enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Kastamonu’nun Sessiz Tanığı: Yüzyıllardır Ayı Gözleyen Mahallenin Kalbi Aycılar Camii

Kastamonu Aktekke Mahallesi’nde bulunan Aycılar Camii’nin tarihi, mimarisi ve mahalle kültürüyle bağlantısı dikkat çekiyor. Ramazan hilalinin gözlendiği mahalleden günümüze ulaşan bu tarihî cami hakkında detaylar haberimizde.

Kastamonu’nun Sessiz Tanığı: Yüzyıllardır Ayı Gözleyen Mahallenin Kalbi Aycılar Camii
16 Mart 2026 11:31
A+
A-

Kastamonu’nun kadim mahallelerinden Aktekke’de bulunan Aycılar Camii, hem adının hikâyesi hem de yüzyıllara uzanan mimarisiyle şehrin önemli tarihî mirasları arasında yer alıyor.

Kastamonu’nun Tarihî Camileri Arasında Özel Bir Yer

Kastamonu il merkezinde bulunan 38 nadide tarihî cami ve mescid, şehrin köklü geçmişinin en önemli tanıkları arasında yer alıyor. Bu eserler yalnızca ibadet mekânı değil; aynı zamanda Kastamonu’nun sosyal, kültürel ve tasavvufî hayatının da izlerini taşıyan önemli yapılar olarak dikkat çekiyor.

Bu tarihî yapılardan biri olan Aycılar Camii, Aktekke Mahallesi’nde Ayıcılar Sokak ile Sarıkaya Sokak’ın kesiştiği noktada bulunuyor. Günümüzde “Ayıcılar” şeklinde telaffuz edilse de, tarihî kaynaklara göre caminin ve mahallenin doğru adı “Aycılar” olarak biliniyor.

Asırlar boyunca Kastamonu’nun mahalle kültürünü yaşatan bu cami, mimarisi ve geçmişiyle şehrin saklı tarihini anlatmaya devam ediyor.

Aycılar Mahallesi’nin İsmi Nereden Geliyor?

Aycılar Camii’nin bulunduğu mahalle geçmişte Aycılar Mahallesi olarak biliniyordu. İsmin kökeni ise oldukça ilginç bir geleneğe dayanıyor.

İhsan Ozanoğlu’nun 1965 yılında kaleme aldığı “Kastamonu Halkiyat ve Harsiyat” adlı eserinde aktardığı bilgilere göre, geçmişte Ramazan ayının başlangıcını ve bitişini belirlemek için hilalin gözlemlenmesi bu mahallede yapılırdı.

O dönemde şehrin yüksek noktalarından biri olan ve bugün belediye binasının arkasında kalan tepede, Veli Efendi Camii civarında hilal gözlemleri yapılırdı. Ramazan’ın başladığını haber veren bu gözlemler sebebiyle mahalle halkı “ayı gözetleyenler” anlamına gelen Aycılar adıyla anılmaya başladı.

Zamanla halk arasında telaffuz değişerek “Ayıcılar” şeklinde söylenmeye başlasa da, tarihî kaynaklar bu mahallenin gerçek adının Aycılar olduğunu gösteriyor.

17. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Bir Miras

Aycılar Camii’nin kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 1101 / 1689 tarihli Kastamonu şer’iye sicilinde caminin varlığından söz ediliyor. Bu kayıt, yapının en azından 17. yüzyılın sonlarında mevcut olduğunu ortaya koyuyor.

Sicilde geçen “Kastamonu’da vâki Hacı Abdullah’ın bina eylediği mescid-i şerif…” ifadesi, caminin Hacı Abdullah isimli bir hayırsever tarafından yaptırıldığını gösteriyor.

Bu kayıt, Aycılar Camii’nin yalnızca mimari bir eser değil, aynı zamanda Kastamonu’da vakıf kültürünün ve hayır geleneğinin önemli bir örneği olduğunu da ortaya koyuyor.

Ahşap ve Taşın Uyumlu Mimari Dokusu

Aycılar Camii’nin mimarisinde Kastamonu’nun geleneksel yapı özellikleri dikkat çekiyor.

Caminin duvarları moloz taş kullanılarak inşa edilmiş. Çatı ise ahşap iskelet üzerine kiremit kaplama şeklinde yapılmış. Yapıya dış kapıdan girildikten sonra merdivenle çıkılan ve sonradan eklendiği düşünülen ahşap bir bölüm bulunuyor. Bu bölüm, yaklaşık 2,80 x 4 metre ölçülerinde olup son cemaat yeri olarak kullanılıyor.

Caminin asıl ibadet mekânı olan harim kısmı ise yaklaşık 7,70 x 7,90 metre ölçülerinde. Harimin döşemesi, tavanı ve minberi tamamen ahşap işçiliğiyle yapılmış.

Mihrabın hücre kısmı alçı mukarnaslarla süslenmiş, etrafı ise altın renginde bitkisel motiflerle bezeli. Mihrabın üzerinde yer alan ayet ise Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi’nin 144. ayeti.

Bu ayette yer alan anlam şöyledir:

“Yüzünü göğe doğru çevirdiğini elbette görüyoruz. İşte şimdi seni kesin olarak memnun olacağın kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir.”

Bu ayetin cami mimarisinde yer alması, kıble yönünün önemini vurgulayan anlamlı bir tercih olarak değerlendiriliyor.

Haziresindeki Türbe ve Karabaş-ı Velî İsmi

Aycılar Camii’nin haziresinde bulunan türbe de dikkat çeken tarihî unsurlar arasında yer alıyor.

Türbenin 1310 tarihli tamir kitabesinde, kallâvî kavuklu şahide üzerinde “Karabaş-ı Velî” ismi yer alıyor. Bu ismin, Halvetî tarikatının Şâbâniyye kolunun Karabaşiyye şubesinin pîri olarak bilinen Arapkirli Şeyh Ali Alâeddin Atvel Efendi ile bağlantılı olabileceği ifade ediliyor.

Şeyh Ali Alâeddin Atvel Efendi, tasavvuf eğitimini Kastamonu’daki Şeyh Şâbân-ı Velî Dergâhı’nda tamamladıktan sonra 1662 yılında Kastamonu’dan ayrılmıştır. Yaklaşık on yıl boyunca Arap ülkelerinde seyahat ettikten sonra İstanbul’a giderek irşad faaliyetlerinde bulunmuştur.

Hayatının son dönemlerini Medine ve Mısır’da geçiren Atvel Efendi, 1686 yılında Kahire yakınlarındaki Geylân köyünde vefat ederek burada defnedilmiştir.

Tasavvuf, akaid ve tefsir alanlarında eserleri bulunan bu önemli şahsiyetin adı, Kastamonu’daki tasavvuf geleneğinin güçlü izlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.

Restorasyonla Yeniden Hayat Buldu

Yüzyıllardır Kastamonu’nun mahalle hayatına tanıklık eden Aycılar Camii, 2014 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Restorasyon çalışmalarıyla birlikte caminin mimari dokusu korunarak yeniden ibadete kazandırıldı. Günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan cami, hem ibadet mekânı hem de Kastamonu’nun tarihî kimliğinin önemli bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.

Kastamonu’nun tarihî mirası arasında önemli bir yere sahip olan Aycılar Camii, geçmişten bugüne uzanan hikâyesiyle şehrin kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin derlediği bilgilere göre, bu tarihî cami yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda Kastamonu’nun mahalle kültürünü, vakıf geleneğini ve tasavvuf mirasını yansıtan önemli bir tarihî eser olarak dikkat çekiyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.