Onkoloji Uzmanından Şoke Eden Açıklamalar: “8 Ay Ömür Biçildi, Kenevirle Ayağa Kalktım”
Onkoloji alanında uzun yıllar görev yapmış bir uzman, kanserle mücadelesinde yaşadıklarını ve kenevirle ilişkilendirilen deneyimlerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklamalar, hem sağlık dünyasında hem de çevre-ekonomi ekseninde kenevir tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Onkoloji uzmanının çarpıcı iddialarıyla yeniden gündeme gelen kenevir; sağlık, çevre ve ekonomi boyutlarıyla mercek altında. Bilimsel çerçeve ve tartışmalar bu haberde.
“Kemoterapinin İşe Yaramadığını Biliyordum” İddiası
Prof. Dr. İnan, açıklamalarında standart tedavilere dair yaşadığı hayal kırıklığını dile getirerek, alternatif yollar aradığını söylüyor. Kendi ifadesine göre bu süreçte kenevirle ilişkilendirilen destekleyici uygulamalara yöneldi ve kısa sürede toparlandığını belirtiyor.
Uzmanlar ise kemoterapi ve radyoterapinin kanser tedavisinde hâlâ altın standart olduğunu; alternatif yöntemlerin ancak destekleyici ve hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

ONKOLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Dilek İnan
Kenevir: Sadece Sağlık Değil, Doğa ve Ekonomi
Kenevir bitkisi, çevresel faydalarıyla da öne çıkıyor. Paylaşılan verilere göre:
1 dönüm kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretebiliyor.
1 dönüm kenevirden, 4 dönüm ağaca eşdeğer kâğıt elde edilebiliyor.
Kenevir 8 kez, ağaç ise 3 kez kâğıda dönüştürülebiliyor.
Kenevir 4 ayda yetişirken, ağaçlar 20–50 yılda büyüyor.
Radyasyon temizleme potansiyeli bulunduğu iddia ediliyor.
Bu özellikler, keneviri sürdürülebilir tarım ve yeşil sanayi başlıklarında güçlü bir aday hâline getiriyor.

Tarımdan Sanayiye: Kenevirin Çok Yönlü Kullanımı
Kenevirin kullanım alanları yalnızca çevreyle sınırlı değil:
Az su ister, birçok iklimde yetişir; tarım ilacı ihtiyacı düşüktür.
İlk kot pantolonun kenevirden üretildiği; “kanvas” teriminin kenevir ürünlerini ifade ettiği biliniyor.
Tohumunun protein değeri yüksektir; içeriğindeki bazı yağ asitlerinin benzersiz olduğu belirtilir.
Kenevirle beslenen hayvanların hormon takviyesine daha az ihtiyaç duyduğu ifade edilir.
Kozmetik ve sabun ürünleri doğa dostu olup suyu kirletmez.
Kenevir lifinden üretilen otomotiv parçalarının çeliğe kıyasla çok daha dayanıklı olabildiği öne sürülür.

Sağlık Alanındaki İddialar ve Bilimsel Çerçeve
Kenevir ve türevlerinin; AIDS, kanser tedavilerinde destekleyici kullanım, romatizma, kalp, epilepsi, astım, mide, uykusuzluk, psikolojik rahatsızlıklar gibi çok sayıda alanda semptom yönetimine katkı sağlayabileceğine dair araştırmalar yürütülmektedir.
Ancak uzmanlar, bu başlıkların klinik kanıt düzeyine göre değerlendirilmesi gerektiğini; doz, içerik ve yasal çerçevenin hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.

Türkiye’de Kenevir Tartışması
Türkiye’de kenevir, kontrollü ve izinli alanlarda tarımı yapılan bir bitki. Son dönemde ekonomi ve çevre ekseninde yeniden değerlendirilmesi, yerli üretim ve katma değerli sanayi için fırsat olarak görülüyor.
Kastamonu Haber ekibimiz, konunun hem sağlık iddiaları hem de çevresel-ekonomik boyutlarıyla bilimsel ve yasal çerçevede ele alınmasının önemine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Dilek İnan’ın açıklamaları kamuoyunda geniş yankı buldu. Kenevir; mucizevi bir tedavi olarak değil, bilimsel araştırmalarla sınırları netleşen, çevre ve ekonomi açısından yüksek potansiyel taşıyan bir bitki olarak tartışılmalı. Sağlık alanındaki her adımda ise hekim görüşü ve kanıta dayalı tıp vazgeçilmez olmalı.
Son yıllarda adı giderek daha fazla anılan kenevir, bu kez çarpıcı bir kişisel anlatıyla gündeme geldi. ONKOLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Dilek İnan, yaptığı açıklamalarda kanser teşhisi sonrası kendisine 8 ay ömür biçildiğini, kemoterapinin kendisi için etkisiz kaldığını düşündüğünü ve kenevir temelli uygulamalarla 4 ay içinde iyileştiğini iddia etti.
Bu sözler, tıbbi çevrelerde tartışma yaratırken; kenevirin çevresel ve ekonomik potansiyeli de yeniden gündeme taşındı.
Önemli not: Aşağıdaki sağlıkla ilgili ifadeler kişisel beyan niteliğindedir. Kenevirin kanseri tedavi ettiğine dair bilimsel olarak kesinleşmiş bir kanıt bulunmamaktadır. Tıbbi kararlar mutlaka hekimlerce ve kanıta dayalı tıp çerçevesinde verilmelidir.