enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Kastamonu’da Su Tartışması: Polemikle Değil, Ortak Akılla Çözüm Şart

Kastamonu’da su sorunu üzerinden yükselen karşılıklı açıklamalar, meselenin teknik ve hayati boyutunun önüne geçiyor. Oysa su krizi, belediyelerin ötesinde devlet politikasıyla ele alınması gereken ortak bir sorun olarak kapımızda duruyor.

Kastamonu’da Su Tartışması: Polemikle Değil, Ortak Akılla Çözüm Şart
3 Ocak 2026 11:45 | Son Güncellenme: 3 Ocak 2026 11:55
A+
A-

Su Krizi Siyasetin Değil, Devlet Aklının Meselesidir

Kastamonu’da su sorunu üzerinden yaşanan siyasi polemikler neyi gösteriyor? Belediye, DSİ ve merkezi yönetim sorumluluğu nerede başlıyor, nerede bitiyor? Su krizi neden siyaset üstü ele alınmalı?

Kastamonu’da Su Gündemi: Açıklamalar Peş Peşe Geldi

Ocak ayı Kastamonu Belediye Meclisi toplantısında kentin içme suyu sorunu yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Karaçomak Barajı’ndaki doluluk oranının düşmesi, su krizinin artık soyut bir ihtimal değil, somut bir risk olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada Tarım ve Orman Bakanlığı’nı ve Devlet Su İşleri’ni (DSİ) göreve çağırdı. Baltacı, barajdaki doluluk oranının yüzde 15’e, içilebilir su oranının ise yüzde 8’e düştüğünü ifade ederek durumun ciddiyetine dikkat çekti.

 

Başkan Baltacı, bakanlıkla iletişim kurmakta zorlandıklarını, DSİ’ye ilettikleri önerilere yanıt alamadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Terzi Köyü’nden Karaçomak Barajı’na su aktaralım dedik. ‘Parasını biz ödeyelim’ dedik. ‘Birlikte yapalım’ dedik. Ama cevap bile alamadık.”

Baltacı’nın en çok tepki çeken açıklaması ise Tarım ve Orman Bakanı’na yönelik sert ifadeleri oldu. Bu sözler, tartışmanın teknik boyuttan çıkıp siyasi polemiğe evrilmesine neden oldu.

AK Parti İl Başkanı’ndan Net Yanıt: “Sorumluluk Belediyenindir”

Kastamonu Belediye Başkanı’nın açıklamalarına yanıt, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu’ndan geldi. Sevgilioğlu, su temininin belediyelerin asli görevi olduğunu vurgulayarak 5393 sayılı Belediye Kanunu’nu hatırlattı.

İl Başkanı Sevgilioğlu, DSİ’nin Kastamonu Belediyesi’ne kuraklık uyarıları yaptığını belirterek, sorunun kaynağının hedef saptırma ve sorumluluktan kaçma olduğunu savundu. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“Kendi görev ve sorumluluklarını yerine getiremeyenler, beceriksizliklerini örtmek için polemik üretmektedir.”

Bu açıklama, tartışmayı daha da sertleştirirken, kamuoyunda “Su sorunu kimin meselesi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Milletvekili Uluay’dan Tarihsel Hatırlatma

Tartışmaya katılan bir diğer isim ise Kastamonu Milletvekili Halil Uluay oldu. Uluay, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine atıf yaparak, su sorunlarının merkezi yönetimden yardım beklemeden çözülebileceğini savundu.

Uluay’ın vurgusu nettir:
Çalışmak, çözmek ve örnek almak.

 

Su Üzerinden Siyaset Değil, Su İçin İş Birliği Zamanı

Ancak bu noktada sorulması gereken asıl soru şudur:
Bugünün su krizi, yalnızca bir belediyenin çabasıyla çözülebilecek ölçekte midir?

Su Sorunu Bir Belediye Meselesi mi, Devlet Politikası mı?

Tam da bu noktada meseleyi biraz sakinleştirmek, gürültüyü kısmak ve hakikate kulak vermek gerekiyor.

Su sorunu yalnızca Kastamonu’nun değil;
Konya’nın, Kayseri’nin, Bursa’nın, İstanbul’un ve hatta dünyanın meselesidir.

Konya, yaklaşık 30 yıldır aynı siyasi gelenek tarafından yönetiliyor. Buna rağmen yer altı suları çekiliyor, obruklar oluşuyor, tarım alarm veriyor.
Eğer Kastamonu’daki su krizi yalnızca CHP’li bir belediyenin “beceriksizliği” olarak tanımlanacaksa, Konya’daki tabloyu neyle açıklayacağız?

Su, ideolojiden bağımsızdır.
Kuraklık, oy pusulasına bakmaz.

Taşköprü’den Bir Ders: Doğalgaz ve Devlet Gerçeği

2014 yılında Taşköprü’de yaşanan bir diyalog, bugün su meselesini anlamak için önemli bir ders niteliğinde.

Belediye başkanlığı adaylığım döneminde projelerimi açıklamıştım, tecrübeli bir siyasetçi 1 dönem vekillik, 3 dönem belediye başkanlığı yapan çok değerli büyüğüm Mehmet Serdaroğlu bey ile parkta karşılaşmıştım ve şu uyarıyı yapmıştı:

“Projelerin arasında Doğalgazı projesi yok, yazmamış olman çok doğru. Çünkü doğalgaz belediyenin değil, devletin işidir.”

Bu yaklaşım son derece öğreticidir.
Nasıl ki doğalgaz bir devlet politikasıysa,
nasıl ki enerji, güvenlik ve terör siyasetin üstündeyse,
su da aynı şekilde devlet aklıyla ele alınmalıdır. Ak Parti ve Mhp tarafından yönetilen Taşköprü su sorunu 20 yılda çözüme kavuşabildi. Onun için su sorunu horoz dövüşüne kurban edilmemelidir.


Polemik Kazandırmaz, Çözüm Kazandırır

Belediye başkanları muhalefet yapmak için değil, hizmet üretmek için seçilir.

Hasan Baltacı artık Kastamonu Milletvekili değil de, belediye başkanı olduğunu hatırlamalıdır. Ali Mahir Başarır veya Veli Ağbaba tarzı siyasi yaklaşım gösteripte iktidardan destek bekleyemezsin.

İktidar ise eleştirilmekten kaçmak için değil, çözüm üretmek için vardır.

Sürekli sert açıklamalar, kişisel hedefler ve karşılıklı suçlamalar;
ne barajı doldurur, ne musluğu akıtır.

Kastamonu’nun ihtiyacı;
daha yüksek ses değil,
daha güçlü iş birliğidir.

DSİ, belediye, bakanlık ve yerel aktörler; aynı masaya oturmak zorundadır.

Su Üzerinden Kavga Değil, Su İçin Dayanışma

Bugün Hasan Baltacı belediye başkanıdır.
Yarın başka bir isim gelir.
Ama kuraklık kalır.

Bu yüzden su meselesini günlük siyasetin malzemesi yapmak, yarının krizini büyütmekten başka bir işe yaramaz.

Kastamonu’nun ihtiyacı;
bağıran siyaset değil,
konuşan devlet aklıdır.

Su, hepimizindir.
Ve susuzluk, kimseye oy kazandırmaz.

Selam ve dua ile…

Ertuğrul Köse

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.