Candaroğulları Beyliği: Kastamonu’da Kuruluş ve Mirası
Candaroğulları Beyliği Kastamonu’da nasıl kuruldu? İlk bey, kalan camiler, köprüler ve günümüze ulaşan miras hakkında bilmeniz her şey.

Candaroğulları Beyliği Ne Zaman ve Nasıl Kuruldu?
Tarihçiler beyliğin kuruluşunu 1291-1300 yılları arasına tarihler. Bu dönem, Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1243’teki Kösedağ yenilgisinden sonra zayıfladığı yıllara denk gelir. Bu boşluktan faydalanan Şemsieddin Yaman Candar, Kastamonu’da bağımsız bir beylik kurdu.
Tarihçiler, Yaman Candar’ın Anadolu Selçuklu Sultanı III. Mesud’un hizmetinde bir komutan olduğunu ve sultanın onu Kastamonu bölgesine gönderdiğini kabul eder. Bu durum, beyliğin hem Selçuklu devamı hem de yeni bir Türkmen oluşumu olduğunu gösterir. Ayrıca Yaman Candar’ın Çepni boyundan geldiği de yaygın bir görüştür; ancak bu konuyu kaynaklar kesin biçimde doğrulamaz.
Beyliğin merkezi başından beri Kastamonu oldu. Çünkü Kastamonu, hem Karadeniz kıyısına hem İç Anadolu’ya açılan stratejik bir geçiş noktasıydı. Bu coğrafi avantaj, Candaroğulları’nın Karadeniz ticaret yollarını denetlemesini sağladı. Böylece beylik kısa sürede hem siyasi hem ekonomik açıdan güçlendi.
Beyliğin Kastamonu ile Bağlantısı Nasıl Başladı?
Kastamonu, Candaroğulları’ndan önce de bir Türk şehriydi. Çobanoğulları beyliği 13. yüzyılda Kastamonu’da hüküm sürdü ve Selçuklu’ya bağlı olarak şehri yönetti. Yaman Candar, Çobanoğulları’nın sonlarını izleyerek şehri kendi eline aldı. Bu yüzden Candaroğulları’nın Kastamonu macerası bir başlangıç değil, bir devamdır.
Beyliğin Kastamonu ile bağı kesintisiz iki yüzyıla yakın sürdü. Bu dönemde şehir yalnızca bir idari merkez değil, aynı zamanda bir kültür ve sanat odağı oldu. Ayrıca Candaroğulları, Selçuklu vakıf ve medrese geleneğini Kastamonu’ya taşıdı. Bu yüzden bugün şehirde hâlâ çok sayıda Selçuklu-Candaroğlu eseri ayakta durur.
Süleyman Paşa döneminde (1309-1339) beylik genişledi; Süleyman Paşa, Sinop’u 1322’de Trabzon İmparatorluğu’nun elinden aldı. Bu fetih, Candaroğulları’nın Karadeniz’de güçlü bir deniz bağlantısı kurmasını sağladı. Böylece Kastamonu, iç deniz ve dış deniz bağlantısını aynı anda elinde tutan bir merkez hâline geldi.
Candaroğlu Hükümdarları ve Kastamonu’daki İzleri
Beyliğin önemli hükümdarları ve Kastamonu’ya bıraktıkları izler şöyledir:
- Şemsieddin Yaman Candar (1291-1309): Beyliğin kurucusu. Kastamonu’yu merkez yaptı; Selçuklu idari yapısını koruyarak geçişi sağladı.
- Süleyman Paşa (1309-1339): Sinop’un fethini gerçekleştirdi; Kastamonu’yu bir Karadeniz gücü yaptı. Bugün türbesini Kastamonu merkezinde gezersin.
- İbrahim Paşa (1340-1345): Kısa süren hükümdarlık; Osmanlı ile yakınlaşma başladı.
- Âdil Bey ve Mürsel Paşa (1345-1361): Beyliğin Çankırı ve Kastamonu kollarının ayrıştığı dönem.
- Mahmut Bey (1361-1380): Candaroğlu’nun en önemli hayır eserlerinden biri olan çivisiz Mahmut Bey Camii’ni 1366’da kendi adına yaptırdı.
- Kemaleddin İsmail Bey (1440-1461): Son hükümdar; kültür patronu ve şair. Beyliğin son yıllarında Kastamonu bilim ve edebiyat merkeziydi.
Bu hükümdarların her biri Kastamonu’ya bir iz bıraktı. Örneğin Süleyman Paşa’nın türbesi hâlâ şehir merkezinde durur. Ayrıca Mahmut Bey’in yaptırdığı camii, bugün UNESCO’nun dünya miras aday listesinde yer alır.
Kastamonu’da Ayakta Duran Candaroğlu Eserleri
Bugün Kastamonu’da Candaroğulları’ndan kalma en önemli eserleri sahada gezebilirsiniz. Bu eserler, şehrin Selçuklu ve Osmanlı öncesi Türk mimari mirasını oluşturur.
Mahmut Bey Camii (1366, Daday-Kasaba): Candaroğlu Mahmut Bey, bu camiiyi kendi adına yaptırdı; çivisiz ahşap direkleri ve kündekari tekniği onu Türk ahşap mimarisinin şaheserlerinden biri yapar. UNESCO, camiiyi 2023’te Dünya Miras Geçici Listesi’ne ekledi. Bu cami hakkında ayrıntılı bilgiyi çivisiz tarihi Mahmut Bey Camii yazımızda bulabilirsin.
Atabey Camii (İbn Neccar, 1273): Cami Candaroğlu öncesinden gelir; ancak beyliğin ilk yıllarında Candaroğlu restore etti. Kastamonu’nun ayakta kalan en eski Türk camisidir. Ayrıca tarihçiler bu camii şehrin Türk-İslam mimari serüveninin başlangıç noktası olarak kabul eder.
Karanlık Camii (Kasaba): Candaroğlu döneminin önemli bir vakıf eseri. İçindeki ahşap işçiliği ve kitabeleriyle bir müze gibi gezerler. Karanlık Camii’nin asırlık inanç ve vakıf kültürünü anlattık; yazımıza bakabilirsin.
Süleyman Paşa Türbesi (Kastamonu Merkez): Beyliğin ikinci hükümdarı Süleyman Paşa’nın mezarını şehir merkezinde ziyaret edebilirsin. Bu türbe Candaroğulları’nın Kastamonu ile bağını simgeleyen en önemli ziyaret noktasıdır. Kastamonu’daki türbeleri gezilecek yerler yazımızda topladık; tüm türbeleri tek turda görebilirsin.
Taşköprü (1366): Candaroğlu Celaleddin Bayezid’in yaptırdığı tarihi taş köprü, Taşköprü ilçesinin adını taşıyan yapıdır. Bu köprü hem beyliğin mühendislik mirası hem de şehrin isim kökenini belirler. Ayrıca Taşköprü’nün köprü ve isim hikâyesi yazımızda ilçenin tarihi serüvenini anlattık.
Devrekani (Devlet Hanı): Candaroğulları’nın Kastamonu içine açılan önemli merkezlerinden biri. “Devlet Hanı” adından bugünkü Devrekani ilçesinin ismi türemiştir. Devrekani’nin isim hikâyesi ve Devlet Hanı bağlantısı yazımızda ayrıntılı işledik.
Beyliğin Osmanlı’ya Geçişi (1461)
Candaroğulları’nın sonu 1461’de geldi. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden altı yıl sonra Kastamonu’ya yürüdü. Bu seferin nedeni, son Candaroğlu hükümdarı Kemaleddin İsmail Bey’in Osmanlı’ya karşı çıkanları desteklemesi ve beyliğin Osmanlı içindeki iç çekişmelerde taraf olmasıdır.
İsmail Bey, Osmanlı ordusu karşısında direnemedi; Kastamonu’yu teslim etti. Böylece yaklaşık yüz yetmiş yıllık beylik sona erdi. Ayrıca Osmanlı, İsmail Bey’i ailesiyle birlikte Filibe’ye yerleştirdi; bey ölümüne kadar orada yaşadı.
Bu geçiş, Kastamonu’nun Osmanlı sancağı olmasına yol açtı. Ancak şehir, Candaroğlu kimliğini yitirmedi. Çünkü Osmanlı, yerel kültürü silmek yerine onu yeni idari yapıya taşıdı. Bu yüzden Osmanlı, Kastamonu’daki cami, köprü ve türbelerin çoğunu kendi döneminde de korudu; birçoğu bugüne kadar ayakta kaldı.
Bugün Kastamonu’daki Candaroğlu Mirası
Miras, şehrin kimliğini biçimlendiren bir kültürel hafızadır. Kastamonu’da doğan bir çocuğun “Evliyalar Şehri” tabirini duyması, bir Mahmut Bey Camii ziyaretinde bulunması ve bir türbe turu yapması bu hafızanın parçasıdır. Bu yüzden miras birkaç tarihi yapıdan ibaret değildir; bir kimlik allığıdır.
Bugün Kastamonu’ya gelen turist, aslında üç katmanlı bir şehir gezer: Selçuklu mirası, Candaroğlu mirası ve Osmanlı mirası. Bu üç katman iç içe geçmiştir; bir caminin kitabesi Selçuklu, ahşap direkleri Candaroğlu, minaresi Osmanlı olabilir. Bu yüzden Kastamonu gezi rotası tek bir döneme değil, üç döneme birlikte bakar.
Kastamonu gezilecek yerler rehberimize bakarak bu rotayı baştan sona planlayabilirsin. Ayrıca şehrin ilçelerinden Taşköprü, Devrekani ve Daday’da Candaroğlu izlerini sahada görebilirsin. Bu ilçelerin her biri, beyliğin bir başka yüzünü taşır.
Merak Ettikleriniz
Candaroğulları Beyliği ne zaman kuruldu?
Tarihçiler beyliğin kuruluşunu 1291-1300 yılları arasına tarihler. Bu tarih, Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve dağılması sürecine denk gelir. Şemsieddin Yaman Candar, Selçuklu hizmetinden ayrılarak Kastamonu’da bağımsız beyliğini ilan etti.
Candaroğulları’nın ilk hükümdarı kimdir?
İlk hükümdar Şemsieddin Yaman Candar’dır. Tarihçiler, Yaman Candar’ın Anadolu Selçuklu Sultanı III. Mesud’un hizmetinde bulunduğunu ve sultanın onu Kastamonu’ya gönderdiğini kabul eder. Bu yüzden beyliği Selçuklu’nun bir devamı olarak da görebilirsiniz.
Kastamonu’da Candaroğlu eserlerini nerede gezebilirsiniz?
Merkezde Süleyman Paşa Türbesi, Atabey Camii ve Karanlık Camii’ni gezebilirsiniz. Ayrıca Daday’ın Kasaba köyünde Mahmut Bey Camii (1366), Taşköprü’de tarihi taş köprü ve Devrekani’de Devlet Hanı kalıntılarını görebilirsiniz. Bu rotayı tek bir günlük gezi planında toplayabilirsiniz.
Candaroğulları Beyliği ne zaman sona erdi?
Beylik 1461’de Fatih Sultan Mehmed’in Kastamonu seferiyle sona erdi. Son hükümdar Kemaleddin İsmail Bey, Osmanlı ordusu karşısında şehri teslim etti. Osmanlı’nın Filibe’ye yerleştirdiği İsmail Bey, ölümüne kadar himayede yaşadı.
Candaroğulları ve İsfendiyaroğulları aynı mı?
Evet, aynı beyliktir. “İsfendiyaroğulları” adı, son hükümdar İsmail Bey’in “İsfendiyar” lakabından gelir. İsfendiyar, İran mitolojisindeki bir kahramandır. Bu lakap, Osmanlı kaynaklarında beyliğin adını zamanla İsfendiyaroğulları’na çevirdi.
Mahmut Bey Camii neden ünlüdür?
Çivisiz ahşap direkleri ve kündekari tekniği, bu camiiyi Türk ahşap mimarisinin eşsiz bir örneği yapar. Candaroğlu Mahmut Bey camiiyi 1366’da kendi adına yaptırdı. UNESCO camiiyi 2023’te Dünya Miras Geçici Listesi’ne ekledi; bu durum Türkiye’nin kültürel mirasındaki yerini perçinledi.