enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Tarlada Emek Var, Sosyal Güvence Yok! Türkiye’nin Kadın Çiftçileri İçin Kritik Çağrı

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik’ten dikkat çeken açıklama geldi. Türkiye’de tarımsal iş gücünün yaklaşık yüzde 42’sini oluşturan kadın çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Kadın çiftçilerimiz tarımın sigortasıdır” mesajını verdi.

Tarlada Emek Var, Sosyal Güvence Yok! Türkiye’nin Kadın Çiftçileri İçin Kritik Çağrı
15 Ekim 2026 12:22 | Son Güncellenme: 15 Ekim 2026 12:46
A+
A-

TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde kadın çiftçilere sosyal güvence, pozitif ayrımcılık ve daha fazla destek çağrısı yaptı.

Türkiye’nin dört bir yanında sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına, bahçesine, ahırına ve ağılına koşan kadın çiftçiler, tarımsal üretimin görünmeyen kahramanları olmaya devam ediyor. Aile ekonomisinden gıda güvenliğine, hayvancılıktan kırsal kalkınmaya kadar birçok alanda büyük sorumluluk üstlenen kadınların sosyal güvence sorunu ise yeniden gündeme taşındı.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla Ankara’da açıklama yapan Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, kadın çiftçilerin yalnızca tarımın değil, kırsal yaşamın ve aile işletmelerinin de temel gücü olduğunu vurguladı.

Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin derlediği bilgilere göre, Çelik’in açıklamasında özellikle kadın çiftçilerin sosyal güvenlik hakları, tarımsal desteklerden yararlanma imkânları ve kırsal üretimdeki stratejik rolleri ön plana çıktı.

Kadın Çiftçiler Tarımın Görünmeyen Gücü: Üretimin Yüzde 42’sinde Onların Emeği Var

Türkiye’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinde kadınların üstlendiği rol, kırsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine atıfta bulunarak ziraat odalarına kayıtlı kadın çiftçi sayısının 900 bini aştığını belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi verilerine göre ise aktif üretimde bulunan kadın çiftçi sayısının yaklaşık 305 bin olduğunu ifade etti.

Kadınların Türkiye’deki toplam tarımsal iş gücünün yaklaşık yüzde 42’sini oluşturduğuna dikkat çeken Çelik, bu büyüklüğün tarım politikalarının belirlenmesinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Çelik, kadın çiftçilerin üretimden uzaklaşmasını önleyecek, kırsal yaşamı güçlendirecek ve sürdürülebilir tarımı destekleyecek özel projelerin artırılması çağrısında bulundu.

Bu rakamlar, Çelik’in açıklamasında aktardığı veriler olmakla birlikte farklı kayıt sistemlerinin farklı kapsamları bulunması nedeniyle kadınların tarımsal üretimdeki gerçek katkısının yalnızca kayıtlı çiftçi sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine de işaret ediyor.

Hem Evin Yükünü Hem Üretimin Sorumluluğunu Taşıyorlar

Kadın çiftçilerin çalışma hayatı çoğu zaman yalnızca tarlada geçirilen saatlerden ibaret değil.

Sabahın erken saatlerinde hayvanların bakımını üstlenen, süt sağan, yem hazırlayan, bahçesini sulayan, hasada katılan ve ürünlerin pazarlanmasına destek veren kadınlar, aynı zamanda aile içindeki günlük sorumluluklarını da sürdürüyor.

Nihat Çelik, kadınların bu çok yönlü emeğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de tarımsal üretimin ve kırsal hayatın devamlılığında en önemli rolü kırsal alanda yaşayan kadınlarımız üstlenmektedir.”

Çelik, kadın çiftçilerin ev işlerinin yanında üretimden hasada ve hayvancılığa kadar geniş bir alanda görev yaptıklarını belirterek kendilerine çok daha fazla değer verilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle küçük aile işletmelerinde kadın emeğinin hayati önem taşıdığına işaret eden bu açıklama, kırsalda emeğin ekonomik karşılığının ve sosyal haklarının da tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor.

En Önemli Talep Sosyal Güvence: Kadın Çiftçilere Pozitif Ayrımcılık Çağrısı

TÜRKYED Genel Başkanı Çelik’in açıklamasındaki en dikkat çekici başlık, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemindeki konumuna ilişkin oldu.

Çelik, tarımsal üretimde önemli sorumluluklar üstlenen kadınların sosyal güvenceye erişiminin öncelikli meselelerden biri olarak ele alınmasını istedi.

“Çiftçi kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapılsa dahi onların sosyal güvenceye kavuşturulması öncelikli talebimizdir.”

Bu çağrı, kırsalda çalışan kadınların sigortalılık, emeklilik ve sosyal koruma imkânlarından daha etkin yararlanması gerektiğine yönelik önemli bir talep niteliği taşıyor.

Özellikle aile işletmelerinde çalışan kadınların emeğinin resmî kayıtlarda yeterince görünür olmaması, sosyal güvenlik haklarına erişim açısından önemli sorunlar doğurabiliyor.

Çelik, Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma projeleri ve tarımsal desteklemelerde kadın çiftçilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulamalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Ancak mevcut desteklerin yanında kadınların uzun vadeli ekonomik ve sosyal güvencelerinin de güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Genç Kadın Çiftçiler İçin Yeni Destekler ve Kooperatifleşme Vurgusu

Türkiye’de kırsal nüfusun geleceği açısından gençlerin ve kadınların tarımsal üretimde kalması büyük önem taşıyor.

Nihat Çelik, son yıllarda 40 yaşın altındaki genç kadın çiftçi sayısında ciddi bir artış gözlemlediklerini belirterek bu gelişmenin Türkiye tarımı açısından umut verici olduğunu söyledi.

Bununla birlikte genç kadınların üretimde kalıcı olabilmesi için yalnızca başlangıç desteklerinin yeterli olmayacağına işaret etti.

Çelik, genç ve kadın çiftçilere yönelik projelere daha fazla kaynak ayrılması, tarımsal desteklerden aldıkları payın artırılması ve kadınların kooperatifler ile üretici birliklerinde daha etkin görev üstlenmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Kadın kooperatiflerinin güçlenmesi, yerel ürünlerin değerlendirilmesi, markalaşma, pazarlama ve doğrudan tüketiciye ulaşma açısından da yeni fırsatlar oluşturabilir.

Özellikle Kastamonu gibi tarım, hayvancılık ve geleneksel kırsal üretim kültürünün güçlü olduğu illerde kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yerel ekonomiye ve köylerde yaşamın devamlılığına önemli katkılar sunabilecek potansiyele sahip.

Kadınların yalnızca üretim aşamasında değil, işletme yönetiminde ve tarımsal karar alma mekanizmalarında da daha fazla temsil edilmesi, kırsal kalkınmanın önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü: Kutlamanın Ötesinde Hak ve Emek Meselesi

Türkiye’de 1997 yılından bu yana her yıl 15 Ekim’de kutlanan Dünya Kadın Çiftçiler Günü, tarımda kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak ve üretici kadınların karşılaştıkları sorun

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.