enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

    Bakın Bizim Gençler “Ölümüne” Çalışıyorlarmış!

    Bartın Amasra’da maden ocağındaki patlama ve sonrası hepimizi hüzne boğdu. Tüm Türkiye hepimiz bedenen olmasak ta yüreğimizle, vicdanımızla, dualarımız ve de gözyaşlarımızla oradaydık, orada olmaya da devam edeceğiz.

    Bakın Bizim Gençler “Ölümüne” Çalışıyorlarmış!
    16 Ekim 2022 22:34
    A+
    A-

    Böyle bir olay olduğunda birleşebilmek, bütünleşmek ve oradaki acıyı paylaşabilmek çok ama çok önemlidir. Türk Milletinin genlerinde duygusallık ve acıları paylaşmak zaten vardır. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Elbette “ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR” ancak bu acıları paylaşmak, o insanlara yardımcı olmak ve dualarda buluşmak ise o ateşin korunu biraz olsun düşürmekte ve geleceğe umutla baktırabilmektedir.

    BAKIN GENÇLERİMİZ MADEN OCAKLARINDA BİLE ÇALIŞIYORMUŞ!

    İşsizlik var dendikçe; işsizlik falan yok, iş beğenmeyen gençler var diyenler, Bartın Amasra’da madende göçük altında kalan gençlerin fotoğraflarına bakıp haya duyması gerekiyor. Daha 20’li yaşlarda olmasına rağmen ve bir çoğu yeni evlenmiş, yeni çocuğu olmuş, yeni askerden gelmiş olmalarına rağmen o madende çalışmak hatta ölümüne çalışmak için işe girmişler. Hepsi pırıl pırıl bu gençlerin içinde belki de üniversite okuyanlar bile var. Onun için bundan sonra kimse iş var ama bizim gençler iş beğenmiyor demesin ne olur.!

    ACI BİR OLAY YAŞANIRKEN ÖVGÜ DE SÖVGÜ DE OLMAMALI

    Bartın Amasra’da ki patlayan maden ocağı vb. olaylarda iki durumu bir türlü hazmedemiyorum, ve de kabullenemiyorum.

    Birincisi:

    Bu vb. olaylar olur olmaz, hemen sıcağı sıcağına ihmal arayanları, kusur arayanları, sayıştay raporu arayanları, illa bir hata arayanları, iktidarı veya ilgili yöneticileri suçlayanları bir türlü anlayamıyorum ve de çok kızıyorum.

    Neden mi?

    Ya bu kaza olmuş. Artık yaraları sarma vakti. Biz uyardık, sayıştay raporu varmış, yok ihmal varmış, yok kusur varmış… Peki bunun o anda neye, kime faydası var ki!?

    Halbuki bu anda yapılacak tek şey bütünleşmek olmalı, birilerini eleştirmek adına o ailelere daha da ızdırap çektirilmemelidir.

    YEMEK SICAKKEN YENMEZ!

    Olaylar biraz soğuyunca ne yapman gerekiyorsa onu yap. TBMM’de araştırma önergesi mi, TV’lerde tartışma programları mı, Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusu mu… Artık ne varsa o mutlaka yapılmalıdır elbette. İşte bunun zamanlamasını iyi ayarlamak gerekiyor. Ya bu vb. olaylar olmadan önce o işletmeye gideceksin gerekirse orada eylem yapıp o sorunu gündeme getirip eksiklikleri ve sorunları giderttireceksin veya o an susacaksın.

    İkincisi: Kurtarma çalışmaları devam ederken; Yok Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla buraya geldik, yok helikopterimiz yaralıyı 40 dakkada İstanbul’a taşıdı, yok hemen cenazelere ulaştık, yok devletimiz burada…

    Bu vb. hamaset kokan konuşmalara da hiç gerek yoktur. Böyle bir olayda ne demek “Cumhurbaşkanımızın talimatları” diye bir cümle kurmak, ne demek helikopterimiz 40 dakikada İstanbul’da, ne demek devletimiz hemen burada..

    1999 depreminde de aynı cümleler duyuyorduk. Sadece Cumhurbaşkanımızın talimatı yoktu o zaman. İnanın bu cümle sayın Cumhurbaşkanımızı da zor durumda bırakacak bir cümle.! Özel bir durum olur. Cumhurbaşkanına konuyu götürürsünüz ve burada bu cümleyi kurabilirsiniz. Ama böyle olaylarda bu cümle kurulamaz ve kurulmamalı diye düşünüyorum.

    Diyelim ki o an Cumhurbaşkanına ulaşılmadı, veya yurt dışında, veya biraz hasta vb. yani bu iki bakanımız o bölgeye gitmeyecek mi? Böyle şey olabilir mi sizce?

    Birde devletimiz burada. Elbette orada olacak. O anda nerede olması gerekiyor devletimizin. Stada maç izlemeye mi yoksa konseri mi gitmesi gerekiyor da böyle bir cümle kuruluyor.

    Böyle acı olaylarda hata ve kusur aramak ne kadar kötüyse yapılan iyi şeylerinde hamasetini yapmakta o kadar kötüdür. “Ambulans helikopterimiz 40 dakikada İstanbul’da” ne demek şimdi bu? Yani tüm acıları, göçük altında kalanları ve aileleri unutup ta şimdi buna mı sevinelim. Elbette ne imkan varsa o kullanılmalıdır. Bu bir LÜTÜF değildir ki? Devlet vatandaşına lütufta bulunmaz, hizmet eder. Tıpkı bir GARSON gibi. Siz hiç bir garsonun ben ne güzel servis yaptım diye övündüğünü gördünüz mü?

    Ha güzel bir servis yapınca en sonunda teşekkür edilir ve ona göre bahşişi verilir değil mi?

    Devletimizde bu vb. anlarda en güzel servisi, hizmeti yapacak ve bunu bir LÜTUF gibi paylaşma gereği duymayacak.! Sen gereğini yap millet bunu zaten görecektir.

    Böyle durumlarda DEVLET yanımızda olmayacakta peki ne zaman olacak?

    Böyle ani olaylarda Devletin ilgilileri ne yapması gerekiyorsa onu yaparlar. Orada bir bakanın veya bakanların bulunması yarardan çok zararda verebilir. Ve tüm düzen bozulabilir. Kim emir verecek, kim ne yapacak karmaşalar çıkabilir. Nitekim çıkıyor da…

    Ha bakanlar gitmesin mi?

    Gitsinler ama olayların tam göbeğine gitmesinler. Bir kriz masası kurulsun ve orada koordine yapsınlar yeter. Olayın durumuna göre, ayağa çizme, kafaya baret, sırta yağmurluk giymek açıkça söylüyorum ROL ÇALMAKTAN başka bir şey değildir. Oradaki tüm görevlilerinde emeklerine yazıktır. Sanki onlar hiç bir şey yapmıyor muşta tüm işi bakanlar yapıyor veya yaptırıyor imajı ortaya çıkıyor.


    EVİ YANAN KOMŞUYA ELEŞTİRİ VE GÖSTERİŞ YAPILMAZ!

    Bu durumu daha iyi anlatabilmek için şu örneği anlatmak istiyorum. Bir komşumuz var. Biz ona sürekli evinin elektrik tesisatının sıkıntılı olduğunu ve yangın çıkarabileceğini anlattık. Ancak komşumuz bizi dinlemedi veya başka bir nedenle bizim dediğimiz yapmadı. Bir gün baktık ki komşunun evinde yangın çıkmış. (Tabi Allah göstermesin de)

    Biz şimdi bu durumda komşumuza gidip;

    “Ya komşu ben sana demedim mi? Biz seni uyarmadık mı? Bu yangının sorumlusu sensin” vb. cümlelerle zaten canı yanan adamın daha da canını yakmaya çalışsak ne olur sizce?

    O adam can havliyle bize elinde ne varırsa vurur değil mi? Haklı mı? Evet haklı..!

    Veya yanan evi söndürmek ve içindekileri kurtarmak için çabalıyoruz. Ve iki de bir komşunun yanına gidip; ben şöyle su taşıdım, şöyle şunu kurtardım, şunu yaptım, bunu yaptım dersek yine canı yanan o komşumuz can havliyle elinde ne varsa kafamıza geçirir değil mi? Burada da Haklı mı? Evet Haklı..!

    Peki bu iki örnekte yapılması gereken örnekler mi? Kesinlikle Hayır!

    Peki biz o anda ne yapmalıyız? Aslında ne yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ve bizde o GEREKENİ YAPMALIYIZ.!

    Böyle olaylarda GÖSTERİŞE DE ELEŞTİRİYE DE GEREK YOKTUR.

    Vesselam

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.