Mahmut Bey Camii: Kastamonu’da Altı Asırlık Çivisiz Ahşap Miras
Mahmut Bey Camii, Kastamonu’ya 15 km uzaklıktaki 1366 yapımı çivisiz ahşap cami. UNESCO mirası, mimarisi, ulaşım ve ziyaret ipuçları burada.

Mahmut Bey Camii, Kastamonu merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Kasaba Köyü’nde yer alıyor. Candaroğulları döneminde Mahmut Bey, camiyi 1366 yılında yaptırdı. Üstelik yapı, ahşap tavanı ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. Nitekim UNESCO, camiyi 2023 yılında Dünya Mirası Listesi’ne aldı.
Öncelikle bu yazıda caminin yerini, tarihini ve mimarisini anlatıyoruz. Ayrıca UNESCO listesindeki diğer dört camiyi de sıralıyoruz. Son olarak ziyaret önerilerini ve köydeki diğer durakları paylaşıyoruz.
Mahmut Bey Camii nerede ve oraya nasıl ulaşırsınız?
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım broşürü net bir konum veriyor. Buna göre cami, kentin kuzeybatısında, Daday ilçe yolu üzerinde duruyor. Üstelik kent merkezine uzaklığı yalnızca 15 kilometre kadar. Yani şehirden kısa bir yolculukla köye varabilirsiniz.
Ayrıca Kasaba Köyü, Kastamonu’nun Merkez ilçesine bağlı. Bu nedenle başka bir ilçeye geçmeden, şehir merkezinden yola çıkmanız yeterli. Öte yandan UNESCO da yapının konumuna ayrıca değiniyor. Çünkü beş cami arasında kentsel alanın dışında kalan tek yapı, Mahmut Bey Camii.
Dolayısıyla ziyaretçiler, camiyi sakin bir köy dokusunun içinde görüyor. Ancak toplu taşıma seçenekleriyle ilgili resmi bir bilgiye ulaşamadık. Bu yüzden yola çıkmadan önce güncel ulaşım seçeneklerini yerel kaynaklardan öğrenin.
Mahmut Bey Camii’ni kim, ne zaman yaptırdı?
Öncelikle Bakanlık broşürü, yapım tarihini 1366 olarak veriyor. Broşüre göre camiyi Mahmut Bey yaptırdı. Mahmut Bey ise Candaroğlu Beyliği emiri Kötürüm Bayezid’in kardeşiydi. Ayrıca broşür, Kötürüm Bayezid için 1361-1385 tarihlerini aktarıyor.
Öte yandan UNESCO, yapının tarihini 1366-67 olarak gösteriyor. Aynı şekilde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da 1366-1367 yıllarını andı. Yani kaynaklar, caminin 14’üncü yüzyılın ikinci yarısına ait olduğunda birleşiyor.
Bunun yanı sıra broşür, yapının tarihî değerini de vurguluyor. Buna göre cami, Beylikler Dönemi’nden özgün haliyle ulaşan tek 14’üncü yüzyıl yapısı. Ayrıca broşür, camiyi Anadolu’daki ilk ahşap sütunlu ve ahşap çatılı camilerden biri sayıyor.
Halk arasında yapının bir de takma adı var. Nitekim yöre insanı, camiye Çivisiz Cami adını veriyor. Bu adın hikâyesini ise aşağıda ayrıca anlatıyoruz.
Mahmut Bey Camii’nin mimarisini özel kılan ne?
Öncelikle yapının iki ayrı yüzü var. Dışarıda taş duvarlar, içeride ise ahşap bir dünya sizi karşılıyor. Nitekim UNESCO, gruptaki camilerin dış duvarlarını moloz ve kesme taş olarak tanımlıyor. Buna karşılık içeride ahşap sütun sıraları, düz ahşap tavanı ve çatıyı taşıyor.
Bakanlık broşürüne göre caminin planı dikdörtgen. Ayrıca yapı, mihraba dik üç nefli bir düzene sahip. Özellikle mahfil kurgusu, caminin en dikkat çekici yönlerinden biri. Çünkü broşür, üç farklı seviyede dört mahfil olduğunu belirtiyor.
Ahşap dikmeler ve tavan
Özellikle içeride dört ahşap dikme dikkat çekiyor. Üstelik ustalar bu dikmeleri çam ağacından yapmış. Ayrıca ikisinin kesiti on iki köşeli, diğer ikisininki ise dairesel.
Dikmeler, 25 santimetrelik taş ayakların üzerinde duruyor. Aynı zamanda tavan da aynı ustalığı yansıtıyor. Örneğin orta tavan ile yan tavanlarda farklı bindirme usulleri öne çıkıyor. Bunun yanı sıra ana kirişlerin alt yüzlerinde pahlar ve bezemeler göze çarpıyor.
Kalem işi süslemeler
Bakanlık broşürü, iç mekândaki kalem işi bezemeleri eşsiz olarak niteliyor. Örneğin dikmelerde kırmızı zemin üzerinde beyaz ve siyah süslemeler var. Ayrıca dikme başlıklarındaki mukarnaslarda yeşil, mavi ve kırmızı öne çıkıyor.
Kirişlerde ise kırmızı üzerinde yeşil bitkisel motifler dikkat çekiyor. Öte yandan UNESCO, bu süsleme anlayışını gruptaki tüm camilerin ortak özelliği sayıyor. Kuruma göre ahşap oyma ve boyama; kapıları, sütunları ve tavan kirişlerini süslüyor.
Mahmut Bey Camii gerçekten çivisiz mi?
Evet, birden fazla kaynak bu özelliği doğruluyor. Örneğin Bakan Ersoy, Ekim 2023’teki ziyaretinde bu konuya değindi. Buna göre ustalar camiyi çivi kullanmadan, bindirme tekniğiyle yaptı. Ayrıca Bakan, caminin ahşap tavanına ve kademeli ahşap mahfiline dikkat çekti.
Üstelik yapımda hiç çivi yok. Bunun yerine ustalar, tüm birleşimlerde ahşap geçme sistemini tercih etmiş. Böylece bu yöntem, paslanma kaynaklı hasarın önüne geçiyor.
Buna karşılık UNESCO’nun sayfası, çivi konusuna hiç değinmiyor. Yine de Bakanlığın açıklaması bu özelliği net biçimde öne çıkarıyor. Böylece Çivisiz Cami adının sağlam bir dayanağı olduğunu söyleyebiliriz.
Mahmut Bey Camii UNESCO listesine ne zaman girdi?
Aslında süreç, geçici listeyle başladı. Nitekim cami, Bakanlık broşürüne göre 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdi. Ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı, camiyi dört benzer yapıyla tek bir dosyada sundu.
Sonuç ise 2023 yılında geldi. Böylece UNESCO Dünya Mirası Komitesi, Riyad’daki 45’inci oturumunda beş camiyi listeye ekledi. Bu kararda komite, (ii) ve (iv) numaralı ölçütleri esas aldı. Ayrıca UNESCO, seriye İngilizce Wooden Hypostyle Mosques of Medieval Anatolia adını verdi.
Türkçe adı ise Anadolu’nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri oldu. Üstelik bu kayıt Türkiye için de bir ilkti. Çünkü Bakan Ersoy, kültür varlıklarını ilk kez seri olarak kaydettirdiklerini açıkladı. Böylece Türkiye’nin listedeki varlık sayısı 21’e yükseldi.
Ardından Bakan Ersoy, Ekim 2023’te camiyi bizzat ziyaret etti. Ersoy’a göre cami, Anadolu’da ahşap mimarisinin zirve örneklerinden biri. Ayrıca çevredeki yaklaşık 75 dönümlük arazide yeni bir planlama yapacaklarını belirtti. Bakan, planın ardından yeni ziyaret alanları oluşturmayı hedeflediklerini de ekledi.
UNESCO listesindeki diğer 4 cami hangileri?
UNESCO’nun sayfasına göre seri mirasın beş bileşeni var. Bu tarihlere bakınca Mahmut Bey Camii, grubun en genç yapısı. Çünkü diğer dört cami 13’üncü yüzyılın son otuz yılına ait. İşte listedeki diğer camiler:
- Afyonkarahisar Ulu Camii (Afyonkarahisar): UNESCO, yapım tarihini 1272-77 olarak veriyor.
- Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir): Bu caminin tarihi ise 1274-75 yıllarına uzanıyor.
- Ahi Şerefeddin (Arslanhane) Camii (Ankara): UNESCO bu yapı için 1289-90 tarihini gösteriyor.
- Beyşehir Eşrefoğlu Camii (Konya): Son olarak bu caminin tarihi 1296-99 aralığına denk geliyor.
Özellikle UNESCO, bu camileri ahşap sütunlu camilerin en erken örnekleri arasında sayıyor. Üstelik taş ve tuğlanın hâkim olduğu bir bölgede bu yapı tipi oldukça nadir. Kuruma göre teknik, 1240’lardaki Moğol istilalarının ardından gelen Orta Asyalı ustalarla ilişkili.
Ayrıca bu camiler, 14’üncü yüzyıldan 20’nci yüzyıl başına kadar Anadolu mimarisini etkiledi. Bunun yanı sıra UNESCO, beş caminin de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu belirtiyor. Kurum, mülk alanını 0,61 hektar, tampon bölgeyi ise 36,66 hektar olarak veriyor.
Mahmut Bey Camii’nin kapısı nerede?
Caminin en değerli parçalarından biri, ahşap giriş kapısı. Bakanlık broşürüne göre kapıyı Mahmud oğlu Nakkaş Abdullah yaptı. Üstelik usta, kapıyı geometrik ve bitkisel detaylarla süsledi. Bugün ise Kastamonu Etnografya Müzesi bu kapıyı sergiliyor.
Öte yandan kapının ilginç bir hikâyesi de var. Nitekim hırsızlar orijinal kapıyı 1972’de çaldı. Sonra kapı, Manisa’da ortaya çıktı. Bu yüzden camideki bugünkü kapıyı Kastamonulu bir ahşap ustası, aslına uygun biçimde yaptı.
Mahmut Bey Camii’nin yakınında başka neler var?
Kasaba Köyü, yalnızca camiden ibaret değil. Örneğin Bakanlık broşürüne göre köyde hâlâ kullanımda olan iki hamam var. Üstelik bunlardan biri 14’üncü yüzyıldan kalma. Ayrıca köyde bölgenin sert ahşaba dayanan sivil mimarisini yansıtan konaklar, evler ve ambarlar yer alıyor.
Köyde arkeolojik çalışmalar da dikkat çekiyor. Nitekim Ocak 2025’te camiye 52 metre uzaklıktaki Cami Hamamı’nda kazı sürüyordu. Ayrıca kazıya Kastamonu Müze Müdürü Erol Kale başkanlık ediyordu. Karabük Üniversitesi öğretim üyesi Anar Azizsoy ise danışman olarak görev alıyordu.
Öte yandan ekip, kazının ardından restorasyon planlıyordu. Ardından sıradaki hedef, yakındaki çifte hamamdı. Ayrıca bölgede Saray Camisi gibi başka yapılar da yer alıyor. Bu yüzden köyde kısa bir yürüyüş yapmaya değer.
Şehir merkezine dönünce Kastamonu Etnografya Müzesi’ne mutlaka uğrayın. Böylece caminin orijinal kapısını yakından görebilirsiniz. Ayrıca kentin diğer lezzetleri ve yerleri için Kastamonu’nun nesi meşhur rehberimize göz atın. Özellikle manevi mirasa ilgi duyuyorsanız Kastamonu’daki türbeler yazımız iyi bir başlangıç.
Mahmut Bey Camii’ni ziyaret ederken nelere dikkat etmelisiniz?
Öncelikle resmi bir ziyaret saati ya da giriş ücreti bilgisine ulaşamadık. Bu yüzden yola çıkmadan önce güncel durumu yerel kaynaklardan teyit edin. Ayrıca ziyaretinizi aynı gün müzeyle birleştirebilirsiniz.
Cami bir ibadet mekânı olduğu için namaz vakitlerine saygı gösterin. Bu nedenle ziyaretinizi mümkünse vakit aralarına planlayın. Aynı zamanda kıyafetinizi cami ziyaretine uygun seçin.
Ancak fotoğraf çekimiyle ilgili resmi bir kurala rastlamadık. Yine de kalem işi süslemeleri korumak için flaş kullanmamanızı öneririz. Son olarak ahşap dikmelere ve boyalı yüzeylere dokunmaktan kaçının. Çünkü bu süslemeler altı asrı aşkın süredir ayakta.
Merak Ettikleriniz
Mahmut Bey Camii Kastamonu merkezine kaç kilometre?
Bakanlık broşürüne göre yaklaşık 15 kilometre. Üstelik cami, kentin kuzeybatısında, Daday ilçe yolu üzerinde yer alıyor.
Mahmut Bey Camii’ni kim yaptırdı?
Candaroğlu Beyliği emiri Kötürüm Bayezid’in kardeşi Mahmut Bey yaptırdı. Ayrıca Bakanlık broşürü, yapım tarihini 1366 olarak veriyor.
Halk camiye neden Çivisiz Cami diyor?
Çünkü ustalar yapıda çivi kullanmadı. Bunun yerine Bakan Ersoy’un da vurguladığı bindirme tekniğini tercih ettiler.
UNESCO camiyi hangi yıl listeye aldı?
UNESCO, camiyi 2023 yılında Dünya Mirası Listesi’ne aldı. Öncesinde cami, 2014’ten beri geçici listede yer alıyordu.
Caminin orijinal kapısını nerede görebilirim?
Orijinal kapıyı bugün Kastamonu Etnografya Müzesi sergiliyor. Buna karşılık camideki kapı, aslına uygun bir benzer.
Kısacası
Mahmut Bey Camii, Kastamonu’ya 15 kilometre mesafede altı asırlık bir hazine. Üstelik ahşap dikmeleri, kalem işleri ve çivisiz tekniğiyle eşsiz bir yapı. Ayrıca UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Siz de ziyaretinizin fotoğrafını bize gönderin.