Yarım Asırlık Güven, Geleceğin Sofralarıyla Buluştu: Reis Gıda Bakliyatta Türkiye’nin Yol Haritasını Çiziyor
Reis Gıda, Dünya Bakliyat Günü kapsamında düzenlenen özel basın buluşmasında 45 yılı aşan deneyimini, sürdürülebilir tarım vizyonunu ve bakliyatın gelecekteki stratejik rolünü paylaştı. Bakliyatta güven, kalite ve yerli üretim vurgusu öne çıktı.

Türkiye’de bakliyatı sadece bir gıda ürünü değil, stratejik bir değer haline getiren Reis Gıda, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında İstanbul’da düzenlenen özel basın buluşmasında yarım asrı aşan yolculuğunu, sürdürülebilir tarım vizyonunu ve geleceğe dair hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
Türkiye’de bakliyat denildiğinde güven, kalite ve süreklilik kavramlarıyla özdeşleşen Reis Gıda, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında GastronometrO’da düzenlenen özel basın buluşmasında sektör temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yarım asrı aşan tecrübesini paylaşan marka, bakliyatın sadece sofraların değil, tarımsal sürdürülebilirliğin ve gıda güvenliğinin de temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Etkinlikte öne çıkan ana tema; geçmişten alınan güçle geleceğe değer katmak oldu. Üretimden tüketime uzanan bakliyat yolculuğu; çevresel sorumluluk, yerli üretim ve çiftçiyle kurulan güçlü bağlar çerçevesinde ele alındı.

Bakliyat: Topraktan Sofraya Stratejik Bir Değer
Basın buluşmasında yapılan sunumlarda bakliyatın tarımsal ekosistem içerisindeki yeri detaylı biçimde ele alındı. Azot bağlayıcı özellikleri sayesinde toprak sağlığını destekleyen bakliyatlar, düşük su ihtiyacıyla iklim değişikliğine karşı dirençli ürün grupları arasında yer alıyor.
Uzmanlar, bakliyat üretiminin sadece gıda arzı açısından değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıkları, bakliyatı geleceğin gıdaları arasında ön plana çıkarıyor. Bitkisel protein kaynaklarına olan ilginin artması, bakliyatın küresel ölçekte stratejik konumunu daha da güçlendiriyor.
Yarım Asırlık Bir Yaklaşım: Güven, Kalite ve Süreklilik
1975 yılında gıda sektörüne atılan ilk adımla temelleri atılan Reis markasının yaklaşımı, bugün de aynı ilkeler doğrultusunda şekilleniyor. Kaliteyi bir standart değil, süreklilik gerektiren bir sorumluluk olarak gören marka; bakliyatı yalnızca ticari bir ürün olarak değil, toplumsal bir değer olarak konumlandırıyor.
Bu anlayış, Türkiye’de bakliyatın markalaşma sürecinde öncü rol oynayan yaklaşımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yerli üretimi destekleyen, çiftçiyle uzun vadeli ilişkiler kuran ve planlı tarımı önceleyen model, sektörde örnek gösterilen bir yapı sunuyor.

Küresel Veriler Bakliyatın Geleceğini İşaret Ediyor
Toplantıda paylaşılan uluslararası veriler, bakliyatın dünya genelindeki yükselişini net biçimde ortaya koydu. OECD ve FAO iş birliğiyle yayımlanan Tarımsal Görünüm 2025–2034 raporuna göre, önümüzdeki on yıl içerisinde küresel bakliyat üretiminin yüzde 25 artışla 126 milyon tona ulaşması bekleniyor. Aynı dönemde kişi başı yıllık bakliyat tüketiminin 8,6 kilograma yükselmesi öngörülüyor.
Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılında ilan edilen Dünya Bakliyat Günü’nden bu yana bakliyat üretimi ve ticaretindeki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. FAO verilerine göre son 30 yılda bakliyat ekili alanları yüzde 35, toplam üretim ise yüzde 59 oranında arttı. Bu veriler, bakliyatın küresel gıda zincirindeki yerinin giderek güçlendiğini gösteriyor.

Türkiye’nin Bakliyat Potansiyeli ve Yerli Üretim Vurgusu
Türkiye özelinde bakıldığında, bakliyat üretimi tarımsal planlama açısından stratejik bir başlık olarak öne çıkıyor. TÜİK verileri, bakliyatın hem “özel ürün” hem de “stratejik ve kritik ürün” kategorilerinde değerlendirilmesini destekler nitelikte.
Uzmanlara göre Türkiye; iklim çeşitliliği, tarım kültürü ve gen merkezi konumu sayesinde bakliyat üretiminde önemli bir avantaja sahip. Atıl tarım alanlarının üretime kazandırılması ve planlı üretim modeliyle bakliyat üretiminin artması, hem iç piyasa hem de ihracat açısından büyük fırsatlar sunuyor. 1990 yılında 2 milyon 12 bin ton seviyesinde olan üretimin, önümüzdeki yıllarda 2,5 milyon tonun üzerine çıkması hedefleniyor.

Reis Gıda
Bakliyat Köyleri ve Sürdürülebilir Tarım Modeli
Basın buluşmasında öne çıkan projelerden biri de Bakliyat Köyleri oldu. Yerli üretimi güçlendirmeyi ve çiftçiyi desteklemeyi amaçlayan bu model, sözleşmeli üretim anlayışıyla dikkat çekiyor. Proje kapsamında çiftçilere teknik destek sağlanırken, tarım verimliliğini esas alan uygulamalar yaygınlaştırılıyor.
Bu yaklaşım, bakliyatı yalnızca bir tarım ürünü olarak değil; topraktan sofraya uzanan sürdürülebilir bir değer zinciri olarak ele alıyor. Aynı zamanda kırsal kalkınmayı destekleyen bu model, tarımda uzun vadeli istikrarın anahtarlarından biri olarak görülüyor.

Geleceğin Sofralarında Bakliyat Var
Beslenme trendlerindeki değişim, bakliyatın önemini her geçen gün artırıyor. Vegan ve bitki ağırlıklı beslenme modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bakliyatlar; yüksek protein, vitamin ve mineral içerikleriyle sağlıklı beslenmenin temel yapı taşları arasında yer alıyor.
Uzmanlar, bakliyatın ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir yapısının, geleceğin gıda politikalarında belirleyici olacağını vurguluyor. Hem sofraları besleyen hem de toprağı koruyan bu ürün grubu, iklimle uyumlu tarım modellerinin de merkezinde bulunuyor.
Dünya Bakliyat Günü vesilesiyle verilen ortak mesaj ise netti: Bakliyat; güvenli gıdanın, sürdürülebilir tarımın ve geleceğin sofralarının temel taşlarından biri. Reis Gıda, bu bilinçle üreticiye, toprağa ve tüketiciye değer katmayı kararlılıkla sürdürüyor. Kastamonu Haber ekibimiz, bu vizyonun yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirdiğini gözlemledi.