enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Makamla Değil, Gönülle Uğurlanan Adam: Pirseyin

Kastamonu’nun simge isimlerinden Pirseyin lakaplı Hüseyin Ekici’nin ardından yazılmış duygusal köşe yazısı. Makam, hırs ve haset çağında gönülle yaşamanın dersi.

Makamla Değil, Gönülle Uğurlanan Adam: Pirseyin
9 Şubat 2026 00:21 | Son Güncellenme: 8 Şubat 2026 21:28
A+
A-

Hiçbir makama talip olmadı, hiçbir entrikanın parçası olmadı. Ama Pirseyin, Kastamonu’dan bir bakan gibi uğurlandı. Çünkü o, bize makamla değil, gönülle iz bırakmayı öğretti.

Bir Şehir, Bir Adam ve Büyük Bir Ders

Kastamonu sadece bir cenaze uğurlamadı.
Aslında kendini sorguladı.

Hepimizin hayatında bir yerlere gelme telaşı var. Milletvekili olmak, bakan olmak, makam sahibi olmak…
Bunun için girilen ilişkiler, yapılan hesaplar, kırılan kalpler, kurulan entrikalar…

Ve tam bu hengâmenin ortasında, hiçbirine bulaşmadan yaşayan bir adam gitti bu şehirden.

Pirseyin…
Yani Hüseyin Ekici.

Hiçbir makamı olmadı.
Ama Nasrullah Camii’nin avlusu onunla doldu.
Camii’nin içi onunla doldu.
Tekabusa sığmayan bir kalabalık, sessizce onun arkasında saf tuttu.

Hiçbir Şeye Talip Olmadan Her Şeyi Kazanan Adam

Pirseyin, bu dünyada hiçbir şeye talip olmadı.
Ne mevkiye, ne paraya, ne şöhrete…

Kimsenin dedikodusunu yapmadı.
Kimseye haset etmedi.
Kimseye fesat beslemedi.
Kimsenin arkasından konuşmadı.

Belki yaşarken “Ne işe yarıyor?” diye düşünenlerimiz oldu.
Belki varlığına alışıp kıymetini fark edemediklerimiz…

Ama ölümüyle öyle bir ders verdi ki;
hepimizin ezberini bozdu.

Kastamonu merkezde yaşayan birçok insan tanınır.
Ama Pirseyin’in ölümü Kastamonu’ya değil, memlekete haber oldu.

Bir İmamın Gözyaşları ve Bir Şehrin Şahitliği

Hayatımda çok cenaze gördüm.
Ama bir cenazede imamın namaz kıldırırken hüngür hüngür ağladığını ilk kez gördüm.

Genelde imamlar;
eşini, annesini, babasını, evladını toprağa verirken ağlar.

Ama bu kez farklıydı.

Pirseyin’in namazını kıldıran imam,
sadece bir insanı değil, bir ahlâkı uğurladığını biliyordu.

O gözyaşları, Pirseyin’in kim olduğunu anlatmaya yetti.
Başka söze gerek kalmadı.

Pirseyin Demek, Kastamonu Demekmiş

Kastamonu’nun ruhu vardır.
Bu ruh; Çanakkale’ye giden yiğitlerde,
Şerife Bacı’da,
isimsiz kahramanlarda yaşar.

Pirseyin de bu ruhun devamıydı.

Atatürk’e atfedilen ve çoğu zaman yanlış kullanılan o meşhur söz vardır ya…
Kastamonu’yu küçümseyenlerin diline doladığı…

Hayır.
Kastamonu, Pirseyin’ler yetiştiren bir şehirdir.

Belki herkes bilmiyordu.
Belki herkes farkında değildi.

Ama bugün anlaşıldı ki;
Pirseyin demek, Kastamonu demekmiş.

Makamla Değil, Dua ile Uğurlanmak

Pirseyin hiçbir şey bırakmadı sanmayın.
Mal bırakmadı belki, mülk bırakmadı…

Ama ardında onlarca anı,
yüzlerce hatıra,
binlerce dua bıraktı.

Onlarca insan sosyal medyada başsağlığı yazdı.
Herkesin anlatacak bir Pirseyin hikâyesi vardı.

Bu, bir insanın dünyadan götürebileceği en büyük sermaye değil de nedir?

Hiçbir makama gelmeden,
ama bir bakan gibi uğurlanmak…

İşte Pirseyin’in bize bıraktığı asıl ders bu.

Pirseyin’in Ölümü de Ders Verdi

Pirseyin, bize bu hayatta birbirimizi
hasetle, fesatla, hırsla nasıl yediğimizi göstererek gitti.

Ve sessizce şunu söyledi:
“Gönüllere girmek için bir şey olmaya çalışmayın, iyi insan olun yeter.”

Mekânın cennet olsun Pirseyin.
Bize, bu dünyadan iz bırakmanın yolunu öğrettin ve gittin.

Selam ve dua ile…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.