Saadet Partisi Kastamonu’dan Plastik Atık İthalatına Çağrı: “Türkiye Avrupa’nın Çöplüğü Değildir”
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı, Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen plastik atıklara dikkat çekerek ithalatta daha sıkı denetim, şeffaf takip ve Türkiye’nin kendi geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı, plastik atık ithalatına ilişkin açıklamasında daha sıkı denetim ve milli atık yönetimi politikası çağrısı yaptı.
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanlığı, Türkiye’ye Avrupa ülkelerinden gönderilen plastik atıklara ilişkin yaptığı açıklamada çevre, halk sağlığı ve atık yönetimi konusunda daha sıkı politikalar uygulanması çağrısında bulundu. “Türkiye Avrupa’nın çöplüğü değildir” başlığıyla yayımlanan açıklamada, plastik atık ithalatının şeffaf biçimde izlenmesi ve geri dönüşüm kapasitesinin öncelikle Türkiye’de oluşan atıklar için kullanılması gerektiği savunuldu.
Avrupa Komisyonu’nun Eylül 2026’da yayımladığı değerlendirmeye göre Türkiye, Avrupa Birliği’nden OECD ülkelerine gönderilen plastik atıkların başlıca adresi konumunda. Komisyon verilerine göre 2025 yılında AB’den Türkiye’ye yaklaşık 510 bin ton plastik atık gönderildi. Bu miktar, AB’nin OECD ülkelerine gönderdiği plastik atıkların yaklaşık yüzde 70’ine karşılık geliyor. Komisyon ayrıca Türkiye’nin mevzuat ve denetim konusunda bazı adımlar attığını, ancak veri şeffaflığı ve uygulamaların çevresel etkileri konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.
Avrupa Komisyonu verileri, AB’nin 2025 yılında birlik dışına toplam yaklaşık 1,4 milyon ton plastik atık gönderdiğini de ortaya koyuyor. Türkiye’nin yanı sıra Malezya, Endonezya, Vietnam ve Birleşik Krallık öne çıkan varış noktaları arasında bulunuyor.
“Çevre yalnızca ekonomik bir mesele değil”
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı, açıklamasında çevre konusunu yalnızca ekonomik değer üzerinden ele almadığını belirtti. Toprak, su ve havanın gelecek nesillere korunarak aktarılması gereken bir emanet olduğu vurgulanan açıklamada, geri dönüşümün gerekli olduğu ancak bu sürecin Türkiye’yi başka ülkelerin atık yükünü taşıyan bir merkeze dönüştürmemesi gerektiği savunuldu.
Parti, Türkiye’de ortaya çıkan atıkların kaynağında ayrıştırılmasının yaygınlaştırılması ve yerli geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, ithal edilen plastik atığın miktarı kadar niteliğinin de denetlenmesini istedi.
Açıklamada, geri dönüşüm sektörünün ekonomik kazanım sağlamasının çevre güvenliği ve insan sağlığının önüne geçmemesi gerektiği vurgulandı.
İthal edilen atık için şeffaf takip çağrısı
Basın açıklamasında, kirli, karışık ve geri dönüştürülmesi güç plastiklerin Türkiye’ye girişinin engellenmesi gerektiği ifade edildi. İthal edilen atığın hangi tesise gönderildiği, ne kadarının geri dönüştürüldüğü ve ne kadarının bertaraf edildiğine ilişkin bilgilerin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.
Avrupa Birliği’nin yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü de atık ihracatında daha sıkı kurallar getiriyor. Türkiye OECD üyesi olduğu için, 21 Kasım 2026’dan itibaren OECD dışındaki ülkelere uygulanacak plastik atık ihracatı yasağının doğrudan kapsamında bulunmuyor. Bununla birlikte Avrupa Komisyonu, OECD ülkelerine yapılan plastik atık sevkiyatlarının çevreye duyarlı biçimde yönetilip yönetilmediğini izlemeyi sürdürüyor.
Komisyon, sınır ötesi atık ticaretinin geri kazanılabilir hammaddelerin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayabileceğini ancak kontrolsüz veya uygun şekilde yönetilmeyen atık hareketlerinin çevre açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Belediyeler ve geri dönüşüm tesisleri için denetim vurgusu
Saadet Partisi, Türkiye’nin kendi atık yönetim sisteminin güçlendirilmesi amacıyla kaynağında ayrıştırmanın yaygınlaştırılması, belediyelerin altyapısının desteklenmesi, depozito ve geri kazanım sistemlerinin etkinleştirilmesi ve kaçak döküme karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini bildirdi.
Geri dönüşüm tesislerinin de yalnızca ekonomik performans açısından değil, insan sağlığı ve çevre güvenliği bakımından düzenli olarak denetlenmesi gerektiği kaydedildi.
Parti, bu kapsamda Türkiye’nin kendi geri dönüşüm kapasitesini öncelikle ülke içerisinde ortaya çıkan atıkları ekonomiye yeniden kazandırmak amacıyla kullanmasını öngören “milli atık yönetimi politikası” oluşturulmasını savundu.
Kastamonu’nun doğal mirasına dikkat çekildi
Açıklamanın yerel bölümünde ise Kastamonu’nun ormanları, akarsuları, yaylaları, tarım alanları ve doğal güzelliklerine dikkat çekildi. Bu alanların korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da meselesi olduğu ifade edildi.
Kastamonu Haber ekibimizin derlediği güncel veriler, plastik atıkların sınır ötesi taşınması konusunda Avrupa’da yeni ve daha sıkı bir denetim dönemine girildiğini gösteriyor.
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı açıklamasını, “Bizim toprağımız başka ülkelerin çöp sahası değildir. Suyumuz, havamız ve toprağımız ticari hesaplara feda edilemez” ifadeleriyle tamamladı.