Kastamonu’da Ahşap Sanatı İçin Tarihi Buluşma: Gelenekten Geleceğe Ustaların İzinde
Kastamonu Valiliği himayelerinde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli ve sergisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Valimiz Meftun Dallı ve MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, geleneksel el sanatlarının geleceğe taşınmasının önemine vurgu yaptı.

Kastamonu Valiliği himayelerinde düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli ve sergisi, ahşabın medeniyetimizdeki yerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzman akademisyenler ve sanatçılar, gençlere bu köklü mirası sahiplenme çağrısında bulundu.
Kastamonu, köklü kültürü ve ahşap mimarisiyle bir kez daha sanat ve medeniyet eksenli önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Kastamonu Valiliği himayelerinde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli, hem akademik hem de kültürel anlamda dikkat çeken mesajlara sahne oldu.
Halk Eğitimi Merkezinde gerçekleştirilen ve Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın yönetiminde yapılan panelde; Prof. Dr. Saim Ateş, Prof. Dr. Sevgi Öztürk ve Yüksek Mimar Nuray Yücel konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ahşabın yalnızca bir yapı malzemesi değil; emeğin, estetiğin ve medeniyet anlayışımızın somutlaşmış hali olduğu vurgulandı.

Ahşap: Medeniyetin Sessiz Tanığı
Programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, ahşabın insanlık tarihiyle özdeş bir malzeme olduğuna dikkat çekerek, “İnsanın en rahat ulaştığı, en kolay işleyebildiği malzeme ağaç ve ahşap olmuştur” ifadelerini kullandı.
Vali Dallı, Kastamonu’nun bu alanda özgün bir kimliğe sahip olduğunu belirterek özellikle tarihi konaklarda, resmi kurumlarda ve geleneksel evlerde görülen ince işçilikli ahşap eserlerin kültürel hafızanın bir parçası olduğunu dile getirdi. Kastamonu’nun kapısından içeri girildiğinde dahi ahşap sanatının zarif dokunuşlarının hissedildiğini ifade eden Dallı, bu mirasın korunması gerektiğinin altını çizdi.
Ahşap sadece bir yapı unsuru değil; aynı zamanda sabrın, emeğin ve ustalığın birleştiği bir sanat alanı olarak değerlendirildi. Panelde yapılan değerlendirmelerde, Selçuklu ve Osmanlı döneminden günümüze uzanan ahşap süsleme ve oyma sanatının, Anadolu coğrafyasının kültürel sürekliliğini temsil ettiği belirtildi.

Gençlere Çağrı: Bu Sanatı Yaşatın
Vali Dallı konuşmasında özellikle gençlere seslenerek, geleneksel el sanatlarının yaşatılması için fedakârlık ve ilgi gerektiğini vurguladı. Devletin bu alanda sunduğu kurs ve eğitim imkanlarına dikkat çeken Dallı, “Gençlerimiz biraz gayret gösterirse bu kıymetli sanatlarımızı kaybetmeden bizden sonraki nesillere aktarabiliriz” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete de panelde yaptığı konuşmada, bu tür etkinliklerin medeniyetimizin ne kadar derin köklere sahip olduğunu gösterdiğini ifade etti. Geleneksel sanatların sadece geçmişe ait bir hatıra değil, geleceğe taşınması gereken bir değer olduğunu belirten Mete, hayat boyu öğrenme anlayışının bu noktada büyük rol oynadığını dile getirdi.
Panel boyunca ahşap sanatının teknik boyutları, mimarideki kullanımı, restorasyon süreçleri ve modern tasarımlarla nasıl buluşturulabileceği gibi konular da ele alındı. Akademisyenler, geleneksel motiflerin çağdaş tasarım anlayışıyla harmanlanmasının, kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önemli olduğuna dikkat çekti.

Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı Sergisi Yoğun İlgi Gördü
Panel programının ardından Vedat Tek Kültür Merkezinde “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı Sergisi”nin açılışı gerçekleştirildi. Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda üretilen eserlerin yer aldığı sergide; taş baskı, ahşap oyma, çarşaf bağı ve dokumacılık gibi geleneksel sanat alanlarında hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Serginin açılışı Vali Meftun Dallı, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ve il protokolünün katılımıyla yapıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, bu tür organizasyonların sadece bir sergi olmanın ötesinde kültürel farkındalık oluşturduğu ifade edildi.
Sergide özellikle el emeği göz nuru ahşap oyma eserler büyük ilgi gördü. Geleneksel motiflerle işlenmiş sandıklar, kapı süslemeleri, dekoratif panolar ve günlük kullanım eşyaları, ziyaretçilere geçmişin estetik anlayışını hatırlattı.

Kültürel Mirasın Geleceğe Taşınması
Kastamonu’nun tarih boyunca ahşap mimarisi ve el sanatlarıyla ön plana çıktığı biliniyor. Bu tür etkinlikler, şehrin kültürel kimliğini güçlendirirken aynı zamanda genç nesillere ilham kaynağı oluyor. Ahşap sanatının korunması, yalnızca bir sanat dalının sürdürülmesi değil; aynı zamanda bir yaşam kültürünün, bir medeniyet tasavvurunun devamı anlamına geliyor.
Kastamonu Haber ekibimiz olarak gözlemlediğimiz yoğun katılım ve ilgi, toplumun geleneksel değerlere olan bağlılığının da bir göstergesi oldu. Panel ve sergi, hem akademik hem de kültürel açıdan şehrin hafızasında yer edecek nitelikte bir organizasyon olarak değerlendirildi.
Ahşap; doğallığı, sıcaklığı ve estetiğiyle geçmişten bugüne uzanan bir köprü olmaya devam ediyor. “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli ve sergisi ise bu köprünün ayakta kalması için atılan güçlü adımlardan biri olarak hafızalara kazındı.