enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,4191
EURO
17,8508
ALTIN
973,15
BIST
3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu
Açık
21°C
Kastamonu
21°C
Açık
Pazar Açık
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Hafif Yağmurlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C

    Çocuklarımıza Karşı Görev ve Sorumluluklarımız Nelerdir (Çocuğumuza Nasıl isim Vermeliyiz?)

    Çocuk ailenin nadide bir çiçeği ve Allah’ın cc anne babaya bir hediyesi, aynı zamanda da bir emanetidir. Allah cc her şeyi biz insanlara hem nimet olarak hem de emanet olarak hizmetimize vermiştir. Çocuklar da anne baba için hem bir nimet hem bir emanettirler. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

    Çocuklarımıza Karşı Görev ve Sorumluluklarımız Nelerdir (Çocuğumuza Nasıl isim Vermeliyiz?)
    20 Aralık 2021 11:26
    A+
    A-

    Allah cc size kendi cinsinizden eşler, o eşlerinizden de oğullar ve torunlar yarattı. Sizi helal ve güzel rızıklarla gıdalandırdı. Onlar hala batıla mı inanıyorlar ve Allah’ın cc nimetini inkar mı ediyorlar” (Nahl 72).

    Her emanet ve nimetin sorumlulukları olduğu gibi çocuklarımıza karşı bir takım görev ve sorumluluklarımız vardır. Bunları kısaca beş önemli başlık altında değerlendirebiliriz:

    1- Çocuğa Güzel Bir İsim Vermek:

    “Çocuğun ana babası üzerinde hakkı, ona iyi bir eğitim ve iyi bir isim vermesidir” diye buyuruyor Peygamber Efendimiz (sas) (Mecmau’z-Zevaid, 8/47).

    Çocuğa güzel bir isim vermek gerekir. Çocuk büyüdüğünde toplumda isminden dolayı utanmamalı, gurur duymalıdır. Mahşerde de herkes ismi ile çağırılacağı için, çocuklarımıza, Peygamber isimleri, sahabe isimleri, atalarımızın isimleri, kahramanlarımızın isimlerinin verilmeleri daha uygun olur. Şirk ve kerih görülmeyen her hangi bir isim verilebileceği gibi atasını, tarihini, dinini hatırlatıp onlarla hem hal olacak bir isim vermek elbette daha isabetli olur. Fıtrat olarak çocuğun büyüyünce ismi ile özdeşleşme ihtimali de fazla olacağından, çocuklara bu isimlerden vermek daha güzel olur.

    2- Çocuğu Sevgi ile Büyütmek:

    Çocuklar sevgi, şefkat ve merhametle büyür, gelişir ve olgunlaşırlar. Büyükler takdir edilmek ve övülmekten ne kadar hoşlanırlarsa küçükler de sevilmek ve taltif edilmekten o kadar hoşlanırlar. Çocuk sevgisi merhametten ileri gelir. Merhametli bir insan merhamet gösterebilir ancak. Merhametli bir ebeveyn çocuğunun acıktığını, susadığını, üşüdüğünü vs bilir ve hemen o eksikliğini giderir. Her konuda olduğu gibi Peygamber Efendimiz (sas) çocuklara şefkat ve merhamet gösterme konusunda da bize en iyi örnektir. O torunları Hz Hasan Hz Hüseyin’i (ra) çok sever ve “Onlar benim dünyadan (öpüp kokladığım) iki reyhanımdır” buyururdu (Buhari ‘Menakıb’ 22).

    Ebu Hureyre (ra) ın rivayetine göre Peygamber Efendimiz (sas) torunu Hasan’ı öperken onu gören Ekra İbn Habis (ra) adındaki sahabi:

    -“Benim on tane çocuğum var, hiçbirini öpmedim”, deyince, Peygamber Efendimiz (sas):

    -“Merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyurdu (Buhari ‘Edeb ‘18).

    Çocuklar sevilirken de kız erkek ayrımı yapılmaz. Çocukları sevmek, şefkat ve merhamet göstermek demek sadece onların ruhunu okşamak demek değil onları daha küçük yaşlarda dinimize uygun söylem ve eylemlere de alıştırmak demektir. Terbiyeye severek, merhamet göstererek başlamak gerekir.

    3- Çocuklar Arasında Eşit Davranmak:

    Çocuklar arasında eşit davranmak, onlara sevgi ve şefkat gösterirken ayrım gözetilmeksizin hepsine aynı ilgi ve alakayı göstermekle olur. Maddi açıdan da aralarında ayırım yapmaktan kaçınmak gerekir. Zira günümüzde özellikle ailelerin çocukları arasında bu titizliği göstermedikleri gözlenmektedir. Çocuklar arasında adil davranılmadığında, kardeşler arasında huzursuzluk, çekememezlik, kıskançlık gibi husumet ortaya çıkar. Bu da aile yapısını bozar ve ailede huzursuzluk meydana gelir.

    Aileler de bu ayırım yapmanın nedenini, çocukların ebeveynlerine bakmak, işlerinde yardımcı olmak gibi konularda ailelere farklı şekillerde davrandıkları ortaya çıkmaktadır. Bilhassa anne babanın bakıma muhtaç olduğu dönemlerde bu yaklaşım daha bariz bir şekilde görülmektedir. Bize düşen görev ise anne babalarımıza özellikle bize ihtiyaç duydukları zamanlarda onların işlerini görmek, ihtiyaçlarını gidermektir. Evlatlarımıza da onlar büyüdüklerinde bize iyi davranmaları için, onlar küçükken onları iyi yetiştirmeli, manevi eğitimlerini de iyi vermeliyiz. Bu konuda da Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

    “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adalet gösterin” (Buhari ‘Hibe’ 13).

    Eşitlikle adalet aynı değildir. Buna da çok dikkat etmek gerekir. On yaşındaki oğlu ile beş yaşındaki oğluna aynı numara ayakkabı almak eşit davranmak olur ama çocuğun birine zulüm olur. Adalet ise ikisinin de ayağına göre ayakkabı almaktır.

    Ebeveyn de çocuklarının kendilerine iyi davranmaları için yardımcı olmalılar. Bu konuda da Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

    “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan anne babaya Allah cc çok çok rahmet etsin” (Feyzü’l-Kadir 4/84).

     

    4- Çocukların Eğitim ve Terbiyesine Özen Göstermek:

    Ebu Selman (ra) anlatıyor: Peygamberimize:

    -Ey Allah’ın Resulü! Bizim çocuklar üzerindeki hakkımız gibi onların da bizim üzerimizde hakkı var mı? Dedim. Peygamber Efendimiz (sas) de:

    “Evet çocuğun anne babası üzerindeki hakkı onlara yazmayı, yüzmeyi, ok atmayı (silah kullanmayı) öğretmeleri, sağlıklı ve helal yiyecekler temin etmeleridir” buyurdu (Feyzü’l-Kadir 4/84).

    Anne babanın çocuk eğitiminde rolü oldukça fazla ve önemlidir. Çünkü eğitim küçük yaşta da elverişli ve çocuk o yaşlarda şekillenmeye meyyaldir. Dini eğitim de bu eğitimin bir parçası ve en önemli unsurudur. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

    “Her doğan çocuk, muhakkak islam fıtratı üzerine doğar, sonra annesi ile babası onu Yahudi, Hıristiyan yahutta Mecusi yaparlar” (Buhari ‘Cenaiz’ 80).

    Demek ki anne babanın çocuk eğitiminde rolü bu kadar önemlidir. Çocuğu istediği bir dinin mensubu olarak yetiştirebilir. Öyleyse biz de çocuklarımızın dini eğitimini ihmal etmeyeceğiz. Lokman (as) da oğluna:

    “Yavrucuğum! Namaz kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar (Allah’ın cc yapmanı emrettiği) kesin işlerdendir” diye vasiyet ediyor (Lokman 17).

    Eğer bizler çocuklarımıza dini eğitimlerini yeterince veremezsek, çocuklarımız, ateşe tapanların, satanistlerin, ateistlerin tuzağına düşerek dünya ve ahiretleri berbat olur. Vebali de görevini yerine getirmeyen ebeveynlerde olur. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras da onlar için verdiğimiz dini eğitim ve terbiyedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

    “Hiçbir anne baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz” (Tirmizi ‘Birr’ 33).

     

    Peygamberimizin şu müjdesini de aklımızdan çıkarmamalıyız:

    “Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa onun için Cennet vardır” (Ebu Davud ‘Edeb’ 131).

    Son olarak da şu ayet kulağımıza küpe olsun:

    “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taştan olan ateşten koruyun” (Tahrim 6).

    Allah cc hepimizi razı olacağı şekilde bir hayat sürebilmemizi nasip eylesin (amin).

    Bekir AYDIN
    İlahiyatçı Yazar

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.