enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

İnsanın Sınırları Nelerdir (Kişisel sınır ne demek?)

Sınırlar için, insanın kendi ülkesini belirleyen alanlar diyebiliriz. Yönetimlerin nasıl ki kanunlarının geçerli olacağı bir sınır alanı var ve bu sınırların içerisinde yönetimsel kanun ve ideolojilerini yürütebiliyorlarsa, kişinin kendi için oluşturacağı sınırlarda belirlemiş olduğu düzeyde kendi kanunlarını ve kendi ideolojilerini yaşayıp yaşatabildiği bir alandır.

İnsanın Sınırları Nelerdir (Kişisel sınır ne demek?)
6 Ocak 2023 11:33
A+
A-

İNSANIN SINIRLARI  

Kişi, kendi benliği ile oluşturmakta olduğu sınırlarını bilinçli olarak belirleyebilir ya da tecrübeye dayalı olarak otonom şekilde oluşturmuş olabilir. Peki, kişi sınırlarını bilinçli ve otonom şekilde nasıl oluşturur? Kişinin sınırlarını oluşturmasında ki temel sebepler ve bu oluşum sürecinde temel gereksinimleri nelerdir? Kişi, sınırlarını oluştururken nelere dikkat etmeli ve neleri hesaplamalıdır? Neleri ise hesaplamamalıdır? Hesaplanmaması gereken bir durum hesaplandığı takdirde, sonuca birebir ve yüksek bir ihtimalle olumsuz etki verecektir. Sınırları belirlemek aslında hangi yapımızı veya yapılarımızı belirlememize sebep olur?

Bir örnek hikaye ile yolumuza devam edelim; 

Ahmet ile Mehmet çok samimi iki dost. Birbirlerini gerçekten ALLAH için seviyorlar ve birbirlerine değer veriyorlar. Ama, bu arkadaşlık hatta dostluk ilişkisinin şöyle bir dezavantajı var diyelim; Ahmet, Mehmet’i çok seviyor ve çok değer veriyor ancak, Mehmet ile bazen hoşlanmadığı, onu rahatsız eden olaylar yaşayabiliyor. Mehmet ise, Ahmet’in rahatsız olduğundan habersiz dostu ile eğlenceli güzel vakitler geçirmeye devam ediyor.

Şimdi, yukarıda ki anekdot bize ne anlatmak istiyor? Ahmet ile Mehmet çok samimi dost olduklarına göre, Ahmet neden bazen kendini rahatsız hissedebiliyor? İşin daha ilginç yani, bu durum neden bu kadar samimi bir dostluğun içinde bir türlü bir çözüme kavuşmuyor? Ve, Mehmet neden durumdan habersiz?

Ahmet’in Mehmet’i, Mehmet’in de Ahmet’i sevdiği aşikar. Sıkı bir dost oldukları da aşikar. Ama, ortada bir problem var. Ahmet, dostluğun ve samimiyetin vermiş olduğu rahatlık ve sorumluluklar neticesinde kendini bir yükün altında hissediyor. Gerek dostunu sevdiği, gerekse kendine uygun görmediğinden dolayı, hayır demiyor, rahatsız olduğunu dile getirmiyor, konuşma konularında sınır belirlemiyor ve bu durumlar neticesinde hoşuna gitmeyen, rahatsız olacağı olaylara maruz kalıyor. Derken, Ahmet bir gün bir farkındalık yaşıyor. Aslında bu farkındalığa sebep olan durum, onun çok fazla sinirlenmesi. Sinirlenmesinin sebebi ise; Mehmet kadar olma da sevdiği bir dostunun onun rahatsız edecek hatta çok rahatsız edecek bir tepkisine maruz kalması. Aynı durum Mehmet ile aralarında defalarca kez yaşanmış ancak, Ahmet hep sessiz kalmış ve canı sıkılmış şekilde günü tamamlıyor. Bu sefer öyle olmadı ki, karşısında ki de Mehmet değil zaten. Ahmet, kendini rahatsız eden konunun karşı tarafa ikazının gerektiğini, neden böyle konulara müsaade ettiğini, karşı tarafın böyle bir konuda nasıl bu kadar rahat bir şekilde hareket edebildiğini düşünmeye başlıyor. E artık operasyon başladı, düşünmek, anımsamak, hesaplamak önemli…

 

YENİ AHMET OPERASYONU 1.ADIM: “Ahmet düşünüyor.”

Ahmet, düşün taşın, hesapla karala derken, bir de bakıyor ki; ilişkilerinde kendine ait bir duruşu yok. Ahmet şunu sevmez, bundan hoşlanmaz, şu konuya tahammülü yoktur… gibi konularda yeri yok. Oysa ki; çevresinde birçok kişi ilişkilerinde rahatsız oldukları konulara maruz kalmıyor, ve onların o şeylerden rahatsızlık duydukları karşı tarafın bilgisinde ve dikkatinde bulunuyor. Peki, Ahmet neden böyle bir duruşa sahip değil? Böyle bir duruşa sahip olması ona ne gibi artılar ve eksiler getirir? Diye kendi kendine sorgulama yaparken, bir değişim ve oluşum sürecine girmeyi en doğru seçenek olarak buluyor.

Operasyonun birinci adımı tamam. Bakalım sırada ne var?

YENİ AHMET OPERASYONU 2. ADIM: “Ahmet plan yapıyor.”

Ahmet artık günlerce, haftalarca belki de aylarca süren düşün taşın adımından sonra artık bir karara varıyor. Yeni bir Ahmet, yeni bir kişi, yeni hobiler, yeni fobiler, yeni aşklar yeni yüzler gerekliydi. Bir saniye, yüz biraz fazla oldu. Neticede ile realist olmak gerek.

Ahmet eline bir kalem ve kağıt alarak ilişkilerinde rahatsız olduğu konuları ve mutlu olduğu konuları yazmaya başlıyor. Yazıyor, yazıyor, yazıyor… Derken, sonunda listeyi tamamlıyor ve incelemeye başlıyor. İnceliyor inceliyor inceliyor… Ve eline yeni bir kağıt kalem alarak yeni oluşturacağı karakterinin ilişkilerde ki özelliklerini yazmaya başlıyor. Artık yeni Ahmet’in ilişkilerde ne beklediği, nasıl bir yol izleyeceği neredeyse belli. Ama sanki bir yerlerde bir şeyler eksik gibi. Ahmet Mehmet ile bir konuda memnunken başkasında değil. Ya da başkasından beklemediği bir şeyi Mehmet’ten bekliyor. Bunun sebebi ne olabilir? Ahmet, neden herkese karşı farklı beklentiler ve farklı sunumlar içerisinde yer alıyor? Bu durum karşı taraf ile mi yoksa kendi ile mi alakalı.

Ve Ahmet artık operasyonun bir sonra ki adımına geçiyor.

  YENİ AHMET OPERASYONU 3. ADIM: “Ahmet sorguluyor.”

İlk önce yapılması gereken sanırım “neden” sorusuna bir cevap bulmak ki Ahmet te aynısını yapıyor. Başlıyor sormaya; Neden ilişkilerimde kendi alanım yok? Neden farklı kişilerde ki ilişkilerimin sonuçları farklı oluyor? Ve bu konuda nasıl bir role sahibim?

Ahmet bu soruları kendine sorarken bir yandan da kendine farklı soruların cevaplarını bulmaya çalışıyor. Anılarını anımsıyor, durumların değerlendirmesini yapıyor; “şunu yapsaydım sonuç gene aynı olur muydu? Böyle yapmamda ki sebep ne? Diye diye gerekli ve gereksiz birçok soruyu kendine soruyor ve sordukça da yeni yeni sorular ürüyor. Az öncede dedik ya hesaplanması gereken ve hesaplanmaması gereken durumlar vardır. Hesaplanmaması gereken bir konu hesaplanmaya başlanırsa sonuçta elbette beklenmedik durumlar olabilir. Ahmet, kendine gerekli ve gereksiz birçok soruyu sorduktan sonra, bir kayboluş yaşıyor. Ve haliyle bu kayboluşun yeri geçmiş.

Evet, bu kayboluşun yeri geçmiş çünkü; Ahmet, “şöyle yapsaydım ne olurdu” sorusu ile birlikte o kapıyı aralamış oluyor. Ve soru sorunun üremesine sebep olduğundan dolayı bu gereksiz hesaplamalar, gereksiz sorgulamalar gerekli olanların önüne geçerek konuyu amacından ve yolundan saptırıyor.

Ahmet şimdi geçmişte kaybolmuş durumda. Yaptıklarını düşünüyor, karşı tarafın yaptıklarını düşünüyor, böyle olurdu şöyle olurdu derken kendini onu rahatsız eden konuların içinde kaybediyor. Oysaki, bu yola onları çözmek için çıkmıştı değil mi?

Ahmet, geçmişin içinde kaybolup gittiğini gerçek hayatın içinden de kaybolduğu zaman anlamaya başlıyor. Ama, sanırım bir tık geç kaldı. Ona bunun farkına varmış olsa gerek ki, neden aynı durumların tekrar tekrar canını sıkmasına izin verdiğini sorgulama başlıyor bu sefer.

Ve, malum operasyonun bir sonra ki adımının kapısı da açılmış oluyor.

YENİ AHMET OPERASYONU 4. ADIM: “Ahmet farkına varıyor.”

Bütün bu sorgulama sürecinin ardından çözüme odaklanması gerektiğinin farkına varan Ahmet, olayları neden yaşadığını ve nasıl çözümleyebileceği konusunda düşünmeye başlıyor. Dedik ya; operasyon başladı artık, düşünmek önemli.

Önce sorunların sebeplerini, sonra etkilerini, sonra da çözümlerini düşünmeye başlıyor. Sorunun nedenini ve onda oluşturduğu etkiyi bulduktan sonra, kendine daha olumlu etkide bulunacak bir yol aramaya başlıyor ancak, yine bir şeyler eksik. Ahmet bu seferde onun neyi mutlu edeceğinden emin değil. Ne istediğinden emin değil yani. Tabi bu bilinmezlik bir farkındalık devrimi başlatıyor. Ahmet, artık neyi isteyip istemediğini bilmesi gerektiğinin farkında varıyor.

  1. ÇİNKO

Ahmet artık kendini tanıma yolunda önemli bir adım atıyor ve bütün sorgulamalar kendine dönüyor. Ahmet neyi sever, neden sever, neden sevmez, Ahmet kimdir, kimlerle ile beraberdir kimlerle beraber olması gereklidir?…. sorular, sorular… Ahmet, kendini sorguladıkça yeni özelliklerini, yeni huylarını ve çevresini tanımaya başlıyor. Evet, doğru. Çevresini tanımaya başlıyor. Bütün tanışmanın ardından Ahmet artık kendisi ile güzel bir dostluğu başlatıyor ve ondan istediklerini ve istemediklerini öğrenmeye başlıyor…

YENİ AHMET OPERASYONU 5. ADIM: “Ahmet, kendini tanıyor.”

Kendi ile bir tanışma ve dostluk sürecinin içine dahil olan Ahmet, kendine en uygun rolü ve o rolün sahibi olduğu çevrenin özelliklerini betimlemeye başlıyor. Kendini tanıdıkça yeni bir rol özelliği geliyor ve bu gelen özellik neticesinde çevresinde ki kişilere bakışı ve onlara yüklemiş olduğu manalarda ki değişim de ortaya çıkıyor. Ahmet artık kendini tanıyor, neleri isteyip neleri istemediğini biliyor ama o konunun çevresinde nasıl etki oluşturacağını bilmiyor. Belki de sevdiklerinin ve sevmediklerinin çevresinden ötürü oluştuğunu da aklının bir köşesinde tutuyor.

Artık bir adım atması gerektiğinin farkında varan Ahmet, kendine en uygun, onu en çok olumlu şekilde etkileyeceğini düşündüğü çitlerden kendine bir sınır duvarı örüyor ve; “ Ben Ahmet, benimle dost olmak istersen, şunlara ve şunlara özen göstermelisin, bunları ve bunları yapman beni mutsuz eder onlardan hoşlanmam, ben şu bu rolde bir insanım, ilişkimizin durumuna göre yakınlığımızın durumu belirlenir…kriterleri de baş köşeye sabitliyor.

Artık hedefleri ve beklentileri doğrultusunda sınırlarını teorik olarak oluşturan Ahmet, işin eğlenceli kısmına yani; planı pratiğe dökme kısmına YENİ AHMET OPERASYONU‘ nun 6.ADIMI’na geçiyor.

 

YENİ AHMET OPERASYONU 6. ADIM: “Ahmet, planlarını pratiğe döküyor.”

Ahmet, bu operasyon süreci zarfında ki bütün planlarını pratiğe dökerken önce kendisinden başlaması gerektiğini düşünüyor ki, bende doğru da düşünüyor. Almış olduğu bu karar doğrultusunda çevresinde ki kişiler ilişkilerinde farklılıkları ile dikkat çekmeye başlayan Ahmet, bu olumlu değişimi sadece çevresi ile olan ilişkilerinde değil, eğitim hayatında, iş hayatında ve gelişim hayatında vurgulamaya başlıyor. Daha önceden hoşuna gitmediği bir aktiviteyi sırf karşı tarafa hayır diyememekten yaptığı için olumsuz etkilerine maruz kalan Ahmet, artık belirlemiş olduğu sınırlar doğrultusunda karar veriyor, o doğrultuda hesap yapıyor ve o doğrultuda da bir beklenti de bulunuyor. Bu durumda Ahmet’in sağlam adımlar atmasına doğru planlar yapmasına kendini daha doğru yönlendirmesine sebep oluyor. Tabi bu değişim sadece kendisinde baki kalmıyor. Çevresinden de kişisel anlamda olumlu değişimlere sebebiyet verdiği kişiler oluyor. Çevresinde göze çarpan bir değeri olmayan, belirli sınırları bulunmayan, kalitesi ve değeri de stabil olan Ahmet, ilişkileri, kişisel gelişimi, akademik gelişi ve çevresine etkileri doğrultusunda artık idol bir kişilik haline geliyor. Bu durumun Ahmet’te oluşturmuş olduğu motivasyon ve sorumluluk onu istemese de ileriye fırlatmaya devam ediyor.

Ahmet artık sınırları olan, planları doğrultusunda hareket eden, doğruyu yanlışı doğru kefelere koyabilen kaliteli, eğlenceli, güzel bir dost…

 

Evet, Ahmet kardeşimizin hikayesinde tanık olduğumuz birçok ortak paydamız olmuştur. Yazarken benim bile şuna daha fazla dikkat etmem gerektiğini düşündüğüm durumlar oldu açıkçası. E insan yazarken de öğrenir değil mi?

Neyse, konumuzdan uzaklaşmayalım. Özet olarak; Kişi, ilişkilerinde ki, planlarında ki, hobi ve fobilerinde ki, alışkanlıklarında ki sınırlarını net bir şekilde oluşturmalıdır. Kendini tanıyarak başlanılması gereken bu yol, her adımın yükleyeceği sorumluklar dahilinde bazen kendiliğinden revize olabiliyor. Bunun ne denli doğru ne denli yanlış bir revize olacağına yine kişinin atmış olduğu adım karar veriyor elbette. Kişi, kendini tanıdığı derecede kendine değer vermiş oluyor. Farkındalığı arttığı sürece kazancı da artışa uğruyor. Artık daha sağlıklı beslenen, daha çok sevilen, daha kalite daha verimli güzel dost. Ahmet planlarını sadece rahatsız etmemek için oluşturmuş olsa da, artık otomatik bir şekilde diğer sıfatlara da sahip oluyor. Ve o artık; farkındalıklı bir insan.

ONUN ARTIK SINIRLARI VAR…

 

Araştıran ve Yazan: Aydın Akdaş

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.