Kastamonu–Taşköprü–Hanönü Yolunda Alarm: Bu Güzergâh Daha Kaç Can Alacak?
Kastamonu-Taşköprü ve Taşköprü-Hanönü güzergâhlarında peş peşe yaşanan ölümlü ve yaralanmalı kazalar endişeyi büyütüyor. Sürücüler gevşek mıcır, kayganlaşan yol yüzeyi, dar kesimler ve yetersiz uyarılara dikkat çekerken, güzergâhın kapsamlı bir trafik güvenliği incelemesinden geçirilmesi isteniyor.

Kastamonu-Taşköprü ve Taşköprü-Hanönü güzergâhlarında peş peşe yaşanan ölümlü ve yaralanmalı kazalar endişeyi büyütüyor. Sürücüler gevşek mıcır, kayganlaşan yol yüzeyi, dar kesimler ve yetersiz uyarılara dikkat çekerken, güzergâhın kapsamlı bir trafik güvenliği incelemesinden geçirilmesi isteniyor.
Kastamonu ile Taşköprü arasındaki kara yolu ile Taşköprü-Hanönü güzergâhında son günlerde art arda meydana gelen trafik kazaları, yol güvenliğiyle ilgili ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Birkaç hafta içerisinde farklı noktalarda yaşanan kazalarda çok sayıda kişi yaralanırken bazı vatandaşlar hayatını kaybetti.
Şeker Fabrikası, Alama, Kornopa köyü ve Taşköprü-Hanönü yolu gibi farklı bölgelerde meydana gelen kazalar, sorunun yalnızca tek bir noktaya veya tek bir sürücü hatasına indirgenip indirgenemeyeceği sorusunu gündeme taşıdı.
Kastamonu Haber ekibimiz olarak yetkililere soruyoruz: Bu güzergâhta kazaların yoğunlaştığı noktalar bilimsel yöntemlerle incelendi mi? Yol yüzeyinin durumu, virajlar, görüş mesafeleri, şerit genişlikleri, kavşaklar ve hız sınırları son kazaların ardından yeniden değerlendirildi mi?

Mıcır İddiaları Araştırılmalı
Güzergâhı kullanan sürücülerin en fazla dile getirdiği şikâyetlerden biri, bazı bölümlerde yol yüzeyinde bulunduğu öne sürülen gevşek mıcır. Özellikle sathi kaplama çalışmalarından sonra yol üzerinde kalan serbest taşların, araçların lastikle yol arasındaki temasını azaltabileceği belirtiliyor.
Makine Mühendisleri Odası, gevşek malzemeli yollarda ani fren, yüksek hız ve sert direksiyon hareketlerinin aracın kontrolünü kaybetme riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğünün bakım ve onarım rehberinde de sathi kaplama sonrasında yüzeyde fazla miktarda serbest mıcır kalması hâlinde gerekli temizlik, süpürme ve trafik işaretleme tedbirlerinin uygulanmasının önemi vurgulanıyor.
Ancak her kazayı doğrudan mıcırla ilişkilendirmek, teknik inceleme yapılmadan doğru olmayacaktır. Kazaların gerçek nedenlerinin belirlenebilmesi için olay yeri tutanaklarının, araç hızlarının, yol yüzeyi ölçümlerinin ve hava şartlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle ilgili kurumların güzergâhta kayma direnci ve yol yüzeyi tutunma testleri yapması; gevşek malzeme bulunan kesimlerin temizlenmesi ve gerekli görülen noktalara “gevşek malzemeli zemin” uyarı levhaları yerleştirmesi bekleniyor.

Yolun Darlığı, Virajlar ve Görüş Mesafesi de İncelenmeli
Kastamonu-Taşköprü yolu yalnızca iki ilçe arasındaki ulaşımı sağlamıyor. Güzergâh; ağır vasıtalar, tarım araçları, şehirler arası otobüsler ve günlük işe gidiş-geliş yapan yüzlerce sürücü tarafından kullanılıyor. Farklı hızlarda ilerleyen araçların aynı yol üzerinde yoğunlaşması, sollama ve şerit ihlali riskini artırabiliyor.
Bazı kesimlerde yolun dar olması, banketlerin yetersiz kalması, viraj girişlerinde görüş mesafesinin azalması ve tali yollardan ana yola kontrolsüz katılımlar da olası riskler arasında değerlendirilmeli. Özellikle gece saatlerinde aydınlatma bulunmayan kavşaklar ile yol çizgileri silinmiş kesimler sürücüler açısından daha büyük tehlike oluşturabilir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün trafik işaretleme standartları, yol güvenliği için yatay ve düşey işaretlemelerin görünür, anlaşılır ve standartlara uygun olmasını öngörüyor. Bu nedenle güzergâhtaki şerit çizgileri, reflektörler, yön levhaları ve viraj uyarılarının tamamı yeniden kontrol edilmelidir.

Kaza Kara Noktaları Kamuoyuna Açıklansın
Son kazaların hangi kilometrelerde yoğunlaştığı çıkarılmalı ve geçmiş yıllardaki olaylarla karşılaştırılmalıdır. Aynı bölgelerde tekrar eden kazalar bulunuyorsa bu noktalar “kaza kara noktası” olarak değerlendirilerek özel tedbirler alınmalıdır.
Yetkililerden yalnızca genel bir inceleme değil, somut bir güvenlik programı bekleniyor. Bu kapsamda;
- Kaza yoğunluk haritası hazırlanması,
- Yol yüzeyi ve kayma direnci ölçümlerinin yapılması,
- Gevşek mıcır bulunan alanların temizlenmesi,
- Yol çizgileri ve reflektörlerin yenilenmesi,
- Tehlikeli kavşaklarda aydınlatma kurulması,
- Viraj ve yerleşim girişlerinde hız düşürücü tedbirlerin artırılması,
- Ağır vasıta ve tarım aracı trafiğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Türkiye’de 2025 yılında 288 bin 321 ölümlü veya yaralanmalı trafik kazası meydana geldi; bu kazalarda 6 bin 35 kişi hayatını kaybetti, 403 bin 937 kişi yaralandı. Bu tablo, trafik güvenliğinin yalnızca sürücülere yapılacak uyarılarla değil, araç, insan ve yol faktörlerinin birlikte ele alınmasıyla sağlanabileceğini gösteriyor.

Tedbir İçin Yeni Bir Acı Beklenmemeli
Elbette hız, dikkatsizlik, hatalı sollama, cep telefonu kullanımı ve trafik kurallarına uyulmaması kazaların önemli nedenleri arasında bulunuyor. Ancak sürücü kusurlarının varlığı, yolun güvenli hâle getirilmesi sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Kastamonu-Taşköprü ve Taşköprü-Hanönü güzergâhlarında yaşanan kazaların ardından Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü, Kastamonu Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve ilgili belediyelerin ortak bir çalışma başlatması bekleniyor.
Her kazanın ardından aynı cümlelerin kurulması, araçların kaldırılması ve yolun yeniden trafiğe açılması yeterli değil. Kazaların meydana geliş şekilleri birlikte incelenmeli, sürücülerden gelen mıcır ve yol yüzeyi şikâyetleri yerinde araştırılmalı ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Bu yolda tedbir almak için yeni bir ölüm haberi beklenmemeli. Kastamonu-Taşköprü yolu, kapsamlı bir mühendislik ve trafik güvenliği incelemesinden geçirilerek riskli noktalar vakit kaybedilmeden güvenli hâle getirilmelidir.