enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Hafif Yağmurlu
27°C
Kastamonu
27°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Hafif Yağmurlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
15°C

    Halil Uluay Kimdir

    Taşköprü İHL’si ilk yatılıları olarak yeni bir hayata yeni bir dünyaya merhaba demişiz. Kimimiz hayvan peşinden, kimimiz tarladan, kimimiz pancardan, kimimizde yeterki okusun ama adam olsun, insan olsun topluma yararlı olsun duası ve “eti senin kemiği benim mantığı ile okula hatta yurda teslim ediliverdik.

    Halil Uluay Kimdir
    15 Eylül 2020 18:29
    A+
    A-

    12-13 yaşlarında onlarca çocuk, yemekhane sırası, alt/üst ranzada yatmak, elektrik vb. durumlarla ilk kez karşılaşıyoruz. Yatılı biraz daha farklı, biraz daha masum, biraz daha hüzünlü… Ortama alıştıkça içimizdeki yaramazlıklar da ortaya çıkmaya başlıyor, kavga seven, küfür eden, top oynamayı seven derken her bir çocukta bulunan gizli cevherler tek tek dökülüyor. Benim işim gücüm Galatasaray ve tabi ki top oynamak, birde o zaman yeni çıkmaya başlayan fotospor okumak. Dedim ya her çocuğun içinde sakladığı huyu gün yüzüne çıkmaya başlıyordu. Biz GS-FB-BJK için kavga bile etmişliğimiz vardı.

    Ancak aramızda bir çocuk vardı, hani derler ya “ağzı var dili yok ‘melek gibi çocuk” diye sanki bu sözler onun içindi.! Konuşmaz, kavga etmez, kolay kolay şakalaşmaz, top oynamaz, kimseye uymaz konuşursan konuşur ve sürekli ders çalışırdı, notları da iyiydi, doğal olarak hocalar da biraz daha fazla severlerdi. Kimdi o çocuk? Şimdinin hukukçusu ve siyasetçisi aynı zamanda Taşimder başkanı Halil Uluay tabi ki.! O zamanlar sorsalardı Halil ne olmaz ne olamaz diye filmlerde izlediğimiz kadarı ile çok konuşan avukat figüründen dolayı avukat olmaz veya olamaz derdik ama o hukuk okuyarak başarılı bir avukat oldu.

    Okul yıllarından sonra doğal olarak çil yavrusu gibi dağıldık, kimimiz okudu, kimiz asker oldu, kimimiz de imam oldu. Telefon ve sosyal medyada olmadığından kim nerede ne yapıyor bilmiyorduk. 2000 yıllarda Kastamonu’da bürosuna giderek buluştuk. Yine sessizdi, yine sakindi, değişmemişti yani…

    Daha sonra Milli Gazete Kastamonu ilave çalışmaları, Taşköprülüler dernek ve siyasi çalışmalar ve Taşimder programları vesilesiyle sık sık görüşür olduk. 2004 yılında il genel meclis üyesi adayı olunca destek istedi bizde köyde bulunan anne ve babamıza ve tanıdıklarımızla sırf Halil için destek verdik. Hatta köyümüzde Ak Partiye o seçimde 2 oy çıkmıştı, onlarda annem ve babamındı. Ama daha sonra o 2 oy hep Saadet Partisine verildi. Taşköprülüler derneği olarak Kastamonu gezileri düzenliyorduk. Kastamonu programlarımızı organizesini üstlenirdi. Dernek yönetimimiz ve üyelerimizde Halil Bey’e çok saygı duyuyorlardı. 2009 yılında da il genel meclis üyesi seçilince muhtarlarımızın oy kullanacağı seçimi dernek olarak Taşköprü’de ki 140 muhtarımızın aşağı yukarı 100’ünü arayarak Halil bey için destek istedik, aradıklarımızda sağ olsunlar o desteği vermişlerdi.

    Siyasi olarak çok anlaşamazdık ama çokta tartışmazdık. Ayrıca Taşköprü İmam hatip liseliler için öncü olduğu ve kurduğumuz Taşimder’in başkanlığını da yapmaya devam ediyor. Taşköprü ve İstanbul’daki programlar vesilesiyle sık sık biraraya gelmeye başladık. Kastamonu’ya geldiğimizde mutlaka ilgilenir ve misafirperverliğini gösterirdi. İl başkanı olunca hem üzüldüm hem sevindim. Üzüntüm 2 türlü idi, biri bende kalsın diğeri yapısı itibariyle işi zordu, siyaset bu gibi insanlara göre değildi, hele Kastamonu hiç değildi… Daha önceleri de şahit olduğum il başkanı değil adeta yöre vekiline ve üst düzeye emir eri arıyorlardı sanki. İnsiyatif kullanan değil, bir emrin var mı sayın vekilim deyip ceket ilikleyecek il başkanı, hastaneye 1 tane hademe alınacağı zaman “kimi istersiniz sayın vekilim diyecek il başkanı vb. Tanıdığım Halil bu yapıya uygun bir il başkanı olamazdı ve yapamazdı da.! Zaten ilk iş olarak partinin il başkanlığını kurumsal bir kimliğe kavuşturunca insiyatif kullanan bir il başkanı mesajını vermiş oluyordu. Açılış haberlerine baktığımda şok olmuştum il başkanlık binasının açılışına Kastamonun her daim 1.sıra milletvekili katılmamıştı! Aslında başka haberlerde vardı ama aramızda ki hukuğumuza dayanarak zor durumda kalmaması için kendime sakladım.

    Sadece il başkanı iken Kastamonu’da yapılması planlanan defile ve Taşköprü’deki güzellik yarışmasını manşetten vermek durumunda kalmıştık, darılmıştır diye uzun süre arayamamıştım da, sonuçta bunlara onunda karşı olduğunu bilmeme rağmen il başkanı idi, tek başına iptal yetkisi de yoktu tabi. İl genel meclisi misafirhanesine 25 yıl sonra tekrar konması planlanan içki satışı ve servisi için nasıl gayret ettiğine şahit olmuştum.

    İl başkanı olduğunda sayın Cumhurbaşkanımızın kızının düğünü Milli Gazete’mize çok yakın bir lokasyon da olduğundan adres sormak için aramıştı, 81 il başkanına özel davetiye verilmiş ve o düğüne Kastamonu’yu temsilen katıldığına şahit olmuştum. Bunu niçin yazdım; il başkanlığında başarılı bir dönem geçirdi, teşkilat yapısını ve çalışma şartlarını iyi biliyordu. Benimde aday olduğum 1 Kasım 2015 seçimlerinde 3 vekili de partisine kazandırmıştı, dostluk falan deyip birini bile bize bırakmamıştı. Ancak şu hakkını da teslim edeyim aday olduğum 2014 ve 1 Kasım seçimlerinde aramış ve tebrik etmiş ve bizim partinin durumunu en iyi bildiğinden sıkıntı olursa bir dost olarak yardımcı olma teklifi sunmuştur. İl başkanı iken bir kriz geçirdi, Allah’tan çabuk iyileşti.

    İl başkanı olunca çevreninde beklentisi arttırmış oldu, cepleri not kağıdı ile dolardı, akrabalar, köylüler, arkadaşlar herkesin bir sıkıntısı vardı, bu gibi işlerde çetrefelli işler zaten Halil’in mizacına uygun şeyler değildi, bu konuda çok kişi darıldı da işimizi halledemiyor diye.! 65 kişi alınacak hastane için 5000 müracaat olunca kura çekilir, ilginçlikte bura da başlar, kurada ismi çıkanlar il başkanlığına uğramadan işbaşı yapmak istemezler, tamda o sıra hastalanmıştır, özel işleri olanları il başkan yardımcısına yönlendirirler, ancak koltuğunun altına baklavasını alana buyurun niçin geldiniz diye sorulunca “geçmiş olsun için” der, içeri girer , geçmiş olsun der ama esas nedeni başkadır! Başkanım; kurada benim ismim çıktı ama siz başhekimi arayabilirseniz veya bir kağıt imzalarsanız çok iyi olur deyiverir, nedeni de “il başkanın torpili ile gidip çalışmamak, yan gelip yatmak,” bunlara müsade etmedi ama sevilemedi de.

    Kastamonu dergisi için belediye başkanından bir türlü randevu alamayınca Halil beyin yanına gitmek için kaldığım ilim yayma yurdundan çıktım, minibüs bekliyordum, biraz grand tuvalet giyinmiştim, bir taksi geldi önümdü durdu ve sordu ne tarafa gidiyorsunuz diye, bende Ak parti il başkanlığına gidiyorum deyiverdim, adam ben götürüyüm, zaten yolumun üstü dedi, bende bindim, kendini tanıttı, ve başladı konuşmaya, Ak parti il başkanlığı deyince birazda resmi giyinmiş görünce ağzındaki baklayı çıkarıverdi, orman işçisi olduğunu ama yerini beğenmediğini çok mağdur olduğunu mutlaka değiştirmek istediğini belirterek hem acındırıyor hem de bir medet umuyordu.! Çokta bişey beli etmeden, birazda sıkılarak bir an önce inmek için sabırsızlandım. İçimden dedim ki Halil beye Allah kolaylık versin, burda bu gibi talepleri yerine getiremedikten sonra ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

    Siyasetin şartları değişince görevi başka bir arkadaşına verdiler, kongre hazırlıkları yapıldı ve il başkanlığını devredeceği kongreye sayın CB’mız Tayyip Erfoğan beyde katıldı. Görevi devredeceği kongrede il başkanı nerede olur? Tabi ki protokolda! Ancak uzun yıllar görev yaptığı il başkanlığındaki DAVA arkadaşları!ismini vermedikleri için doğal olarakta CB korumaları içeri almadılar. Arkadaşı olarak çok üzüldüm, kızdım hatta haber yaptırayım sayın CB’mız bundan haberdar olsun desemde “kol kırılır yen içinde kalır” prensibi ile kabul etmedi. CB’mızın kızının düğününe girebilen bir kişi görevi devredeceği kongreye giremiyordu. Ahde vefanın konuşulduğu şu günlerde bunu da değerlendirmenize sunuyorum.

    Halil Uluay gibi “ben” demeyen biz diyen, kendini değil, partisini ve davasını düşünen; kişisel menfaat, makam ve mevkide gözü olmayan insanların bugünkü siyasi oluşumlarda kabul görmesi çok ama çok zor bir durum.! Onun karekteri ve mizacı dava ve ahde vefa partisi olan Saadet Partisine daha yatkın ve uygun gibi, inşallah kısa zamanda bu temennim dua yerine geçer ve de gerçekleşir.

    Selam ve dua ile…

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.