar, kabartma insan yüzlü vazolar (antropomorf) gün ışığına çıkarılmıştır.

    Samsun Kurtuluş Yolu

    Mustafa Kemal Atatürk’ün, kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere 18 arkadaşıyla birlikte 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ayak bastığı iskeledir. Yüreği vatan sevgisi ile dolu bir avuç yiğidin bu kutsal yürüyüşünün başlangıcına tanıklık eden bu tarihi iskele aslına benzer şekilde yeniden yapılmıştır. Böylece Türk Ulusu’nun yeniden doğuşu olan 19 Mayıs 1919 sabahı ölümsüzleştirilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının iskeleye çıkışları ve onu karşılamaya giden Samsun halkı, balmumu tekniği ile birebir ölçülerde özel olarak heykelleştirilmiştir. Kurtuluş Yolu’nu gezerken kurtuluş savaşımızın başlangıç anına da tanıklık etmek mümkün olmaktadır.

    Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti

    Kızılırmak Deltası, 56 bin hektar genişliğinde, irili ufaklı 20 adet göl ile büyük bataklık ve sazlık alanlardan oluşması, çok büyük bir alana sahip olması ve de barındırığı kuş sayısı bakımından yalnızca Türkiye için değil tüm dünya ekolojisi açısından büyük öneme sahiptir. Yaban hayatı geliştirme sahası olarak ilan edilen bu alan Ondokuzmayıs, Bafra ve Alaçam ilçelerini kapsamaktadır. Doğal özellikleri büyük ölçüde korunabilmiş, ülkemizin Karadeniz kıyısındaki tek sulak alanıdır. Kızılırmak Deltası, göç sırasında Karadeniz’i doğrudan aşan kuş türleri için yaşamsal önem taşımaktadır. Batı Palaearktik bölge içerisinde yaklaşık 1.100 kuş türü yaşamakta olup bu türlerin yüzde 40’ı yani yaklaşık 460 çeşidi Türkiye’de belirlenmiştir. Bu bölgedeki kuş türlerinin ise yaklaşık yüzde 35’i Kızılırmak Deltası’nda tespit edilmiş olup yaklaşık yüzde 15’i burada üremektedir.

    Samsun Lâdik Akdağ Turizm Merkezi

    Lâdik İlçesi’nin sırtını yasladığı 1800 metre yükseklikteki Akdağ, adından da anlaşılacağı üzere kış ayları boyunca beyazlara bürünür. Bugüne dek yalnızca yöre halkının nimetlerinden faydalanabildiği Akdağ, aslında her zaman ilgi odağıydı. Daha çok yaz aylarında yapılan yayla şenlikleri ile adını duyuran yaylanın uygun zemini birçok çim kayağı meraklısının dikkatini çekmiş, ve daha sonraları bu amaçla birçok organizasyona ev sahipliği yapmıştır. Geçtiğimiz yıllarda yapılan 1500 metre uzunluğundaki telesiyej ve konaklama amaçlı yatırımların ardından bölge kış turizmine de uygun hale gelmiş ve turistik kayak tesisi hüviyeti kazanmıştır. Konumu dolayısıyla Samsun’un yanı sıra; Amasya, Çorum, Tokat gibi civar illerin de yoğun ilgisiyle her geçen gün daha çok tanınan ve ziyaret edilen “Ladik Akdağ Kış Sporları Merkezi” bölgenin kış turizmi odaklarından biri haline gelmiştir.

    Samsun’a 75 kilometre mesafede bulunan Ladik; kaplıcaları, kayak merkezi ve doğal birçok güzelliği ile cazibe merkezidir. Kış sporları tesislerine özel aracınızla veya yerel turizm şirketlerinin düzenlediği günübirlik organizasyonlara katılarak ulaşabilirsiniz. Ladik ilçe merkezinden geçtikten hemen sonra birkaç kilometrelik tırmanma hattında yol alarak tesislere ulaşmak mümkün. Tırmandıkça artan yükseklikle birlikte ortaya çıkan panoramik manzara izlenmeye değer. Ladik gölü ve Ladik ovası bu yükseklikten büyüleyici görünüyor. Hafta sonları oldukça kalabalık olan tesis şimdilik kayak merkezi, dört mevsim motel ve restoran olarak kullanılan bir binadan ve zirveye uzanan uzunca bir telesiyejden oluşuyor. Tesiste konaklama ve yeme içme olanaklarının yanı sıra; kayak kiralama, atv safari, kar motosikleti turları gibi birçok sportif imkan da mevcut. Kayak haricinde ise yeni başlayanlar ve çocuklar için daha az eğimli pistte kullanılmak üzere kızak kiralamak da mümkündür. Birbiri ardına sıralanan bembeyaz tepelerdeki kar manzaraları, çevre yürüyüşleri ve fotoğraf çekimleri için oldukça uygun. Tesislerden zirveye telesiyejle ulaşmak ise 10 dakika kadar sürüyor. Kayak yapma niyetinde olanlar için pistin genişliğinin ve eğiminin her seviyedeki kayakçı için gayet uygun olduğunu söyleyebiliriz. Hafta sonunu doğa, spor ve kar manzarasıyla süslemek isteyenler için Lâdik Akdağ Tesisleri ailece güzel vakit geçirebileceğiniz oldukça hoş bir mekândır.

    Samsun Bafra Kolay Turizm Merkezi

    Derbent Barajı’nın yapımıyla birlikte oluşan baraj gölü bir doğal güzellik meydana getirmiştir. Kızılırmak boyunca uzanan bu eşsiz güzelliği, hemen yanı başındaki Asarkale kaya mezarları tamamlamaktadır. Asarkale, Gizli geçitten yukarı çıkışı sağlayan merdivenleri ile etap etap sizi yukarıya çıkaran, dev bir kaya kütlesinin üzerine oturtulmuş bir yapıdır. Baraj gölünün iki yanında dik yarlara oyulmuş Kaya mezarları, Paflagonya, Akalan Şelaleleri insanda hayranlık uyandırmaktadır. Yol boyunca gelişimini sürdüren organik mısır tarlaları ekilidir. Bu bölgede dağların tepesinden baraj çevresine kadar her karış toprakta tarım yapılmaktadır.

    Bazı alanların Turizm Merkezi ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilanı hakkındaki ekli kararın yürürlüğe konulması; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 22.03.2011 tarihli ve 59756 sayılı yazısı üzerine, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 3.maddesi ile 16.04.2004 tarihi ve 2004/7253 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile turizm Merkezlerini belirlenmesine ve ilanına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 26.04.2011 tarihi kararlaştırılmıştır.

      Samsun Atakum Sahil Yolu

    Karadeniz’in en büyük sahili olarak bilinen Atakum Salih Yolu, Samsun’un gezi mekanlarından biridir. Sahil yolu boyunca kumsalları, yeme, içme yerleri, alışveriş merkezi, sinema, dinlenme alanları, parklar ve iskeleler bulunmaktadır. Tatilinizi denizde güneşlenerek, gün batımında iskelede ve sahil yolunda yürüyerek, eğlenerek geçirebilir, yaşamın tadını çıkarabilirsiniz.

    Samsun İkiztepe

    Yüzey araştırmalarında Eski Tunç Çağı ile Erken Hitit Dönemi yerleşimleri olduğu anlaşılmıştır. İkiztepe’yi oluşturan yükseltiler dört gruba ayrılmıştır. İkiztepe’nin ilk katı MÖ 2. bin başlarında yoğun yerleşmeye sahne olmuştur. İkinci katta, Tunç Çağı yapı kalıntıları ve erken Hitit dönemine tarihlenen çok sayıda gömüt bulunmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu, metal gereçler, kemik iğne ve bizler ölü armağanı olarak bırakılmıştır. Bu armağanlar, çark yapımı seramikler, kırmızı renkli kadehler, gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe II’nin Tunç Çağı seramik buluntuları, deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar ilgi çekicidir.

    Samsun Sahiller

    Uçsuz bucaksız sahiller, gelişen plajlar Samsun, Orta Karadeniz’de yer almaktadır. Karadeniz sahilinin toplam uzunluğu 120 kilometredir. Alaçam’dan başlayan ve Terme Miliç’e kadar uzanan bu sahil, derinliği kimi yerlerde 200 metreye ulaşan kumsalı içermektedir. İnce kumlu güzel bir kumsaldır. Samsun merkezden ve özellikle Atakum Bölgesi’nden başlayarak plaj sayısı da çoğalmaktadır. Yine Atakum ve Ondokuzmayıs bölgelerinden başlayarak sahil otelleri de inşa edilmeye başlanmıştır. Kıyı şeridi neredeyse Bulgaristan’ın yarısı kadar uzunlukta sahile sahiptir.

    Samsun Canik Oyuncak Müzesi

    Canik Oyuncak Müzesi; “Geleneksel’, ‘fabrikasyon’, ‘yabancı’, ‘antik’ ve ‘yerli’ kategorilerinde bine yakın oyuncağın yer aldığı Türkiye’nin en büyük oyuncak müzesidir. Müzede çocuklar hayal dünyalarını genişletirken, oyuncakların tarihi serüvenini de öğrenme imkanı bulmaktadır. Sergilenen eserlerden en eskisi 18’inci yüzyıla ait bir figür ve en yenisi ise 1982 yılına ait bir barbi bebektir.

    Samsun Şahinkaya Kanyonu

    Kızılırmak üzerine kurulu olan Altınkaya Baraj Göleti üzerinde bulunan ve Vezirköprü’ye 13 km uzaklıkta bulunan Şahinkaya Kanyonu Altınkaya Barajının en derin yeri olma özelliği ile dikkat çekmektedir. Yaklaşık 1500 metre uzunluğunda olan kanyon, Kızılırmak’ın turkuaz rengi sularının üzerinde göz kamaştırmakta ve heybetiyle görenleri büyülemektedir.

    Samsun Kent Müzesi

    Samsun Kent Müzesi binaları kentin demiryolu tarihi açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Cumhuriyetten önce yabancı şirketler tarafından işletilen hatlar Cumhuriyet ile birlikte hızla devletleştirilmiş, yurdun önemli bir bölümü demir ağlarla örülmüştür. Demiryollarına gösterilen bu önem kurumun çalışanlarına da yansımıştır; bu büyük ve önemli kurumun personeline lojmanlar tahsis edilmiştir

    Kent Müzesi binalarını oluşturan iki ana ahşap yapı, bu doğrultuda 1928 yılında Samsun-Sivas Demiryolu İnşaat ve İşletme İdaresi ve Devlet Demiryolu Lojmanı olarak inşa edilmiştir. Bodrum üzerine iki katlı olan ahşap yapıların zemin katları idari ofis, birinci katları ise lojman olarak kullanılmıştır. Bu yapıların yanındaki Cumhuriyet Caddesi tarafındaki ufak bina ise 1936 yılında müştemilat olarak kullanılan yapının yerine yapılmıştır. Bu ek yapı uzun yıllar Demirspor Kulübü’nün lokali olarak kullanılmıştır.

    Demir Spor Lokali

    Cumhuriyetin ilanından sonra demiryoluna ağırlık verilen Türkiye’de, bir kentten demiryolunun geçtiğinin önemli bir göstergesi, kentin adıyla anılan bir “Demirspor” kulübüne sahip olmasıydı. Demirspor kulüpleri, demiryollarının getirdiği değişimlerle birlikte kentin sosyal ve kültürel yapısını etkilerken, Türkiye spor tarihinin önemli geleneklerinden birini oluşturmuşlardı. Samsun Demirspor’un resmi kuruluş tarihi 19 Şubat 1945 olmasına karşın Samsun demiryolcuları 1929’da Şimendiferspor adıyla bir kulüp kurmuşlardır. Kulüp “Samsun Demirspor”a dönüştüğünde diğer “Demirspor”larda olduğu gibi, devlet demiryollarının demir kanatlarını ve mavi-lacivert logo renklerini formasına taşımıştır. Kulübe bir de lokal tahsis edilmiştir. Günümüzde Samsun Kent Müzesi’ne dönüştürülen demiryolu lojmanlarının yanındaki bu lokal, Demirsporluların ve demiryolu personelinin uzun yıllar buluşma noktası olmuştur.

    Kent Müzesine Doğru

    2004 yılında Tarihi Kentler Birliği’ne üye olan Samsun’da kent belleğinin kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalara başlanmıştır. 2007 yılında kentin tarihi ve kültürel değerlerinin korunması yolunda gerçekleştirilen çalışmalar hız kazanmış, kent belleğinin aktarılabileceği ve toplumsal hafızayı canlı tutacak bir kent müzesi projesi oluşmaya başlamıştır. 13 – 15 Mayıs 2011 tarihleri arasında Samsun’da gerçekleşen “Her Kente Kent Müzesi” konulu Tarihi Kentler Birliği toplantısının ertesinde ise proje hayata geçirilmiştir. Müzenin yer tespiti, içeriği ve projelendirilmesi Prof.Dr. Metin Sözen ve ÇEKÜL’ün katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda TCDD’ye ait lojmanlar ve Demirspor Lokali binası 2011 yılında kamulaştırılmıştır.

    Sekiz ay içerisinde tamamlanan restorasyon çalışmasının ardından kent müzesi binalarının tasarım ve içerikleri oluşturulmuş, Samsunluların ve birçok kurumun desteği ile müze içerikleri kent belleği açısından değerli objelerle tamamlanmıştır. Böylece hem Devlet Demiryolları ve Demirspor açısından bir tarihi yansıtan, hem de bahçesinde düzenlenen kutlama törenleriyle tüm Samsunluların hatıralarında ayrı bir yere sahip olan bu yapı grubu, Samsunluların geçmişiyle buluşabileceği bir merkez olarak kente kazandırılmıştır. Müzede Samsunlu ünlüler, şehrin kronolojik tarihive tütüncülük üzerine çeşitli eserler sergilenmektedir.

    Samsun Havza 25 Mayıs Termal Ve Kaplıcalar Bölgesi İmaret Mahallesi Turizm Merkezleri

    Havza, kaplıcalarıyla termal turizmde öne çıkan ve yeni yatırımlar yapılarak potansiyelini daha yukarılara çıkarabilecek ilçemizdir. 19.01.1998 tarihinde Kılavuz Ormanı Bölgesi 25 Mayıs Termal Turizm Merkezi, 19.04.1989 tarihinde de Bakanlar Kaplıcalar Bölgesi Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Havza kaplıcaları 2000 yılından beri sağlık merkezi olarak bilinmektedir. Kaplıca sularının, romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kadın hastalıkları, sinirsel hastalıklar, eklem hastalıkları ve kireçlenme gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etki yaptıkları tıbbi olarak kanıtlanmış olması, bu yönden büyük önem taşımaktadır.

    Havza’nın termal su varlığını değerlendirmek üzere Samsun Valiliği ve Havza Belediyesi tarafından Termal Su Yönetim Birliği kurulmuştur. Birliğe Bekdiğin ve Ilıca Belediyeleri de üye olmuştur. Birliğin çalışmaları kapsamında Havza Hamamayağı jeotermal havzası, Bekdiğin Ilıca ve Karameşe bölgelerinde jeotermal, jeolojik ve jeofizik çalışmaları tamamlanarak termal su potansiyeli belirlenmiştir. Sağlık Turizmiyle beraber düşünebileceğimiz Termal Turizmi Samsun’da şimdiye kadar daha çok iç turizme yönelik hizmet vermişse de dış turizme yönelik çalışmalar hızla gelişim göstermektedir. Termal turizimde Havza kaplıcaları ve Ladik Hamamayağı kaplıcalarından yılda yaklaşık 200 bin kişi yararlanmaktadır.

    Samsun Anadolu Aslanı

    Batıpark Amazon Adası’nda iki tepeye kafe ve seyir alanı olacak şekilde konumlandırılmış dev aslan figürlerinde yansı gösteri merkezi, kafeterya ile hediyelik eşya satış reyonu yer almaktadır.

     

    Samsun Vezirköprü Turizm Merkezi

    Samsun’un yüzölçümü bakımından en büyük İlçesi olan Vezirköprü’de halkın çoğu köylerde yaşamaktadır. Vezirköprü, kültür varlığı açısından en zengin İlçemizdir. Küçük dereleri, çimenleri, 60 metreye ulaşan çam ağaçları ile milli park olabilecek doğal güzelliğe sahiptir. Geyik üretme çiftliği de ilgi odağıdır. Kunduz Dağı, Vezirköprü’ye 50 kilometre uzaklıkta cennetten bir köşedir. Ormanlık alanında dinlenme, eğlenme, spor, piknik, gezinti ve daha pek çok etkinlik yapılabilir. Binlerce yıllık geçmişi ile bugün arasında bir geçiş kabul edebileceğimiz Taşhan ve konutlar gibi sivil mimari örnekleri buralara ayrı bir anlam yüklemektedir.

    Hititlerin kutsal kenti Nerik burada inşa edilmiştir. Yine bu yöreyi eşsiz kılan bir özelliği de ünlü Şahin Kanyonudur. Baraj gölünün oluşturduğu bu güzelliğin içerisinde tadına doyulmaz bir feribot gezisi yapabilirsiniz. Bazı alanların Turizm Merkezi ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilanı hakkındaki ekli kararın yürürlüğe konulması; Kültür ve Turizm Bakanlığı 22.03.2011 tarihi ve 59756 sayılı yazısı üzerine, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nu 3.maddesi ile 16.04.2004 tarihi ve 2004/7253 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile turizm Merkezlerinin belirlenmesine ve ilanına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 26.04.2011 tarihi itibarıyla Turizm Merkezi olması kararlaştırılmıştır.

    Samsun 19 Mayıs Turizm Merkezi

    Nebiyan, Samsun’un benzersiz güzellikleri arasındadır. Fotoğraf makinesiyle her açıdan ayrı bir bölümü ölümsüzleştirmek isteyenleri, en çok heyecanlandıracak olan yerlerden biridir. 19 Mayıs İlçesi sırtlarında, ilçe merkezinden güney yönünde 20 kilometre uzaklıkta bulunan Nebiyan Dağı ve ormanları, her mevsim sunduğu doğası ve manzaralarıyla görülmeye değer bir coğrafyaya sahiptir. Üst kesimlerinde bulunan Nebiyan Yaylası tipik Karadeniz yayla özelliği taşır. Nebiyan Ormanları uçsuz bucaksız kayın ağaçlarının, yeşille gökyüzünün sonsuz mavisinin kesiştiği bir yerdir.

    Dört mevsim yapılabilecek doğa yürüyüşü, dağ bisikleti, yamaç paraşütü ve arazi araçları için heyecan dolu geziler bizim ilk önereceğimiz etkinlikler arasındadır. Nebiyan ayrıca, dağ turizmi açısından da ideal bir yer konumundadır. Galeriç su basar ormanları, kuş cenneti özgürce doğayla baş başa olmak isteyenlerin ilk tercih edecekleri yerlerdendir. Yılkı atlarının ve su birikintilerinin içinde, çamur banyosu yapan mandaların yanı sıra, yüzlerce kuş çeşidi barındıran bir cennettir.

    Buz gibi dağ sularının beslediği derelerinin hemen yanı başında kurulmuş alabalık tesisleri de bulunmaktadır. Dilerseniz orman içinde sizler için hazırlanmış kulübe ve kamelyalarda kendi pişirdiğiniz yiyeceklerinizi de ormanlarından salınan bol oksijenle birlikte vücudunuza sindirebilirsiniz. Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 3 üncü maddesi ile 16/4/2004 tarihli ve 2004/7253 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 26/09/2011 tarihinde kararlaştırılarak, 23 Ekim 2011 tarihli ve 28093 sayılı resmi gazetede yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 2011/2295 sayılı kararıyla; Samsun 19 Mayıs İlçesi Nebiyan Bölgesi ‘Turizm Merkezi’ olarak ilan edilmiştir.

    Samsun Havza Atatürk Evi Müzesi

    Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 25 Mayıs–13 Haziran 1919 tarihleri arasında Milli mücadelenin ilk meşalesini yaktığı dönemde ilk karargahı olarak kullandığı Mesudiye Oteli, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kararıyla taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Osmanlı tapu kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla binayı otel haline getirerek işletmeye açan ilk kişi Havza eşrafından Hurdazlı İsa Efendi isimli bir şahıstır. Mesudiye Oteli’ni bir süre kendisi çalıştıran İsa Efendi 1917 yılında oteli, o yıllarda aynı zamanda Maarif Hamamı’nın da müsteciri olan Ali Baba’ya devreder. Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basışından altı gün sonra karargâhını Havza’ya taşıyacağı haberi üzerine dönemin Kaymakamı Fahri Bey, o yıllarda Havza’nın en seçkin konaklama merkezi durumunda olan Ali Baba’nın Mesudiye Oteli’ni bir aylığına kiralamış, Paşaya ve karargâhında bulunan askeri ve sivil memurların istirahatine tahsis etmiştir.

    Cadde üzerinde bulunan kâgir bina zemin kat üzeri iki katlıdır. Birinci katta 4, ikinci katta 5 oda bulunmaktadır. Tavan ve tabanı ahşap olan bina kırma çatı ile örtülüdür. Otelin birinci katında kuzeybatı ve kuzeydoğu yönünde bulunan karşılıklı iki oda biri çalışma odası diğeri yatak odası olarak paşa için hazırlanmış, maiyetindeki askeri ve sivil memurların bir bölümü otelin üst katında bulunan odalara yerleştirilirken bir bölümü de Havza’nın ileri gelenlerine ait konaklarda ağırlanmışlardır.

    Çalışma Odası: Atatürk’ün Havza’da bulunduğu 25 Mayıs–13 Haziran 1919 tarihleri arasında çalışma odası olarak kullandığı bölümdür. Havza’da bulunduğu süre içerisinde kendisini ziyarete gelen birçok heyeti burada kabul etmiştir. Bu odada sergilenen telgraf maniplesi Mustafa Kemal Paşa’nın başta Havza Genelgeleri olmak üzere Havza’da yaptığı yazışmaları arkadaşlarına, ordu komutanlarına, Valilere ve ilgili diğer kimselere ilettiği ilk haberleşme aygıtıdır. Türkiye Cumhuriyeti için yaptırılmış olan ilk Cumhurbaşkanlığı forsu da çalışma odasında sergilenen eserler arasındadır.

    Yatak Odası: Atatürk Havza’da bulunduğu süre içinde bu odada istirahat etmiştir. Odada yer alan karyola, yatak, yatak örtüsü ve diğer yatak odası takımının tamamı Atatürk’ün Havzaya geldiği yıllara ait orijinal eşyalardan seçilmiştir.

    Samsun Panorama Müzesi

    Panorama 1919 Müzesi, dijital ve diagromik olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Diagromik bölümde Türkiye’nin en büyük yağlı boya tablosu bulunmaktadır. Bu tablo Mustafa Kemal Atatürk’ün Dikmen sırtlarında Seymenler tarafından karşılanışını simgelemektedir. Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Samsun Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile eski Yaşar Doğu Spor Salonu’nda gerekli düzenlemeleri yapılan müze, üstü kapalı olan tek panoramik müze olarak Karadeniz Bölgesi’nde bir ilk olma özelliği taşımaktadır.

    Samsun Kaledoruğu Höyüğü

    Kavak İlçesi’nde bulunan höyükte, Eski Tunç Çağı buluntuları 1940-1942 yıllarında yapılan kazılar sonucu günı şığına çıkarılmıştır. Gömütle ölülerin düzeltilmiş toprak üstüne cenin pozisyonunda yatırıldığı dikkati çekmektedir. Ölü armağanları arasında el yapımı siyah, kırmızı, kahverengi, yivli (kazıma çizgili) kaplar, yassı balta, hançer, kemik biz ve ağırşaklar bulunmuştur.

    Samsun Göğceli Camii

    Anadolu yapı geleneğinin en güzel örneklerinden biri olan Göğceli Camii, Türkiye sınırları içinde ayakta kalabilen en eski ahşap camilerden biridir. İnşa kitabesi bulunmayan camiden alınan ahşap numuneler üzerinde yapılan testler sonucunda 1206 yılında inşa edildiği, önündeki revakın 1335 yılında eklendiği veya onarıldığı anlaşılmıştır. Yapı 2007 yılında kapsamlı bir restorasyon geçirmiştir.
    Cami, ahşaptan yığma tekniğinde, köşeleri kurtboğazı geçmelerle duvar boyunca tek parça olarak uzatılan ahşap perdelerle inşa edilmiştir. Yapıda çivi kullanılmamış, dövme demir çivi yalnız direk başlarının kirişlere bağlantısında ve harim kısmında revak bölümlerine doğru uzanan merteklere yapılan eklerde kullanılmıştır.
    Tek katlı yapının üst üste yığma tekniğiyle yapılmış duvarlarını tek parça kalaslar oluşturur. Duvarlarda tek parça olarak kullanılan kalaslar yaklaşık 15-18 cm kalınlığında, 50-70 cm  eninde ve yaklaşık 12-20m. uzunluğundadır. Ahşap cami taşınabilir özelliktedir. Duvarlarda, direklerde, direk başlarında, kirişlerde, merteklerde, mahya ışığı gibi yapının birçok yerinde karaağaç, dış budak, kestane gibi ağaçlar kullanılmıştır.
    Kök boyaları kullanılarak kalem işi ve renkli boyama şeklinde bitkisel formlar kullanılarak oluşturulan cami içerisindeki süslemeler hemen hemen her tahtada farklı motif ve kompozisyonlar ile oluşturulmuş, tekrar eden süslemelerden kaçınılmıştır.

    Harimde aşık, mertek ve direklerde aşı, çatı tahtalarında kök boyalarıyla yapılmış kalemiçi nakışlar görülmektedir. Camideki klasik motif ve kompozisyon düzeni nakışların erken Osmanlı Dönemi’nde başlayıp klasik devir sonundaki bir dönemde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Caminin etrafındaki mezarlık Göğceli veya garipler mezarlığı olarak bilinmektedir.

    Samsun Bafra Arkeoloji Müzesi

    1858 yılında inşa dilen ve bir dönem Şehir Kulübü olarak da kullanılan üç katllı binanın restore edilmesi ile Samsun’a kazandırılmış müzedir. Bafra yöresinden elde edilen etnografik eserler ile İkiztepe kazısından çıkarılan arkeolojik eserlerle birlikte Bafra’nın geleneksel yaşam tarzı ve kültürünü yansıtacak canlandırmalar ile düzenlenen bir sergileme planı dahilinde hizmet vermektedir.

    Bafra Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin birinci katı etnografik eserlere ayrılmıştır. Bu katta bulunan odalarda geleneksel Bafra evinin günlük yaşamına uygun olarak hazırlanan mutfak, oturma odası ve yatak odası yer almaktadır. Sergilenen eserler 19’uncu yüzyılın ikinci yarısı ile 20’inci yüzyılın ilk yarısına aittir. Müzede İlk Tunç Çağı’ndan yakın tarihe dek uzanan geniş bir tarih aralığında toplam 1.520 adet arkeolojik ve etnografik eser sergilenmektedir.

    Müzenin ikinci katı arkeolojik eserlerin sergilenmesine ayrılmıştır. Odalarda arkeolojik eserlerin sergilendiği vitrinler, orta alanda ise Amphora teşhiri bulunmaktadır. Solda yer alan iki odada Bafra İlçesi İkiztepe Köyü’nde bulunan İkiztepe Höyük kazılarında ortaya çıkan eserler sergilenmektedir. Sergilenen eserler arasında, pişmiş toprak tanrıça figürinleri, çanak çömlekler, bilezik, küpe ve kolye gibi takılar, baltalar, ağırşaklar, cam eserler, amphoralar bulunmaktadır. En dikkat çekici sergilerden biri İlk Tunç Çağı mezarında çıkarılan, üzerinde ameliyat izleri görülen kafatasıdır.

    Samsun Su Kayağı Parkı

    Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Bandırma Plajı içerisinde oluşturulan kablolu su kayağı parkında yalnızca iki saatlik bir eğitimden sonra denizin ve denizde kayak yapmanın tadını çıkarabilirsiniz.

    Samsun Alaçam Mübadele Müzesi

    Alaçam Mübadele Müzesi etnografik eserlerden oluşan tematik bir müzedir. Müzedeki eserler 24 Temmuz 1923 yılında Lozan Antlaşması’na konulan ek protokolle zorunlu göçe tabi tutulan mübadillerin yanlarında getirdikleri günlük kullanım eşyaları, belgeler ve fotoğraflardan oluşmaktadır. 2010 yılında Samsun İl Özel İdaresi tarafından restore edilen müze 18 Eylül 2012 tarihinde resmi olarak açılmıştır.

    Lozan Anlaşması’nda imzalanan ek protokole göre; İstanbul ve Batı Trakya haricinde Yunanistan’daki Türkler ile Türkiye’deki Rumlar zorunlu göçe tabi tutulmuşlardır. Bu kitlesel ve zorunlu göçe “Mübadele”, mübadeleye tabi tutulan insanlara da “Mübadil” denmektedir. Din esasına dayalı olan bu zorunlu göçle birlikte Anadolu’dan Yunanistan’a yaklaşık olarak 1milyon 250 bin Ortodoks Hıristiyan Rum göç ederken Anadolu’dan ise yaklaşık 500 bin Müslüman Türk göç ettirilmiştir. Tarihteki ilk resmi zorunlu göç olan halkların mübadelesi ile yaklaşık iki milyon insan memleketlerinden ayrılarak yeni yerleşim yerlerine taşınmıştır

    31 Aralık 1923 ile Temmuz 1924 tarihleri arasında Samsun’a 44 bin 255 göçmen getirilmiştir. Mübadillerin bir kısmı Alaçam, Tekkeköy, Bafra, Ondokuzmayıs, Çarşamba, Terme ilçelerine yerleştirilirken bir bölümü de kara ve tren yolu ile Tokat, Amasya, Çorum, Sivas, Yozgat ve Niğde başta olmak üzere daha iç bölgelere taşınmışlardır.

    Müze binası 19′ uncu yüzyılın son çeyreğinde İptidai Mektebi olarak yapılmış, daha sonraki dönemlerde farklı işlevlerde yine kamu binası olarak hizmet vermiştir. Zemin üstü tek katlıdır. Kırma çatılı ve Marsilya kiremit örtülüdür.

    Müzenin giriş katı idari bölümlerden oluşmaktadır. Dokümantasyon bölümü, mübadele ve ilçe tarihine ait yayınlar ve mübadele yıllarına ait fotoğraflardan oluşan fotoğraf albümlerinden oluşmaktadır.

    İkinci kat eserlerin tefrişinin yapıldığı bölümdür. Tefriş bölümü Lozan Antlaşması’na 30 Ocak 1923 tarihinde konulan ek protokol ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mübadiller kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır“ sözü ile ziyaretçileri karşılamaktadır.

    Vitrinlerde mübadil kadınlara ait özel günlerde kullanılan elbiseler, (bindallı, gelinlik, üç etek, cepken, şalvar, gelin başörtüsü gibi) günlük kıyafetler ayrıca erkek giysileri yer almaktadır. Müzede sergilenen kıyafetler, çevreler, kuşaklar, peşgirler genellikle çeyiz olarak hazırlanmış eserlerdir. Bundan dolayı üzerleri zincir, tel kırma, tel sarma gibi tekniklerle yoğun olarak işlenmiştir. Müzede mübadil kültürünü yansıtan çevreler, kıl ve keten dokuma eserler, sandıklar, mesleki aletler ve mutfak eşyaları bulunmaktadır. Mübadillerin göç esnasında ve gemilere taşınırken çekilen fotoğrafları, mübadillere verilen yol belgeleri (pasaport) ve kurtuluş savaşına ait bazı belgelerin de sergilendiği müzede  birinci kuşak mübadillerin bağışladığı bireysel kullanım eşyaları da yer almaktadır.

    Samsun Kavak Yaşar Doğu Müze Evi

    Milli Güreşçi Yaşar Doğu’nun Emirli Mahallesi’nde yaşadığı ev restorasyon çalışmaları sonucu müze olarak turizme kazandırılmıştır. Dünya ve olimpiyat şampiyonu Yaşar Doğu’ya ait kişisel eşyaların görülebileceği müze, Yaşar Doğu’nun hatırasını taçlandırmak ve yeni nesillere ilham vermek amacıyla tasarlanmıştır. Müzenin yanında yine Emirli Mahallesi’nde güreş alanı yapılmış olup her yıl geleneksel olarak güreş turnuvaları düzenlenmektedir. Yaşar Doğu Müze Evi ve Güreş Alanı 2017 yılında şampiyonun anısına organize edilen bir güreş müsabakası ile hizmete açılmıştır.

    Samsun Akpınar Eğitim Müzesi

    Köy enstitüleri geleneğinden gelen köklü bir okul olan Ladik Akpınar Fen Lisesi’nde hizmete giren eğitim müzesi; okulun özelinde köy enstitülerini ve ülkenin eğitim geleneğini tekrar görmemizi sağlamaktadır. Müzede 74 yıldır faaliyette olan Akpınar Öğretmen Okulu’nda eğitim gören öğrencilere ait müzik aletleri, resimler, kitaplar ve atölyelerde kullanılan aletler sergilenmektedir.

    Samsun Sadi Tekkesi Kuvayi Milliye Müzesi

    Sadi Tekkesi Kuvâyi Milliye Müzesi 19 Mayıs 1919′ da başlayan kurtuluş mücadelesinin ruhunu bugüne yansıtmaktadır. Milli Mücadele tarihinde önemli yeri olan Şeyh Sadi Tekkesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında restore ederek Kuvâyi Milliye Müzesi haline getirilmiştir. Kurtuluş Savaşı kararına Anadolu’dan verilen ilk destek yerlerinden bir tanesi olan Sadi Tekkesi, bugün tüm hatıralarıyla birlikte dimdik ayakta durarak tarihe olan tanıklığını günümüze taşımaktadır.

    Tematik müze kompleksi, tekke binası, anıevi, diaromik (şehitler) müze, kantin ve tuvaletler ile farklı ebatlarda 5 adet avludan oluşmaktadır. İlk etapta Sadi Tekkesi tek başına bir müze olarak düşünülmüş ve restorasyonu tamamlanmışsa da daha sonra ortaya atılan farklı fikirlerle bir şehit ve gazi anıevi ile diaromik müzenin de olması gerektiği düşüncesi kabul görmüştür. Buna bağlı olarak, tekkenin karşısında yer alan bağdadi tarzındaki ev kamulaştırılmış ve restorasyonu tamamlanmıştır. Bu bina anı evi olarak düzenlenmiştir. Anı evinin güneybatısına ise diaromik alan inşa edilmiştir. Böylelikle geri kalan alanlar arazinin de vermiş olduğu zaruretle, farklı ebatlardan oluşan ve bir seki şekli görüntüsü veren avlularla doldurulmuştur.

    Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.