enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

İnebolu’nun İstiklal Ruhu, Geriş Tepesi’nde Tarihi Gerçeklerle Yaşatılmalıdır

Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu, Geriş Tepesi’nde “inanç turizmi” adı altında yürütülen çalışmalara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaparak, İnebolu’nun İstiklal Madalyası ruhunun korunması çağrısında bulundu.

İnebolu’nun İstiklal Ruhu, Geriş Tepesi’nde Tarihi Gerçeklerle Yaşatılmalıdır
14 Ocak 2026 20:16
A+
A-

Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu, Geriş Tepesi’ndeki tarihi yapı üzerinden yürütülen “inanç turizmi” tartışmalarına sert tepki göstererek, İnebolu’nun İstiklal Madalyası ile taçlanan milli kimliğinin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

Son günlerde İnebolu kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan Geriş Tepesi’ndeki tarihi manastır kalıntısının “inanç turizmi” kapsamında yeniden ihya edilmesi ve bu amaçla gerçekleştirilen Patrikhane ziyaretleri üzerine, Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu yazılı bir açıklama yaptı.

Salcıoğlu, İnebolu’nun sıradan bir sahil ilçesi olmadığını vurgulayarak, bu toprakların Milli Mücadele’nin en kritik lojistik merkezlerinden biri olduğunu ve bu nedenle atılacak her adımın tarih bilinciyle ele alınması gerektiğini ifade etti.

İnebolu, Bir İlçeden Fazlasıdır

Açıklamada, İnebolu’nun Milli Mücadele yıllarında üstlendiği hayati role dikkat çekildi. Karadeniz üzerinden cepheye silah, cephane ve insan gücü sevkiyatının omurgasını oluşturan İnebolu’nun, bu fedakârlıkları nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti tarafından İstiklal Madalyası ile onurlandırıldığı hatırlatıldı.

Salcıoğlu, “İnebolu; vatanın kurtuluşu için kadın-erkek, genç-yaşlı demeden mücadele etmiş, kağnılarla cephane taşımış, açlığı ve yokluğu göze almış bir halkın şehridir. Bu topraklar, bağımsızlığın bedelinin ödendiği kutsal bir mirastır” ifadelerini kullandı.

Geriş Tepesi Sadece Masum Bir İbadethane Değildir

Dernek Başkanı Salcıoğlu, Geriş Tepesi’ndeki yapının yalnızca dini bir mekân olarak ele alınmasının tarihi gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Tarihi kaynaklar, arşiv belgeleri ve Milli Mücadele dönemi tanıklıklarının, bu bölgenin farklı bir misyona sahip olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Açıklamada, söz konusu yapının, Karadeniz’de bağımsız bir Rum devleti kurma hedefiyle hareket eden Pontus Rum Cemiyeti’nin örgütlenme sürecinde önemli bir merkez olarak kullanıldığına dair güçlü tarihsel veriler bulunduğu vurgulandı. Salcıoğlu, bu yapı ve çevresinin, Milli Mücadele’ye karşı faaliyet yürüten çetelerin hareket alanı olarak da değerlendirildiğini belirtti.

Tarihi Gerçekleri Yok Saymak, İstiklal Ruhuna Zarar Verir

Salcıoğlu, geçmişte milli egemenliğe kastetmiş bir yapılanmanın izlerini taşıyan bir alanın, tarihsel bağlamından koparılarak “masum bir ibadethane” veya “inanç turizmi merkezi” olarak sunulmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Bu yaklaşımın; başta Şerife Bacı olmak üzere, ismi tarihe kazınmamış binlerce kahramanın mücadelesine, şehitlerin hatırasına ve İnebolu’nun İstiklal Madalyası ile simgeleşmiş onuruna gölge düşüreceğini ifade etti.

Turizme Evet, Ama Tarih Bilinciyle

 

Açıklamada, Geriş Tepesi’nin turizme kazandırılmasına kategorik olarak karşı olunmadığı özellikle vurgulandı. Ancak bunun, tarihi gerçekleri örterek değil; aksine tüm çıplaklığıyla anlatarak yapılması gerektiği ifade edildi.

Salcıoğlu, “İnebolu’nun turizm geleceği, cehalet üzerine değil; tarih bilinci üzerine inşa edilmelidir. Gerçekler saklanarak değil, doğru anlatılarak değer kazanır” dedi.

Açık Hava Müzesi Önerisi

Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkınma Derneği’nin çözüm önerisi ise net bir şekilde ortaya konuldu. Buna göre Geriş Tepesi’ndeki yapı, bir ibadethane işleviyle değil; Milli Mücadele döneminde bölgede yürütülen Pontus faaliyetlerini, bu faaliyetlerin İnebolu halkının direnişiyle nasıl boşa çıkarıldığını ve “ihanet ile kahramanlığın mücadelesini” anlatan bir açık hava müzesi olarak düzenlenmeli.

Bu müzenin, ziyaretçilere yalnızca bir yapı değil; bir tarih bilinci, bir direniş ruhu ve bağımsızlığın hangi şartlarda kazanıldığını anlatan güçlü bir hafıza mekânı sunacağı ifade edildi.

Yetkililere ve Kamuoyuna Açık Çağrı

Açıklamanın sonunda kamu kurumlarına ve yetkililere seslenen Salcıoğlu, İnebolu’nun turizm potansiyelinin; 18. ve 19. yüzyıldaki ticari liman kimliği, aşı boyalı tarihi evleri, doğal güzellikleri ve her şeyden önce İstiklal Madalyası ile simgeleşen kahramanlık destanı olduğunu vurguladı.

Popülist yaklaşımlar ve tarihi çarpıtan uygulamalardan uzak durulması gerektiğini belirten Salcıoğlu, “Gelecek kuşaklara bu vatanın hangi şartlarda kurtarıldığını anlatmak hepimizin sorumluluğudur. Bu mesele yalnızca İnebolu’nun değil, Kastamonu’nun ve tüm Türkiye’nin meselesidir” ifadelerini kullandı.

İnebolu’nun verdiği mücadelenin yalnızca yerel bir direniş olmadığını vurgulayan açıklama, “O gün İnebolu ve Kastamonu değil, tüm ülke kurtarılmıştır. Bugün de İnebolu, tarihine sahip çıkarak geleceğini koruyacaktır” sözleriyle sona erdi.

Kastamonu Haber ekibimiz tarafından kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.