Kastamonu’nun Bilim Hafızası Açılıyor: Medreselerden Üniversiteye Uzanan Büyük Buluşma
Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı, Kastamonu’da başladı. Akademisyenleri buluşturan organizasyon, şehrin bilim mirasını yazma eserler ve tarihî şahsiyetler üzerinden gündeme taşıyor.

Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı Kastamonu’da başladı. Açılış konferansı, yazma eserler sergisi ve 18 Ekim oturumlarının ayrıntıları haberde.
Kastamonu, yüzyıllara uzanan bilim ve düşünce mirasını önemli bir akademik buluşmayla yeniden gündeme taşıdı. Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı, 17 Ekim 2026’da açılış programıyla başladı. Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi, akademisyenleri, öğrencileri ve davetlileri ağırladı.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü, kurultayın düzenlenmesine öncülük etti. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ise organizasyonun ev sahipliğini üstlendi. Kastamonu Valiliği ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) da programa destek verdi.
Kastamonu Haber ekibimizden Ertuğrul Köse’nin derlediği bilgilere göre, iki günlük kurultay üç temel soruya odaklanıyor: Bilim tarihi ve felsefesi nereden geldi, bugün nerede bulunuyor ve gelecekte hangi yönlere ilerleyecek?
Açılış konuşmaları, Kastamonu’nun bu sorular açısından taşıdığı tarihî önemi ortaya koydu. Bununla birlikte program, geçmişteki birikimin günümüz araştırmalarına katkısını da gündeme getirdi. Kastamonulu Âlimler Yazma Eserler Sergisi ise bu mirası katılımcılarla buluşturdu.

Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı Neden Kastamonu’da Düzenleniyor?
Kastamonu’nun medreseleri, kütüphaneleri ve yetiştirdiği âlimler, açılış programının ortak konuları arasında yer aldı. Konuşmacılar, şehrin bilim tarihindeki konumunu farklı örneklerle anlattı. Özellikle bilim insanları ile onları destekleyen kurumların ilişkisine dikkat çektiler.
Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Şule Taşkıran, ilk açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Taşkıran, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsünde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Konuşmasında organizasyonun amacını ve üç oturumluk yapısını açıkladı.
Buna göre ilk oturum, alanın gelişimine ve mevcut durumuna odaklanacak. İkinci oturumda eğitim, araştırma ve veri faaliyetleri gündeme gelecek. Son oturumda ise katılımcılar geleceğe yönelik değerlendirmeler yapacak.
Taşkıran ayrıca Kastamonu’nun köklü kültürel geçmişine dikkat çekti. Şehirde yetişen âlimlerin eserlerinin önemli bir bilimsel birikim oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle yazma eserler sergisinin de kurultaya ayrı bir anlam kattığını ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu da hazırlık sürecini anlattı. Kurultay fikrinin Aralık 2025’te gündeme geldiğini aktardı. Ardından kurumlar arasındaki görüşmelerle organizasyonun çerçevesinin oluştuğunu belirtti.
Pattabanoğlu’nun verdiği bilgiye göre hedef, kurultayı üç yılda bir düzenlemek. Ayrıca her organizasyonun farklı bir şehirde ve üniversitede gerçekleşmesi planlanıyor. Bu buluşmaların ilki için ise Kastamonu tercih edildi.
Pattabanoğlu, bilim tarihi ile bilim felsefesinin birbirini tamamlayan yönlerini de açıkladı. Bilim tarihinin geçmişteki gelişmeleri anlamaya katkı sunduğunu belirtti. Bilim felsefesinin ise bilimin doğasını, yöntemlerini ve sınırlarını sorguladığını vurguladı.

Açılışta Üniversitelerin ve Şehirlerin Ortak Sorumluluğu Öne Çıktı
Açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından düzenleme kurulu ve protokol üyeleri katılımcılara seslendi.
Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz katıldı. Kastamonu Valisi Meftun Dallı ile Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci de açılışta yer aldı. Ayrıca iki üniversitenin rektörleri ve akademik yöneticileri programı takip etti.
Katılımcılar arasında Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal bulunuyordu. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik de programa katıldı. Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu da açılışta yer aldı.
Rektör Topal, konuşmasında Kastamonu’nun ilim ve düşünce tarihindeki yerine dikkat çekti. Şehrin âlimlerini, medreselerini, kütüphanelerini ve vakıflarını hatırlattı. Ardından üniversitelerin bu mirasa karşı sorumluluğunu değerlendirdi.
Topal’a göre üniversiteler, bulundukları şehrin kültürel geçmişini araştırmalı ve korumalı. Aynı zamanda elde ettikleri bilgileri gelecek kuşaklara aktarmalı. Kastamonu Üniversitesinin çalışmalarını da bu yaklaşım üzerinden anlattı.
Bununla birlikte Topal, kurultayın akademik iş birliklerine katkı sunacağını belirtti. Farklı alanlardan araştırmacıların buluşmasının yeni çalışmalara zemin hazırlayacağını ifade etti.
Rektör Çelik ise konuşmasını daha geniş bir düşünsel çerçevede kurdu. Günümüz küresel sisteminin refah, güvenlik ve birlikte yaşama vaatlerini değerlendirdi. Bu vaatlerin her zaman karşılık bulmadığını söyledi.
Bu nedenle geleceğe yönelik yaklaşımlarda tarihî birikimin önem taşıdığını vurguladı. Özellikle İslam medeniyetinin bilimsel ve kültürel mirasına dikkat çekti. Kurultayın, geçmişin birikimini günümüz meseleleriyle birlikte değerlendirme imkânı sunduğunu belirtti.

Kastamonu’nun İlim Mirası ve Yazma Eserler Neden Önemli?
Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, şehrin kültürel birikimini oluşturan unsurları anlattı. Devlet adamlarının, âlimlerin ve kültür insanlarının katkılarını hatırlattı. Özellikle bilimsel çalışmaları destekleyen kurumların önemini vurguladı.
Ekmekci, Fatih Sultan Mehmet dönemindeki medrese, külliye ve kütüphane faaliyetlerine değindi. Ardından Kastamonu’daki ilim hayatıyla ilgili örnekler verdi. Bu kapsamda Çandaroğlu İsmail Bey’in medrese ve külliye çalışmalarını öne çıkardı.
Konuşmasında bilimsel gelişmenin kurumsal desteğine dikkat çekti. Âlimlerin çalışmalarının yanında, bu çalışmalara imkân sağlayan yapıların da önem taşıdığını belirtti. Dolayısıyla Kastamonu’nun bilim mirasını araştırmanın, şehrin tarihî kimliğini anlamaya katkı sunacağını ifade etti.
Vali Meftun Dallı ise yazma eserler sergisinin hazırlık sürecini paylaştı. Sergi fikrinin Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun önerisiyle gündeme geldiğini anlattı. Sonrasında Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.
Dallı, TÜYEK çalışanları başta olmak üzere hazırlıklara katkı sunanlara teşekkür etti. Ayrıca Kastamonu’nun Çobanoğulları ve Candaroğulları dönemlerindeki ilim hayatına değindi. Bu birikimin Osmanlı döneminde de devam ettiğini söyledi.
Bunun yanında şehrin Millî Mücadele’de üstlendiği rolü hatırlattı. İstiklal Yolu üzerinden Kastamonu’nun tarihî önemini değerlendirdi. Bilimsel ve kültürel değerleri korumanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Coşkun Yılmaz’dan Gençlere Emeği Takdir Etme Çağrısı
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, protokol konuşmalarının sonuncusunu gerçekleştirdi. Konuşmasında Kastamonu’nun âlimlerini, şairlerini ve mimari eserlerini gündeme getirdi. Şehrin Anadolu’nun kültürel hafızasındaki yerine dikkat çekti.
Yılmaz; Taşköprülüzâde, Şeyh Şaban-ı Veli, Mustafa İzzet Efendi ve Mahmud Paşa gibi isimleri andı. Bir şehri anlamak için yetiştirdiği ilim insanlarını tanımanın gerekliliğini belirtti. Bu isimlerin eserlerini ve düşünce dünyalarını incelemenin önemini vurguladı.
Ayrıca yazma eserlerin korunmasına ilişkin çalışmalar üzerinde durdu. Eserleri inceleme, kataloglama ve araştırmacıların kullanımına sunma süreçlerine değindi. Bu çalışmaların kültürel miras açısından taşıdığı değeri anlattı.
Yılmaz’ın konuşmasında öne çıkan bir diğer konu ise emekti. Bilimsel ve kültürel çalışmaların arkasında çok sayıda kişinin katkısı bulunduğunu hatırlattı. Özellikle gençlere seslenerek bu katkıları açıkça ifade etmelerini istedi.
Başkalarının emeğini takdir etmenin insanın kendi değerini azaltmayacağını belirtti. Böylece teşekkür etmenin ve katkıları görünür kılmanın önemine dikkat çekti. Kurultay ile serginin Kastamonu’nun tarihî birikiminin tanınmasına katkı sunmasını temenni etti.

Fazlıoğlu, Kastamonu’nun Astronomiden Felsefeye Uzanan Geçmişini Anlattı
Protokol konuşmalarının ardından Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu açılış konferansını gerçekleştirdi. Fazlıoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürlüğünü yürütüyor.
Konferansın başlığı, “Hatîpzâde’nin Ölümünün 530. Yılı Münasebetiyle: Atabey Gâzî Medresesi’nden Kastamonu Üniversitesine Felsefe-Bilim Hayatı” oldu. Fazlıoğlu, bu çerçevede şehrin ilmî geleneğini farklı dönemler üzerinden anlattı.
İlk olarak Muzaffereddin Yavlak Arslan dönemine dikkat çekti. Kutbeddin Şirazi’nin astronomi alanındaki İhtiyârât-ı Muzafferî adlı eserini hatırlattı. Şirazi’nin bu eseri Yavlak Arslan’a takdim ettiğini aktardı.
Fazlıoğlu, bu örneği Kastamonu beylerinin astronomiye verdiği önemle ilişkilendirdi. Aynı zamanda akli bilimlere yönelik ilginin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. Ardından Candaroğulları dönemindeki bilimsel birikime geçti.
Bu kapsamda Tebriz’den Kastamonu’ya gelen Tabip Kemalettin’in çalışmalarına değindi. Osmanlı’da başhekimlik yapan oğlu Ahi Çelebi’yi de anlattı. Böylece şehrin tıp alanındaki geçmişine ilişkin örnekler sundu.
Fazlıoğlu ayrıca Fethullah Şirvani’nin Kastamonu’daki faaliyetlerini ele aldı. Şirvani’nin Semerkant Matematik-Astronomi Okulu mensubu olduğunu belirtti. Kastamonu medreselerindeki derslerinin ve Şerhu’t-Tezkire gibi eserlerinin katkılarını değerlendirdi.
Konferansta Hatipzâde-i Rûmî’nin kelam ve felsefe tartışmalarındaki yeri de gündeme geldi. Bunun yanında Fazlıoğlu, Taşköprülüzâde Ahmed Efendi’ye ayrı bir yer ayırdı. Onu 16. yüzyılın önemli Türk filozoflarından biri olarak değerlendirdi.
Özellikle Miftâhu’s-Sa‘âde adlı eser üzerinden bilimlerin sınıflandırılması konusunu anlattı. Ayrıca varlık, nedensellik ve zaman gibi felsefi meselelerdeki katkılarına değindi. Konferansın ardından organizasyon adına Fazlıoğlu’na teşekkür edilerek hediye takdim edildi.

Yazma Eserler Sergisi Açıldı: Kurultay 18 Ekim’de Devam Edecek
Açılış konferansının ardından Kastamonulu Âlimler Yazma Eserler Sergisi ziyaretçilerle buluştu. Kastamonu Valiliği, TÜYEK ve Bilim Tarihi Enstitüsü sergiyi birlikte hazırladı.
Sergi, Kastamonu’da yetişen âlimlere ait yazma eserleri bir araya getirdi. Böylece katılımcılar, konuşmalarda gündeme gelen bilim mirasını eserler üzerinden inceleme fırsatı buldu. Şehrin yüzyıllara uzanan ilim birikimi, programın bu bölümünde somut örneklerle öne çıktı.
Serginin açılışıyla kurultayın ilk gün programı sona erdi. İkinci gün ise bilimsel oturumlara ayrıldı.
Bilim Tarihi ve Felsefesi Kurultayı, 18 Ekim 2026 Pazar günü saat 09.30’da devam edecek. Katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Merkezi Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda buluşacak.
Üç oturum boyunca alanın tarihsel gelişimi ve mevcut durumu tartışılacak. Ardından eğitim, araştırma ve veri faaliyetlerine ilişkin meseleler ele alınacak. Son bölümde ise akademisyenler geleceğe yönelik değerlendirmelerini paylaşacak.
Böylece Kastamonu’daki buluşma, tarihî miras ile güncel akademik soruları aynı programda bir araya getiriyor. Medreselerden üniversiteye uzanan bilim geleneği de kurultayın merkezindeki yerini koruyor.
