Kastamonu’da 530 Yıllık İz: Medreseden Üniversiteye Bilimin Yolculuğu
Kastamonu, 17–18 Ekim’de Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı’na ev sahipliği yapacak. Hatîbzâde’nin 530. ölüm yıl dönümündeki buluşmada, şehrin düşünce mirası ve bilim çalışmalarının geleceği ele alınacak.

Kastamonu’da Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı 17–18 Ekim 2026’da düzenlenecek. İhsan Fazlıoğlu, şehrin felsefe ve bilim hayatını anlatacak.
Kastamonu’nun geçmişten bugüne uzanan bilim ve düşünce hayatı, iki günlük önemli bir akademik buluşmanın merkezine yerleşiyor. 17–18 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı, tarihî birikimin bugünkü araştırmalarla ilişkisini ve Türkiye’de bu alanların geleceğini gündeme taşıyacak. Açılış programında, Hatîbzâde’nin 530. ölüm yıl dönümü münasebetiyle şehrin felsefe ve bilim hayatına odaklanılacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Bilim Tarihi Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlik, Kastamonu’da kültür ile akademinin buluşmasına sahne olacak.
Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin derlediği bilgilere göre, kurultayın ilk günkü adresi Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi, ikinci günkü adresi ise Kastamonu Üniversitesi Merkezi Kütüphanesi olacak. Böylece şehir merkezindeki açılışın ardından program, üniversite ortamında devam edecek.

Açılış 17 Ekim’de: İlk Söz İhsan Fazlıoğlu’nda
Kurultayın açılış programı, 17 Ekim Cumartesi günü saat 14.30’da, Kastamonu Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilecek. Açılış konuşmasını İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu yapacak.
Fazlıoğlu’nun konuşması, “Hatîbzâde’nin 530. Ölüm Yıl Dönümü Münâsebetiyle: Atabey Gâzî Medresesi’nden Kastamonu Üniversitesine Felsefe-Bilim Hayatı” başlığını taşıyor. Bu başlık, Kastamonu’nun eğitim ve düşünce geçmişini, bugünkü üniversite hayatıyla birlikte değerlendiren bir çerçeve sunuyor.
Açılışın merkezindeki soru, bir şehrin bilimsel hafızasının nasıl okunabileceği. Medrese ile üniversitenin aynı konuşma başlığında buluşması; eğitim kurumlarının, düşünce geleneklerinin ve bilgi üretiminin zaman içindeki değişimini gündeme getiriyor. Kastamonu’nun tarihî kimliği de bu çerçevede bilim ve felsefe açısından ele alınacak.
Konuşmanın duyurulan kapsamı, yerel tarihe ilgi duyanlar için de dikkat çekici. Şehrin geçmişini anlamada yapıların, isimlerin ve kurumların arkasındaki düşünce hayatını incelemek, kültürel mirasa farklı bir bakış kazandırabilir.
Hatîbzâde’nin 530. Yılında Kastamonu’nun Bilim Hafızası
Hatîbzâde’nin 530. ölüm yıl dönümü, kurultayın açılışına tarihî bir odak kazandırıyor. Program, bu anma vesilesiyle Kastamonu’daki felsefe ve bilim hayatının geçmişten bugüne uzanan çizgisini konuşmaya açacak.
Atabey Gâzî Medresesi’nden Kastamonu Üniversitesine uzanan anlatı, aynı şehirde farklı dönemlerde şekillenen eğitim ortamlarını birlikte düşünme imkânı sunuyor. Başlıktaki bu bağlantı, bilgiye yaklaşımın, öğretim biçimlerinin ve araştırma anlayışlarının tarih içerisinde nasıl değiştiğini sorgulamak açısından anlam taşıyor.
Bilim tarihi, bilginin hangi koşullarda üretildiğini ve nasıl aktarıldığını araştırır. Bilim felsefesi ise bilimsel açıklamanın, yöntemin ve kanıtın niteliğini sorgular. Bu iki alanın birlikte ele alınması, geçmişteki çalışmaların bugünün sorularıyla ilişkilendirilmesine yardımcı olur.
Kastamonu’daki buluşmanın ilgi uyandıran yönlerinden biri de bu: Şehrin düşünce geçmişi, güncel akademik tartışmaların başlangıç noktası hâline geliyor. Açılış konuşması, yerel miras ile bilim araştırmaları arasındaki ilişkiyi görünür kılacak.

Kurultayda Geçmiş, Bugün ve Gelecek Birlikte Tartışılacak
Resmî çağrı metnine göre kurultay, Türkiye’de bilim tarihi ve bilim felsefesinin gelişimini, mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirmeyi amaçlıyor. Akademik yapılanmalar, eğitim süreçleri, araştırmalar ve yayın faaliyetleri gündemde yer alıyor.
Dijitalleşme, veri tabanı girişimleri, ortak müfredat imkânları ve uluslararası akademik ilişkiler de tartışılacak konular arasında. Bu kapsam, tarihî birikimin incelenmesiyle günümüz araştırma ihtiyaçlarını aynı zeminde buluşturuyor.
Bilim Tarihi Enstitüsünün girişimiyle başlatılan kurultayın üç yılda bir düzenlenmesi planlanıyor. Kastamonu’daki ilk buluşma; araştırmacılar arasındaki iletişimi güçlendirmek ve sürdürülebilir iş birliklerine zemin hazırlamak açısından önem taşıyor.
Çağrıda akademisyenler, bağımsız araştırmacılar ve ilgili alanlarda lisansüstü çalışma yapan öğrenciler davet ediliyor. Konuşma ve müzakerelerin yanında sosyal ve kültürel etkinliklere de yer verilmesi öngörülüyor.
İkinci Günün Adresi Sezai Karakoç Salonu
Kurultay, 18 Ekim Pazar günü saat 09.30’da, Kastamonu Üniversitesi Merkezi Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda devam edecek. İki günlük programı takip edeceklerin, günlere göre değişen salon ve başlangıç saatlerini dikkate alması gerekiyor.
Cumartesi günü kültür ve sanat merkezinde başlayacak buluşma, pazar günü üniversitenin kütüphanesine taşınacak. Açılışta Kastamonu’nun felsefe ve bilim hayatını öne çıkaran program, Türkiye’deki bilim tarihi ve felsefesi çalışmalarına ilişkin daha geniş bir değerlendirme zemini sunacak.
Kastamonu, bu kurultayla tarihî mirasını akademik gündemle buluşturmaya hazırlanıyor. Hatîbzâde’nin 530. ölüm yıl dönümünden hareketle kurulacak tartışma, şehrin geçmişine yeni sorular yöneltirken bilim çalışmalarının geleceğine de pencere açacak.