enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal Kimdir?

    Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal; 2019 Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Kastamonu Üniversitesi rektörü olarak atandı. Kastamonu Üniversitesi Prof. Ahmet Hamdi Topal rektörlüğünde her geçen gün başarısına başarı katarak ve de büyüyerek Ülkemizin önemli Üniversiteler arasında yerini almaya devam ediyor.

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal Kimdir?
    24 Ocak 2023 07:00
    A+
    A-

    Kastamonu Ünlüler

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal; 1974 yılında Giresun İli Eynesil İlçesinde doğdu. Ahmet Hamdi Topal; Uzun yıllar terzicilik yapan Emekli terzi Mustafa Topal’ın oğludur.

    1992 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başladığı lisans öğrenimini 1996 yılında tamamlamasının ardından yüksek lisans öğrenimini 1999 yılında Marmara Üniversitesi’nde, doktora öğrenimini de 2004 yılında Ankara Üniversitesi’nde yılında tamamladı.

    2012 yılında Doçent ve 2018 yılında Profesör unvanını aldı.

    Meslek hayatında sırasıyla Ankara Üniversitesi, (1999-2004), Karadeniz Teknik Üniversitesi (2004-2012), Medipol Üniversitesi’nde (2012-2019) görev alan 24.05.2019 tarihinden itibaren Kastamonu Üniversitesi Rektörü olarak vazife yapmaktadır.

    Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal

    Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın uluslararası güvenlik, terörizm, kuvvet kullanma, bireylerin cezai sorumluluğu ve uluslararası suçlar, göç ve mülteci sorunları başta olmak üzere uluslararası hukukun farklı alanlarında yayımlanmış çalışmaları da bulunmaktadır. Evli olan Topal iki çocuk babasıdır.

     

    Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın “Mülteci Hukuku ve Silahlı Çatışma Kaynaklı Sığınmacılar” Kitabı hakkında

    Silahlı çatışmaların doğası gereği insanları evlerinden ayrılmaya ve göçe zorladığı bilinmektedir. Bununla birlikte, silahlı çatışma ve şiddetten kaçan kişilerin, sırf bu sebeple mülteci statüsüne sahip olup olmadıkları ya da hangi şartlar altında mülteci statüsüne sahip oldukları tartışmalıdır. İç savaşlar başta olmak üzere silahlı çatışmalardan kaçarak bir başka devletin ülkesine geçen ve mülteci statüsü arayışına giren bu kişilerin talebi, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi hükümlerine göre mülteci olmadıkları gerekçesiyle çoğunlukla devletler tarafından reddedilmektedir. Sorunun çözümüne ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada, bahse konu Sözleşme etrafında somutlaşan uluslararası koruma rejimi incelenmekte ve oluşan koruma boşluğunun giderilmesine yönelik alternatif uygulamalar ve çözüm önerileri üzerinde durulmaktadır.

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.