Yeniden Refah İl Başkanı Akif Güzel: “ Şuan AK Parti İl Başkanı Olsaydım da Gelinen Nokta İtibariyle İstifa Ederdim”
Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel, Kastamonu’daki su krizi, Kırık Barajı’nın yıllardır tamamlanamaması, AK Parti’deki istifa süreci, yerel teşkilat yapıları ve Türkiye’nin dış politikasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Güzel, “Bugün AK Parti il başkanı olsaydım da gelinen nokta ve ülkenin getirildiği durum itibariyle istifa ederdim” dedi.

Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel ile Su Krizi, Kırık Barajı ve Siyasetteki Kırılmalar Üzerine..
Uzun zamandır konuşmak istediğim ama bir türlü konuşamadığım Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl Başkanı Akif Güzel ile, Kastamonu’daki su kesintileri, Kırık Barajı’nın akıbeti, AK Parti’den istifa gerekçeleri, Filistin, Venezuela ve D-8 sürecini Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse sordu, Yeniden Refah Partisi Kastamonu İl başkanı Avukat Akif Güzel cevapladı.
Kastamonu’da yaşanan son su kesintileriyle başlayalım. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kastamonu’da bir gündür sular kesik. İl merkezindeki susuzluk problemi birçok siyasinin dilinde. Ancak bu mesele sadece bugünü değil, yarınlarımızı da ilgilendiriyor. Bugün birbirimizi suçlama günü değil; birlikte çözüm bulma, çözümü konuşma günüdür. Su hayattır. Enerji hayattır. Elektrik, doğalgaz hayattır. Bunların olmadığı bir dünyada hayat durur. Bu sebeple başta hükümet yetkilileri, Kastamonu Vekilleri ve Kastamonu Belediye Başkanı kendilerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir. Yoksa hep birlikte kaybederiz.

Su sorunu deyince siz özellikle Kırık Barajı’nı gündeme getirdiniz. Neden?
Kırık Barajı, Kastamonu’nun yaklaşık 50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere planlanmış bir projedir. Bu proje hazırlanırken ben AK Parti’de siyaset yapıyordum. Sürecin başını biliyorum. Ancak 2020–2021 yıllarında bitirilmesi gereken bu baraj hâlâ tamamlanamadı.
O dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu tarafından da bitiş tarihi kamuoyuna açıklanmıştı. Buna rağmen proje bir türlü hızlı ilerleyemedi.

Neden bitirilemiyor? Sorun nerede?
Benim bildiğim kadarıyla Kırık Barajı’nın tamamlanabilmesi için yaklaşık 10 milyar TL civarında bir bütçe gerekiyor. Ancak her yıl bakanlık bütçesinden yalnızca 1 milyar TL civarında bir ödenek ayrılıyor. Bu şekilde devam ederse bu barajın bitmesi az 10 yıl sürer. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Kastamonu için daha fazla ödenek ayrılması ve projenin hızlandırılması gerekmektedir. Günümüz maliyetlerini göz önüne aldığımızda her yıl maliyetlerin katlandığını da göz ardı etmeyelim.
Mevcut barajlar Kastamonu’nun ihtiyacını karşılamıyor mu?
Kastamonu’nun mevcut su ihtiyacını karşılayan Karaçomak Barajı, artık işlevini yavaş yavaş kaybediyor. Barajların da bir ömrü vardır. Karaçomak Barajı’nın su seviyesi 2014–2015 yıllarından itibaren düşmeye başladı. Kırık Barajı zaten bu nedenle planlandı.
Bu noktada siyasi sorumluluk kime ait?
Bu meselede sadece bir tarafı suçlamak doğru değil. İktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi de, yerel yönetimi elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Partisi de kendi sorumluluklarını yerine getirmediği için bugün birbirlerini suçluyorlar. Oysa vatandaş çözüm bekliyor.

Soru: AK Parti’den istifa etmenize gelelim. Neden ayrıldınız?
Seçilen il başkanının teşkilatlarla ciddi bir bağı yoktu. Teşkilat yapısını bilmiyordu, il başkanlığı binasına dahi girmemiş birine verilen görevden herhangi bir olumlu netice alınamayacağı açıkça ortadaydı. İlçelerle bağ kurulmadan bu yapı yürümezdi. Cumhurbaşkanının teşkilatları tamamen boşladığı ve kaderine terk ettiği gibi bir düşünce hasıl oldu bende. Zaten iletilen raporlar, yaşanılan sıkıntılara ilişkin çözüm önerilerinin de dikkate alınmaması bu durumu gösteriyordu. Teşkilatın taleplerine kulakları tıkayan vatandaş ile arasına duvar ören bir genel merkez var.Bu nedenle istifa etme kararı aldım.
Bugün gelinen noktada haklılığımız ortaya çıkmış oldu. İlçe başkanları bir bir istifa ediyor ya da ettiriliyor. Taşköprü, Merkez İlçe derken , bunun devamı da gelebilir. AK Parti Kastamonu Teşkilatında huzursuzluk günden güne büyüyor.

Bugün bir ihtimal olarak, AK Parti’den il başkanlığı teklifi gelseydi geri döner miydiniz?
Kesinlikle hayır. Çok net söylüyorum. Hatta şunu açıkça ifade edeyim:
Ben bugün AK Parti’de siyaset yapıyor olsaydım, İl başkanı olsaydım dahi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Biz AK Parti, MHP ve DEM Parti, birlikte yol yürüyoruz” anlamına gelen açıklamasından sonra istifa ederdim.
Çünkü biz AK Parti’deyken hep şunu söylediler: “Kürt meselesi ayrı, PKK ayrı.” Şimdi ne oldu da bu iki konu aynı kefeye konuldu? Bu ciddi bir çelişkidir. Daha düne kadar AK Parti giderse Öcalan içeriden çıkar, PKK tekrar güçlenmeye başlar, doğuda güneydoğuda Öcalan ve Pkk posterleri bayrakları dolaşmaya başlar diyenler bugün Öcalan’a güzellemeler yapıyorlar. Siyaset omurgalı yapılmalıdır.
Bu sizin için neden bir kırılma noktası oldu?
Milletimizin büyük bir kısmı AK Parti’yi yıllarca belli gerekçelerle destekledi. İmam Hatipler, Kur’an kursları, katsayı meselesi gibi başlıklar, 28 Şubatı yaşayan milletimizin üzerindeki baskının ortadan kaldırılması gibi sebepler Ak Partiye olan desteği güçlendirdi. Ama bugün söylenenlerle yapılanlar arasında ciddi bir uyumsuzluk var. Daha dün adaletsizliğe liyakatsizliğe hayır diye yola çıkanlar bugün kişiye göre adalet sistemi kuruyorlar. Liyakat deseniz hak getire. Faize dayalı ekonomi sistemi milletimizin belini bükmüş durumda. Paylaşımda adalet ortadan kalktı. Emekli asgari ücretli esnaf memur kaderine terkedildi. Bu sürdürülebilir bir şey değildir.
Venezuela ve dünya siyasetiyle ilgili de değerlendirmeleriniz oldu. Neyi vurgulamak istediniz?
Venezuela’da yaşananlar bize şunu gösteriyor: Merhum Necmettin Erbakan’ın kurduğu D-8 Projesi bugün her zamankinden daha gerekli. Böyle bir birlik olsaydı; Rusya, Çin, Amerika ülkeleri bu kadar kolay yönlendiremezdi.
Nicolas Maduro üzerinden yaşananlar bunu net biçimde gösteriyor.

Filistin konusunda Cumhurbaşkanı’nın “izin alamadık” açıklamasını da eleştirdiniz.
Evet, bu açıklama beni çok üzdü. “Konteyner göndermek istedik ama izin alamadık” demek çok talihsizdi. Kimden izin alıyoruz? Azerbaycan’a sîhalarımızı gönderdiğimizde kimden izin istedik. Karabağ bu şekilde kurtuldu. Filistin bizim meselemizdi hani. Amerika’dan mi izin alacağız. Maalesef Cumhurbaşkanımızın sözleri bizi yaraladı. Amerika’nın İsrail’in ancak güçten anladığını unutmayalım. Bizler kökleri binlerce yıllık Türk Milletiyiz. Korku nedir bilmeyiz.
Siyasi Partilerle iletişiminiz nasıl devam ediyor?
Tüm il başkanlıklarına nezaket ziyaretinde bulunduk. Ancak Ak Parti il başkanlığından 3 defa randevu talep etmemize rağmen farklı gerekçelerle randevu verilmedi. Allah’ın hakki 3 tür dedik. Siyaset istişare kültürü üzerine kuruludur. Kastamonu’da herkes birbirini tanır. Siyasi düşüncemiz ne olursa olsun sokakta birl her gün defalarca karşılaşıyoruz siyasilerimiz ile. Bu yüzden istişare kültürüne ve siyasette nezakete önem veriyoruz.

Yeniden Refah Partisi Kastamonu’da nasıl bir noktada?
Yaklaşık bir yıldır görevdeyim. Bu sürede üye sayımız iki katına çıktı. Teşkilat yapımızı büyük oranda tamamladık. Yeniden Refah Partisi olarak Kastamonu’da çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Yeniden Refah Partisi bir sonraki Milletvekilliği seçiminde 1 milletvekili çıkaracak, yerel seçimlerde bir çok belediyeyi alacaktır biiznillah.

