enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Fizik Tedavi Hastanesi Tartışmalarında Kastamonu AK Parti Neden Sessiz Kalıyor?

Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi üzerinden başlayan tartışmalar büyüyor. Muhalefet partileri peş peşe açıklamalar yaparken, gözler bu kez AK Parti cephesine çevrildi. Tartışmanın merkezinde yalnızca bir milletvekili var. Peki AK Parti’nin diğer isimleri neden konuşmuyor?

Fizik Tedavi Hastanesi Tartışmalarında Kastamonu AK Parti Neden Sessiz Kalıyor?
27 Haziran 2026 12:01 | Son Güncellenme: 27 Haziran 2026 12:58
A+
A-

Kastamonu Fizik Tedavi Hastanesi tartışmaları sürerken Yeniden Refah, İYİ Parti, Gelecek Partisi ve CHP’den açıklamalar geldi. Tartışmanın odağında ise AK Parti’nin kurumsal sessizliği bulunuyor. İşte dikkat çeken değerlendirme.

Kastamonu son haftalarda belki de son yılların en önemli sağlık tartışmalarından birini yaşıyor.

Bir tarafta Sağlık Bakanlığı yönergesine dayanarak “Fizik Tedavi Hastanesi’nin ruhsatı iptal mi ediliyor?” sorusunu gündeme taşıyan Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Avukat Akif Güzel…

Diğer tarafta “Hayır, hastane büyüyor, kapasitesi artıyor, bölgesel başhekimlik sistemi kuruluyor” diyerek iddialara cevap veren AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay…

Normal şartlarda burada tartışmanın bitmesi gerekirdi.

Ancak tam aksine tartışma daha da büyüdü.

İYİ Parti İl Başkanı Metin Yazkan konuştu.

Gelecek Partisi İl Başkanı Harun Acar konuştu.

CHP’nin eski İl Başkanı Hikmet Erbilgin konuştu.

Yeniden Refah Partisi yeniden açıklama yaptı.

Ama dikkat çeken başka bir tablo ortaya çıktı.

AK Parti’de konuşan yine sadece Halil Uluay oldu.

Sorulması gereken asıl soru bu

Bu yazının amacı kim haklı, kim haksız tartışması değildir.

Muhalefet elbette soru soracaktır.

İktidar da cevap verecektir.

Demokrasinin gereği budur.

Fakat burada dikkat çeken nokta şudur:

Neden bütün yük tek bir milletvekilinin omuzlarına bırakıldı?

Ortada Sağlık Bakanlığı’nın yönergesi üzerinden yürüyen hukuki bir tartışma var.

Üstelik konu herhangi bir yatırım değil.

Doğrudan insanların sağlığı…

Doğrudan Kastamonu’nun gelecekteki sağlık altyapısı…

Buna rağmen AK Parti’nin kurumsal kanadından ciddi bir açıklama göremiyoruz.

AK Parti’nin diğer isimleri neden konuşmuyor? İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu Neden Rakiplerine Cevap vermiyor?

Bu tartışma sadece Halil Uluay’ın meselesi değildir.

AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu neden sessiz?

Milletvekili Fatma Serap Ekmekci neden değerlendirme yapmıyor?

Sağlık İl Müdürlüğü neden teknik bir açıklama yayımlamıyor?

İddialar doğruysa neden doğru?

Yanlışsa neden yanlış?

Ruhsat konusu gerçekten iddia edildiği gibi bir statü değişikliği mi?

Yoksa yalnızca idari bir düzenleme mi?

Bunu açıklayacak makam siyasetçilerden önce ilgili sağlık idaresidir.

Kamuoyu dedikoduyla değil, resmi bilgilerle aydınlatılmalıdır.

 

Muhalefetin ortak gündemi haline geldi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi tartışması artık yalnızca Yeniden Refah Partisi’nin gündeminde değil. Son günlerde farklı siyasi partilerden peş peşe gelen açıklamalar, konunun Kastamonu siyasetinin ortak tartışma başlığına dönüştüğünü gösteriyor.

İYİ Parti Kastamonu İl Başkanı Metin Yazkan, Milletvekili Halil Uluay’ın kullandığı “ahır” benzetmesini “son derece talihsiz ve incitici” olarak değerlendirdi. Yazkan, vatandaşların vergileriyle yapılan bir hastanenin bu şekilde anılmasının hem tedavi gören hastaları hem de sağlık çalışanlarını üzdüğünü belirterek, kamu görevinde bulunan isimlerin kullandıkları dile daha fazla özen göstermesi gerektiğini ifade etti.

CHP’de uzun yıllar il başkanlığı yapan ve son olarak Parti Meclisi üyeliği görevinde bulunan Hikmet Erbilgin ise tartışmayı yalnızca kullanılan ifadeler üzerinden değerlendirmedi. Erbilgin, Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin daha birkaç ay önce “bölgesel sağlık yatırımı” olarak tanıtıldığını hatırlatarak, bugün gelinen noktada bağımsız hastane statüsünün tartışılmasının kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu dile getirdi. Kastamonu’nun yıllardır yeni devlet hastanesi ve güçlendirilmiş sağlık altyapısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Erbilgin, kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.

Gelecek Partisi Kastamonu İl Başkanı Harun Acar ise tartışmanın odağında ironi değil, kamuoyunun beklediği somut cevapların bulunması gerektiğini ifade etti. Acar, “Hastane ruhsatını iptal ettik, binayı ahır yaptık” şeklindeki paylaşımın kamuoyundaki endişeleri gidermediğini belirterek, Sağlık Bakanlığı yönergesi kapsamında hastanenin idari statüsünün açık ve şeffaf biçimde kamuoyuna anlatılması gerektiğini savundu. Ayrıca nöroloji, dahiliye ve yatak kapasitesi gibi sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin soruların cevap beklediğini dile getirdi.

Tartışmayı ilk gündeme taşıyan isim olan Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Avukat Akif Güzel ise Sağlık Bakanlığı’nın “Bağlı ve Ek Sağlık Tesisleri Hakkındaki Yönergesi”nin 20. maddesine dikkat çekerek, Fizik Tedavi Hastanesi’nin Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine alınması halinde kamu sağlık ruhsatının iptal edilip edilmeyeceğinin net olarak açıklanmasını istedi. Güzel, iddialarına hukuki dayanak olarak ilgili yönergeyi gösterirken, kamuoyunun resmi ve tatmin edici cevap beklediğini ifade etti.

İşte tam da bu noktada asıl dikkat çeken tablo ortaya çıkıyor.

Muhalefet partilerinin neredeyse tamamı peş peşe açıklamalar yaparken, AK Parti cephesinde yalnızca Milletvekili Halil Uluay’ın açıklama yapması dikkat çekiyor. İl Başkanı  Ahmet Sevgilioğlu’ndan, eski il başkanı Doğan Ünlü’nden, Milletvekili Fatma Serap Ekmekci’den ya da konunun teknik muhatabı olan İl Sağlık Müdürlüğü’nden kapsamlı bir değerlendirme gelmemesi kamuoyunda yeni soru işaretleri oluşturuyor.

Belki de bugün Kastamonu’nun cevabını en çok merak ettiği soru, hastanenin hukuki statüsünden önce şu sorudur:

AK Parti neden bu tartışmada kurumsal olarak sessiz kalıyor?

Halil Uluay yalnız bırakılıyor mu?

Halil Uluay’ın son paylaşımındaki “Hastane ruhsatını iptal ettik, binayı ahır yaptık, dana bağlayacağız.” ifadelerinin ironi amacı taşıdığı açık.

Ancak kullanılan üslubun toplumun her kesiminde aynı şekilde karşılık bulmadığı da ortada.

Nitekim bu paylaşımın ardından muhalefet partilerinden peş peşe açıklamalar geldi.

Belki de bu noktada Halil Uluay’ın en büyük eksikliği yalnız bırakılmasıdır.

Çünkü bugün eleştirilerin tamamı tek bir isme yöneliyor.

Oysa konu sadece bir milletvekilinin değil, iktidar partisinin sağlık politikalarıyla ilgilidir.

İyi haberlerde hep birlikte fotoğraf verenlerin, zor günlerde de birlikte sorumluluk alması beklenmez mi?

İyi günde birlikte, zor günde neden yalnız?

Bu tartışmada dikkatimi çeken bir başka konu ise AK Parti’nin kendi içindeki sessizlik oldu.

Kastamonu siyasetini yıllardır takip eden biri olarak şunu çok net hatırlıyorum. Daha önce AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu’nun hedef alındığı tartışmalarda Milletvekili Halil Uluay hiç tereddüt etmeden sürece dahil olmuş, il başkanının yanında durmuş ve kamuoyuna yönelik açıklamalar yapmıştı. O gün parti içerisinde yalnız bırakılmayan il başkanının, bugün benzer bir tartışmada neden aynı desteği göremediği ister istemez akıllara geliyor.

Daha da geriye gittiğimizde, AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı görevini yürüten Avukat Akif Güzel’in de benzer tartışmalarda aktif rol aldığını hatırlıyoruz. Partisine yönelik eleştiriler karşısında kamuoyunu bilgilendiren açıklamalar yapar, tartışmayı siyasi zeminde karşılamaya çalışırdı. Bu tavır, parti tabanında da karşılık bulurdu.

Bugün ise tam tersi bir tablo var. Muhalefet partileri peş peşe açıklamalar yaparken, cevap vermek neredeyse sadece Halil Uluay’a kalıyor.

Bir başka dikkat çekici örnek ise Araç – İhsangazi Organize Sanayi Bölgesi. Türkiye’nin örnek sanayi yatırımlarından biri olması hedeflenen bu proje için Sayın Halil Uluay’ın uzun süredir yoğun bir çaba gösterdiğini biliyoruz. Proje sahasında yapılan ziyaretlerde il başkanından yöneticilere kadar birçok isim objektiflere birlikte poz veriyor, başarı ortak şekilde sahipleniliyor. Bu son derece doğal.

Ancak kamuoyunda tartışma oluşturan bir konuda da aynı birliktelik neden görülmüyor?

Başarı ortaksa, eleştiri karşısında verilecek cevap da ortak olmalı değil mi?

Belki de bugün kamuoyunun en çok merak ettiği soru budur. AK Parti’nin diğer yöneticileri, milletvekilleri ve ilgili kurum temsilcileri neden sessiz kalmayı tercih ediyor? Bu sessizlik bilinçli bir strateji mi, yoksa gerçekten cevabı verilmesi gereken sorular mı var?

Bu soruların cevabı, en az Fizik Tedavi Hastanesi tartışmasının kendisi kadar önem taşıyor.

Kastamonu’nun beklediği polemik değil, netlik

Halil Uluay uzun zamandır bu konuyla ilgili açıklamalar yapıyor.

Fizik Tedavi Hastanesi’nin kapasitesinin artırılacağını, 250 yatağın ardından 305 yatağa ulaşılacağını, nöroloji ve dahiliye gibi önemli branşların açılacağını defalarca anlattı.

Üstelik bu model tamamen yabancı bir sistem de değil.

Türkiye’nin büyük sağlık kampüslerinde benzer uygulamalar bulunuyor.

Ben bunu şahsen de gördüm.

Annem felç geçirdiğinde İstanbul Çam Sakura Hastanesinde tedavisi tamamlanır tamamlanmaz doğrudan fizik tedavi servisine alınmıştı.

Kastamonu’da ise aynı süreç çoğu zaman işlemiyor.

Hastalar taburcu ediliyor, ardından aylar sonrasına fizik tedavi randevusu bekliyor.

Eğer yapılmak istenen sistem bu geçişi hızlandıracak, nörolojiden çıkan hastayı doğrudan fizik tedaviye ulaştıracaksa, bunun kamuoyuna ayrıntılarıyla anlatılması gerekir.

Çünkü insanlar polemik değil, sağlık hizmetinin nasıl iyileşeceğini bilmek istiyor.

Sessizlik soru işaretlerini büyütüyor

Bugün gelinen noktada tartışmanın büyümesinin en önemli sebebi muhalefetin açıklama yapması değil.

Asıl sebep, iktidarın kurumsal olarak yeterince konuşmamasıdır.

Sessizlik bazen en büyük tartışmayı doğurur.

AK Parti’nin ilgili tüm isimleri aynı görüşteyse bunu kamuoyuyla paylaşmalıdır.

Eğer farklı değerlendirmeler varsa onlar da açıklanmalıdır.

Kastamonu’nun ihtiyacı sosyal medya polemikleri değil; açık, şeffaf ve teknik bilgilerle desteklenen açıklamalardır.

Çünkü mesele siyaset üstüdür.

Mesele, Kastamonu’nun sağlık geleceğidir.

Ve bu geleceği ilgilendiren soruların cevabı yalnızca bir milletvekilinden değil, sürecin bütün muhataplarından gelmelidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.